Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
5635
 

14 Mart Tıp Bayramı nedir?

Her konuda olduğu gibi Tıp alanında da biz Türklerin önemli başarıları vardır. Ancak Tarih yapmaktan tarih yazmaya fırsatımız olmadığı için birçok buluş ve gelişmeyi kaydetmemiş, daha sonraki yıllarda yabancı bilim adamlarının buluşuymuş gibi kabul etmişizdir. Çiçek aşısının uygulamalı olarak yapılması, yoğurt bakterilerinin üretilmesi gibi hususlar bunlara örnektir. Bütün bunlara rağmen yinede silemedikleri bazı gerçekler vardır.

 Bunlardan biri de Asya Türklerinden büyük Türk hekimi İbni Sina (980-1038)’dır.Kendisi bir çok Tıp öğrencisi yetiştirmiş,sağlıkla ilgili çok değerli bilgiler içeren ve sebeple uzun yıllar batılı Tıp okullarında ders kitabı olarakta okutulan, El-Kanun fi't-Tıb, Kitabü'l-Necat, Kitabü'ş-Şifa gibi eserler vermiştir.
 
Selçuklular devrinde II. Kılıçaslan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan’ın adını taşıyan Gevher Nesibe Tıp Sitesinin 1206 yılında kurulduğunu ve burada çeşitli hastalılara çareler bulunduğu, hekimlerin yetiştiğini biliyoruz.
 
Selçuklulardan sonra Osmanlılarda bilime ve kültüre verdikleri önem doğrultusunda medreselerde bu tip eğitimleri verdiler ve bu tip müesseseler oluşturdular. Örneğin çağ açıp çağ kapatan Fatih’in hocası Akşemseddin hazretleri tıp ilminde de kendini yetiştirerek, bulaşıcı hastalıklar üzerinde çalıştı. Araştırmalar sonunda Maddet-ül-Hayat adlı eserinde:
 
“Hastalıkların insanlarda birer birer ortaya çıktığını sanmak yanlıştır. Hastalıklar insandan insana bulaşmak suretiyle geçer. Bu bulaşma gözle görülemeyecek kadar küçük fakat canlı tohumlar vasıtasıyla olur.” diyerek, bundan beş yüz sene önce mikrobun tarifini yapmıştır.
 
Pasteur’un teknik aletlerle Akşemseddin’den dört asır sonra varabildiği neticeyi dünyada ilk defa haber verdi. Buna rağmen mikrop teorisi yanlış olarak Pasteur’a mal edilmiştir. Aynı zamanda ilk kanser araştırmacılarından olan Akşemseddin, o devirde seratan denilen bu hastalıkla çok uğraştı. Sadrazam Çandarlı Halil Paşanın oğlu Kazasker Süleyman Çelebi’yi tedavi etti. Ayrıca hangi hastalıkların hangi bitkilerden hazırlanan ilaçlarla tedavi edileceğine dair bilgiler ve formüller ortaya koydu.
 
1827 yılında Osmanlı Padişahı II. Mahmut Yeniçeri ocağını kaldırıp Nizamıcedit adı altında yeni ve disiplinli bir ordu kurduğu zaman, devrin Hekimbaşı olan Mustafa Behçet Efendi’nin gösterdiği lüzum üzerine ordunun sıhhi ihtiyaçlarını karşılamak için modern bir Tıp Okulunun açılmasına karar verildi. Nihayet 14 Mart 1827 yılında (15 Şaban 1242) Şehzadebaşındaki Tulumbacılar Konağının üst katında Tıphane, alt katında Cerrahhane ayrı ayrı açıldı.
 
Bu durumun en önemli yönü, o zamana kadar sürüp giden medrese tıbbı terk edilerek, batılı anlamda modern Tıp eğitimine başlanılmış, Avrupa’dan Hekimlik ve Cerrahlık eğitimi görmüş hocaların burada görevlendirilmiş olmasıdır. Tıp mesleğinin diğer mesleklerden önce modern eğitime başladığı bu tarih yani 14 Mart “ TIP BAYRAMI “ olarak kutlanmaktadır
 
İlk Tıp Bayramı 14 Mart 1919 yılında işgal altındaki İstanbul’da tıp öğrencileri tarafından kutlanmış, bu işgal hareketine tepki vermek için bu yolu seçen ve işgali kınayan öğrencilerin bu törenine Dr.Fevzi Paşa, Dr.Besim Ömer Paşa, Dr.Akil Muhtar (Özden) gibi dönemin ünlü hocaları da katılmışlardır. 1919 yılında tıbbiyelilerin yurt savunmasındaki hassasiyetini gösteren bu önemli hareket daha sonraki yıllarda Türk Bilim adamlarının, tıp bilimine yaptıkları katkılarının teşvik edildiği, buluş ve çalışmaların ödüllendirildiği, tıbbi hizmet verenlerin meselelerinin tartışıldığı bir gün olarak ,her yıl 14 Mart’ta düzenli bir şekilde 1976 dan bu yana kutlanmaya devam edilmiştir.
 
6 yıl gibi uzun ve çok zor bir eğitimden geçerek bilgi ve becerilerini insan sağlığının korunması ve hastaların iyileştirilmesine adayan, bu amaçla zaman ve mesafe kavramı olmadan özveriyle çalışan, Atatürk’ünde kendisini emanet ettiği bütün meslektaşlarımın 14 Mart Tıp Bayramını kutluyor, başta 1915 yılında Çanakkale Savaşına gönüllü olarak katılıp şehit düşen ve böylece 1921 yılında İstanbul Tıp Fakültesinin mezun veremediği kardeşlerimizi, hastalarıyla ilgilenirken kendisi hastalanıp görev şehidi olan diğer kardeşlerimizi rahmet ve minnetle yâd  ediyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 6071
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

1962 Elbistan doğumluyum. İlk öğretimimi Kahramanmaraş'ta, orta öğretimimi Denizli'de, Üniversite..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster