Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '11

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
314
 

12 Haziran 2011 seçimleri üzerine söyleşi

12 Haziran 2011 seçimleri üzerine söyleşi
 

Koltuga iyice bagladim kendimi, kimse kaldiramaz


Türkiye yeni bir demokrasi imtihanindan daha gecti. Yüzde 10 baraji demokrasinin önünde bir engel olarak dursa da bu seçimler gösterdi ki yüzde 10 barajı yüzde 7 lere çekilse dahi pek birşey ifade etmeyecekmiş. Zira üç büyük partinin dışında diğer partilerin almış oldukları oy oranı yüzde 2 lere bile çıkabilmiş değil. 

BDP ise bu seçimlerin oy oranını arttıramasa bile gerçek galibi gibi görünüyor. Bir şekilde yüzde 10 barajının da aşılabileceğinin en güzel örneğini de yaşatmış bulunuyor. 

Seçim bitince galip ve mağlup aranmak bizim genlerimize işlemiş olsa gerek ben de kendimce bir arayışın içine girdim. Ne de olsa 28 eylul 2010 tarihinde iddiali olarak analiz başlığı altında tahmin yürütmüş birisiyim. 

O yazımda ak partinin yüzde 50 sınırını geçeceğinden, CHP nin bir yanlış yapmazsa yüzde 30 sınırına dayanacağından MHP nin ise baraji geçemiyeceginden, Gene ayni yazida MHP nin de sol secmene oyniyacagindan tabanindaki muhafazakar secmeni kaybettiginden bahsetmistim. 

Bir konuda yanilmis oldugum kesin MHP baraji gecti. Yalniz baraji gecerken kendi muhafazakar tabani ile degil secmenine oynadigi solun oylari ile baraji gectigini soyliyebilirim. Ve bunu da Analiz baslikli yazimda zaten belirtmistim. 

Simdi nereden cikti bu diyeceklerin oldugunu duyabiliyorum ama Bu secimin mutlak galibi benim diyen Kilictaroglu , yapmis oldugu icinde herkeze 600 lira verecegim, mazotu 1.5 lira yapacagim , askerligi dokuz aya indirecegim vaatlerine ragmen inandirici olamamis Turkiyedeki sol oy oranini yuzde 26 lara kadar cekmis oldugu gorulmekte. 

Soyle bir tabloya baktigimizda DSP ve diger sol partilerin toplam oy orani yuzde bir bile olmadigina gore Turkiyedeki kemiklesmis 1980 oncesi yuzde 33 luk sol secmen oy orani toplamda yuzde 26 ya gerilediyse burada Kilictaroglunun bu secimin mutlak maglubu olduguna kesin olarak bakmak gerekmektedir diye dusunuyorum. Zira elinin altinda olan sol cemen tabanini yuzde 7 gibi kaybetmis gorunuyor. 

Zaten Analiz baslikli yazimda da belirttigim gibi eger CHP ve diger sol partiler yuzde 30 un uzerinde oy alirlarsa bu KIlictaroglunun zaferi olur demistim. Ve eger buyuk yanlislar yapmazsa yuzde 30 oy alabilir de demistim. Kilictaroglu buyuk yanlisliklar yapti, En onemlisi sabah soyledigini aksam inkar etti, Bu gun artik yuzde 95 i okumus olan milleti cahil yerine koyup ( birilerinin tavsiyesine uyup ki onlara gore Turkiyenin yuzde 60 i aptal ) gerceklesmesi mumkun olmiyan vaatlerde bulundu. Bunun icinde herkeze 600 lira , askerlik 9 aya inecek gibi , mazot 1.5 lira olak gibi. Ve de belki de hayatinin hatasi Demirelin onerdigi ergenokon saniklarini partisinden aday olarak gostermesi oldu. 

Ozellikle biri var ki Ecevit doneminin CHP nin kalesi Zonguldak ilini bile Ak partiye kaptirdi. 

Iste butun bu sebeblerden dolayi MHP, CHP nin koruyamadigi sol oylari kendi bunyesine toplamis oldu ve de bu sayede Baraji gecmis bulundu. Iyi de oldu. ( Baraji gecmesi ve mecliste temsil edilmesi ) 

Diger sag partilerin oylari ise gene MHP ile AKP arasinda paylasildi. Ve Analiz yazisinin icinde belirttigim gibi Anap.DYP.SP gibi partiler siyaset mezarliginda yerlerini aldilar. 

Butun bunlardan sonra bir sey daha goruldu ki Turkiyede halk bir yerlere geldi ama siyasetciler hala daha ayni yerde duruyorlar. Siyasi partilerin butun amaclarinin iktidara oynamak oldugunu bir kenara birakmislar kaybettikleri secimin arkasindan bile ben oyumu arttirdim ya, ben baraj altinda kalmadim ya diye basariliyiz edebiyati yapmiya devam ediyorlar. 

Adam gibi cikip ben basarisiz oldum istifa ediyorum deseler yerlerine yeni yetisen genc dinamik insanlar secilse belki de AK parti umdugunu bulamiyacak 3 uncu defa 9 senelik iktidarin butun yipranmisligina ragmen iktidara ezici bir cogunlukla gelemiyecekti. 

Bu siyasetcilerin halkimizin seviyesine gelebilmeleri her halde daha cok zaman alacak. 

Bu secimler bir baska seyi daha gozler onune koymus oldu. Turkiyede Demokrasiyi hazmedemeyip de halkin iradesi disinda iktidara gelmeye calisanlara da derslerini vermis oldu. 

Sozu fazla dolandirmadan Basbakanin yapmis oldugu balkon konusmasinin cok ama cok onemli buldugum bazi kisimlarindan alintilar yaparak bitirmek istiyorum. 

Babakan yapmis oldugu tesekkur konusmasinda sadece Turkiyede yasayan Turk vatandaslarina degil bes kitaya dagilmis butun Turk vatandaslarinin basbakani oldugunu bir kere daha gostermis oldu. Bununla da kalmadi Bagdat, Sam, Beyrut, Amman, Kahire, Tunus, Saray Bosna, Uskup, Baku gibi Musluman ulkelerin tek tek ismini sayarak buralarin da hakimi benim buralar da benden sorulur mesajini dunyaya vermis oldu. ( Yurt disinda seyahat edenler bunda gerceklik payinin oldugunu bilirler ozellikle ziyaretleri musluman ulkelere olanlar bilir.) 

Bu secimlerin esas maglubu ise Israil, Fransa ve Almanyadir. Su anda bir dort sene daha Turkiye uzerinde emellerine ulasamiyacaklarinin derdine dusmus bulunuyorlar. Onlar icin ne guzel olurdu istikrarsiz bir Turkiye. Ellerini ogusturarak secimlerden koalisyon hukumetleri ciksin diye bekliyorlardi. 

Turk halki artik bilinclendi kendisi uzerinde oynanan oyunlari goruyor. 

Son olarak Analiz baslikli yazima ilave olsun diye bir paragraf acmak istiyorum. Artik AK partinin yuzer gezer oylarinin disinda yuzde 47 gibi bir sabit secmeni olustugu da bu secimlerde kanitlanmis oldu. 

Her sey Ozledigimiz Guzel Turkiye icin. Fazla da uzakta degil. Hemen yanibasimizda hep beraber gorecegiz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1372
Kayıt tarihi
: 15.09.10
 
 

İngiltere'de yaşıyor, mimarlık yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster