Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '13

 
Kategori
Sevgililer Günü
Okunma Sayısı
299
 

14 Şubat Sevgililer Günü

14 Şubat Sevgililer Günü
 

Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü.  

 

Eskiden "Anneler Günü", "Babalar Günü", "Kadınlar Günü", "Öğretmenler Günü"  gibi özel günler pek popüler değildi ama seneler geçtikçe tüketim toplumunun ve küreselleşmenin de etkisiyle bu günler de gittikçe yaşamımıza daha çok yerleşmeye başladılar. Kimbilir ileride başka başka daha ne günlerimiz olacak, daha neler neler göreceğiz.

 

İslamın hep sevgi medeniyeti olduğunu söylenir ama "sevgi" ile "korku" nedense hep atbaşı gider. Bizim millet aslında sevgiye, aşka, dostluğa, romantizme de çok büyük önem verir ama bunlar toplumsal baskı nedeniyle biraz bastırılmıştır. Özellikle erkeklerin sevgi gösterileri pek hoş karşılanmaz.  Ancak evlilik zamanı gelince onlardan bu sevgilerini belli etmeleri istenir. Keşke hem toplumsal hem de dini olarak daha çok sevgiyi kollasak, sevgiye değer verebilsek ve gösterebilsek.
Din adamlarımız ara sıra Allah'ın Hz. Muhammed'e "Habibim (sevgilim) sen olmasaydın, kainatı yaratmazdım" dediğini aktarırlar. Yine Peygamberimiz Hz. Muhammed'in de "sevmedikçe iman etmiş sayılmazsınız" dediği de rivayet olunur. Türk kültüründe de Mevlana, Yunus, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Aşık Veysel gibi kaynaklarla toplumumuz aşkla, sevgiyle, sevdayla, iyilik-güzellik-dürüstlük-doğrulukla ve gönül zenginliğiyle yoğrulmuştur. Sevgi sanki varoluşun bir sırrıdır. Allah'ın 99 ismi olan Esmaü'l Hüsna'da örneğin "Rahman (c.c)" ismi vardır ve bu isim sevme, acıma, merhamet etme, bağışlama, rahmet anlamlarına gelir. Yani sevginin hem toplumsal hem de dini kültürde önemli boyutları vardır. Umarım ileride bu boyutlar daha da zenginleştirilir.

 

Sevgi kuramının kurucusu Psikanalist Erich Fromm, sevgiyi, insanlığın sorunlarına bir yanıt olarak, kişideki aktif ve yaratıcı gücün kaynağı bir enerji olarak  ve bu söz konusu yaratıcılıkla sevmeyi de bir sanat olarak tanımlar. "Sevme Sanatı" adında da bir eseri vardır.

 

Bu güzel günü biz de dünyadan ve yerelden güzel örneklerle analım. Yüreklerimiz şenlensin.

 

Sevgililer Gününüz kutlu olsun.

 

*

Augustinus:

"Sevgi ruhun güzelliğidir."
*
Bailey:
"Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır."
*
Bulor:
"Aşk cennetin dilinden bize kalan tek andır"
*
Antoine Bret:
"Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur"
*
La Cordaire:
"Aşk her şeyin başlangıcı, ortası ve sonudur"
*
Fenelon:
"Sevmeden yaşamak yaşamak değildir. Az sevmek ise sürüklenmektir."
*
Costance Foster:
"Sevgi bizi zamanın yıkımından koruyan yıkılmaz bir kaledir"
*
Freud:
"Yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma; duygulanmanın da temeli aşktır"
*
Geraldy:
"Erkeğin yaradılışında sevmek yoktu. Ona aşkı öğreten kadındır"
*
Geothe:
"Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir"
*
Victor Hugo:
"Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır."
*
Newton:
"Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracaklarına duvar ördükleri için yanlız kalırlar."
*
J. J. Rousseau:
"Aşk mutluluğunu evlendikten sonra da sürdürebilseydik, dünya cennet olurdu."
*
Madame De Scudery:
"İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar."
*
Stendal:
"Aşk, coşku ve tutku olduktan sonra insan hiç sarsılmaz, bunlar olmayınca yaşam neye yarar"
*
Sophocles
"Hayatın ağırlığını ve sancısını tek bir sözcük unutturur bize: Aşk."
*
Antoine Bret
"Aşkın gelişi aklın gidişidir."
*
J. Kersey
"Aşk, sizi yetmişinde bile genç yapar."
*
Mevlana
"Şefkat ve merhamette, güneş gibi ol"
*
ÖMER HAYYAM


"Düşünce göklerinin baş konağı sevgidir sevgi;
Gençlik destanının baş yaprağı sevgidir sevgi;
Ey sevginin sırlarından habersiz yaşayanlar,
Bilin ki tüm varlığın baş kaynağı sevgidir sevgi.
Gören göze güzel, çirkin hepsi bir;
Aşıklara cennet, cehennem, hepsi bir;
Ermiş ha çul giymiş, ha atlas;
Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir.
Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
Tekkede , manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
Cennetin cehennemin üstündesin"
*
ORHAN VELİ KANIK


"
BİRDEN BİRE
Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbiler oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.
Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire

 

ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaslarıma, ellerinizle?
Bilmezdim sarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düsmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her seyi söylemek mümkün; ,
Epeyce yaklasmısım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
"

*

NAZIM HİKMET

"SEVİYORUM SENİ
Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi. "
*
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

"SİTEM

Önde zeytin ağaçları arkasında yâr
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yâr yoluna dökülmedik dilleri neyleyim.
Yâr yâr!.. Seni kara saplı bir bıçak gibi
sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yâr yâr
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var."
*

AHMED ARİF

"SEVDAN BENİ

Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım , susuz kaldım,
Hayin, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim kelepçede,
Tütünsüz. uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni..."
*

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

"Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın."
*
AŞIK VEYSEL


"
SEN OLMASAN BEN OLMAZDIM
Sen bir aşksın ben bir mecnun
Sen olmasan ben olmazdım
Sen bir gülsün ben bir bülbül
Sen olmasan ben olmazdım
Kalbimde yaşarsın her an
Varım yoğum sensin inan
Kalbimdeki aziz mihman
Sen olmasan ben olmazdım
Ansızın kalbime girdin
Türlü türlü dertler verdin
Beraberce çeker derdin
Sen olmasan ben olmazdım
Sensin benim cümle varım
Yoktur başka kisb ü kârım
Hem yazımsın hem baharım
Sen olmasan ben olmazdım
Bağrımdaki açan çiçek
Türlü koku türlü irenk
Bu bendeki olan gerçek
Sen olmasan ben olmazdım
Dokun Veysel tele dokun
Coştu gönül etti akın
Sensin bana benden yakın
Sen olmasan ben olmazdım"

*

KARACAOĞLAN


"
BEN GÜZELE GÜZEL DEMEM
Ben güzele güzel demem
Güzel benim olmayınca
Muhannetin kahrın çekmem
Gel deyip de gelmeyince
Gelirim amma döverler
Bizi bu ilden kovarlar
Güzel olanı severler
Ben ölürüm görmeyince
Var ol yürü var ol yürü
Kara bağrın yere sürü
Döğün döğün ağla bari
Benim gönlüm olmayınca
Senin çağın geçer olur
Bu dünyalar kime kalır
Tomurcuk gül gazel olur
Vaktında derilmeyince
Karac’oğlan sözün haktır
Düşmanın dostundan çoktur
Bizim’çin aynlık yoktur
Ya sen ya ben ölmeyince"

*

HACI BAYRAM VELİ

"
N’OLDU BU GÖNLÜM
N’oldu bu gönlüm n’oldu bu gönlüm
Derd ü gam ile doldu bu gönlüm
Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm
Yanmada derman buldu bu gönlüm
Yan ey gönül yan yan ey gönül yan
Yanmadan oldu derdine derman
Pervâne gibi pervâne gibi
Şem’ine aşkın yandı bu gönlüm
Gerçi ki yandı gerçeğe yandı
Rengine aşkın cümle boyandı
Kendide buldu kendide buldu
Matlabını hoş buldu bu gönlüm
Sevâd-ı âzâm sevâd-ı âzâm
Belki oluptur arş-ı muazzam
Mesken-i cânân mesken-i cânân
Olsa acep mi şimdi bu gönlüm
Seyr-i billâhtır seyr-i billâhtır
Lî mâ’Allahtır fenâfillâhtır
Âyînesinde âyînesinde
Gird-i sivâyı buldu bu gönlüm
El fakru fahrî el fakru fahrî
Demedi mi o âlemler fahri
Fahrini fakrin fakrini fahrin
Mahv u fenâda buldu bu gönlüm
Bayramî imdi Bayramî imdi
Bayram edersin yâr ile şimdi
Hamd ü senâlar hamd ü senâlar
Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm"

 

Aşksız, sevgisiz kalmamak, ilahi yüksek katlarla irtibatı koparmamak, aktif ve yaratıcı gücün kaynağından sürekli taze enerji almak, oralarda demlenmek, dinlenmek ve yenilenmek lazım.

 

Kısaca sevgisiz kalmamak lazım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2248
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster