Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
300
 

14 Ocak cumartesi

14 Ocak cumartesi
 

Bugünkü gazetelerin ortak manşeti, Milliyet Blog yazarları toplantısı değildi hiç kuşkusuz. Biz dün gece kendimizi her şeyin merkezi zannetmiş olabiliriz ama, Türkiye'de ve dünyada olaylar kendi akışında devam edip gidiyordu.

*****

Bugün en çok konuşulan konuların başında sanırım İstanbul trafiğinin çözümü için sayın başbakanın gündeme getirdiği öneriler yer alıyor. Son zamanlarda arapsaçına dönen İstanbul trafiği için, başbakanın kendi ifadesiyle çok tartışılacağını söylediği önerileri, bakalım kabul görecek mi?

Unutmamalıyız ki, her yapılan iş birilerine kolaylık, birilerine de zorluk getirir. En büyük hatamız, her olayı kendi açımızdan yorumlarken bize sağladığı menfaat veya zarar nedir, diye düşünmemiz. Oysa bu tür genel konular, çoğunluğa ve ülke geneline sağladıklarıyla değerlendirilmelidir.

Bugün gazetesi, "İstanbul'a vize geliyor" diyerek haberi duyururken, Cumhuriyet gazetesi, "Trafiğe çözüm vize" başlığını atmış. Gözcü ise başbakanın ağzından haberi vermiş. "İstanbul'a vize koymak lazım"

Sabah gazetesi manşetten "İstanbul'a yeni plaka yasağı" diye girerken, Hürriyet gazetesi, Erdoğan'ın "İstanbul'daki plakaları donduralım" sözünü üst başlıktan; Milliyet ise aynı söylemi çok daha küçük puntolarla "Plaka sayısı dondurulmalı" şeklinde alt sıralarda vermiş.

Vatan gazetesindeyse "İstanbul'a vize, otoya sınırlama" manşeti, günün haberi olarak aktarılmış. Türkiye'nin beşte bir nüfusunu küçük bir satıhta barındırmaya çalışan İstanbul'da, iki buçuk milyon kayıtlı araç bulunması, yol yaparak trafiğe çözüm getirilmesini zorlaştırıyor.

*****

Bugün aslında konuşulması ve tartışılması gereken önemli bir konu, Ankara'da düzenlenen "Türkiye Barışını Arıyor" konferansı... Benim kısa bir soruyla buna yorumum, "Gerçekten arıyor mu?" Çünkü bir işi yapmayı kafaya koyduysanız, ne yapar eder onu sonuçlandırır, bir çözüme bağlar, kafanızdan silersiniz. En kötü çözüm, çözümsüzlükten iyidir.

Demokratik Barış İnisiyatifi'nin düzenlediği konferanstan Basın'a yansıyan, sadece Yaşar Kemal'in sözleri oldu. Konuyla ilgili manşeti Yeni Şafak gazetesi, "Malazgirt'ten beri kardeşiz" şeklinde attı. Bu çok farklı, ilginç, aynı zamanda ılımlı ve olumlu bir yaklaşımdı.

Milliyet de buna benzer şekilde bir başlıkla verdi haberi: "Malazgirtten beri Türk-Kürt kardeştir." Oysa diğer gazetelerde ünlü yazarın sözleri daha farklı yorumlanabilecek şekilde yer aldı. Hürriyet gazetesi, "Gerillanın adını terörist koyduk" şeklinde bir alıntı yaparken, Sabah gazetesi "Türk'ün Türk'ten başka kardeşi Kürttür" sözünü başlık yaptı.

Vatan gazetesi ise "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" sözüne alternatif olarak "Türk'ün dostu vardır, Kürtler" sözünü öne çıkarmıştı. Sezen Aksu'nun hazırladığı Radikal de, aynı başlığı farklı şekilde dillendirmişti: "Türk'ün Türk'ten başka dostu var: Malazgirt'ten beri Kürtler Türkler'e dost."

Barışı sadece Yaşar Kemal'in görüşü ve sözleriyle sağlamanın mümkün olmayacağı, üstelik bu sözleri farklı yorumlamanın da mümkün olacağı düşünülürse, çok sayıda aydının katıldığı konferanstan bir sonuç çıkmasını beklemek zor gibi...

*****

Söz Radikal'den açılmışken bugünkü gazetenin geçen hafta Orhan Pamuk'un hazırladığından daha güzel olduğunu söylemeliyim. Radikal'in manşeti "Türkiye'nin beş ayıbı" olarak seçilmişti. Yazdığı başyazıda bu beş ayıbı kendisinin seçtiğini ve sıraladığını belirten Sezen Aksu, bu sıralamayı belirlerken, esas itibariyle güçlünün zayıftan çaldığı yaşam hakkını esas aldığını belirtti.

Bu beş başlık şöyle : 1- Kadını işte, mecliste görmek zor, mezarda bulmak kolay. 2- Çocuklar haklarını 1929'da talep ettiler, ancak 1995'te alabildiler. 3- Yeryüzündeki çileli dostlarımız hayvanlarla ancak lafta eşitiz. 4- Çevre duyarlılığına dikkat! Ya yıldızlara hayatı götüreceğiz, ya dünyamıza inecek ölüm. 5- Engelliye karşı ulusal tutum: Görmezden gelmek..

*****

Günüm dedikodu gündemine oturacak haberi, sanırım bayan banka müdiresinin yaptıkları... Posta'nın "Uyanık müdire" başlığına karşı Güneş gazetesi "Ojeli vurgun" demeyi tercih etmiş. Hürriyet, Milliyet ve Sabah'ın birinci sayfasında yer bulamayan haber, eski günleri hatırlatma açısından insanların ilgisini çekmiş olabilir.

*****

Posta gazetesinin manşetinde "Küçük kızın feryadı" başlığıyla yürekleri burkan bir haber vardı. 10 yaşındaki uyuşturucu satıcısı çocuk, babasının dayak zoruyla bu işi kendisine yaptırdığını söyleyerek, polislere babasını yakalamaları için yalvarmış. Toplumumuzun inanılmaz öykülerinden biri...

*****

Star gazetesinde ise manşete bir başka facia taşınmıştı: "Ölüm defteri" başlıklı haberde, hastalığından sonra 1500 erkekle yatan AİDS'li bir kadının defterindeki notlar yer alıyordu...

Güzel haberlerde yarın tekrar buluşmak umuduyla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 949
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster