Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '07

 
Kategori
Sevgililer Günü
Okunma Sayısı
4517
 

14 Şubat yalnızlar günü

14 Şubat yalnızlar günü
 

14 Şubat resmi olarak sevgililer günü şeklinde bilinse de, bu tarih aynı zamanda fiiliyatta bir yalnızlar gününe de tekabül etmektedir. Çünkü sevgililere sevgilerini "hatırlatmasına" ek olarak, bir o kadar da yalnızlara yalnızlığını hatırlatır bugün. Sessiz, kenarda köşede kalmış o kuytu yalnızlığı insanın bir anda ifşa edilir tüm dünyaya. Artık 14 Şubatta siz insanların gözlerinde bir kurbanlık koyun gibi görürsünüz kendinizi ve en çok da iki sevgilinin birbirine doğru gülen gözlerinin arasında kalmışlığınızda...

Ayın karanlık tarafından geliyor bu yazı. Öteki Türkiyeden ya da öteki insandan. 14 Şubatta yalnızlığı bir utanç gibi yüzüne vurulan insandan. Yalnız olmanın en çok hissedildiği gündür o gün ve o gün sen zencisindir 1950 lerin Amerikasında. Hiç bir değerin yoktur. Daha ne olsun, bir sevgilin bile yoktur. Kaç zamandan beri hazırlanan şenlikte senin hiçbir yerin yoktur. Hiç bu kadar yalnız olduğunu hissetmezsin kalabalıklar arasında.

Haftalar öncesinden gazete sayfalarında boy boy ilanlarla başlar zaten taciz ve şöyle söyler sayfalar: "Sevgililer günü geliyor ey vatandaş , şimdiden düşünmeye başla ne alacağını, sevgiline ne sürpriz yapacağını? Nasıl kurban bayramında dinen ehil olan kişinin kurban kesmesi gerekiyorsa, sevgililer gününde de kalben ehil olan kişinin sevgilisine hediye alması gerekmektedir. Birincisi imanın şartı, ikincisi ise "sevginin". Hey sen yalnız adam, peki sen niye okuyorsun bu sayfaları. Hadi canım başka kapıya, bizim senin gibi yalnızlarla işimiz yok. Yalnızsın işte, yalnızsın. Ve bu yalnızlığınla sen bizim işimize yaramazsın. Şu küreselleşen dünyada halen içine kapanıksın. Yazık, çok yazık..."

"Sözde" Yalnızlar Soykırımı kampanyası başlamıştır bir kere. Her taraftan yalnızlığını deşen bir veri bombardımanı gelir benliğine. Her söz yalnız kalbine sıkılmış bir kurşun gibidir Şubatın ilk haftalarında ve sen her 14 şubat sevgilerde ölüp yalnızlığına gömülürsün. 14 Şubat yaklaştıkça yalnızlaşırsın, insanlar sevgililer gününden bahsettikçe susarsın. Ah bir geçse şu gün de rahatlayayım diye umarsın. Bazen isyan eder; özel gün fetişizminden, tüketim toplumunun dayatmasından dem vurursun. Dışa gider bu sözler ama işlemez içe. Neticede yalnızsın işte...

Ve işte bu yüzden bu gün, sevgililer kadar yalnızların da hakkıdır derim ben. Onlar da hatırlanmalıdır, onlar da anılmalıdır. Her 14 Şubatta sevgililer gününü kutlanırken, yalnızlar gününü de anılmalıdır. Ruhumuzdaki yalnızlar ülkesinin konsolosluğuna bir adet siyah çelenk bırakılmalıdır. Elim bir sevdada kazandığımız yalnızlığımız uğruna bir dakika saygı duruşu yapılmalıdır. Madem bize bu kadar "yalnız" olduğumuzu haykırıyor bu gün, o zaman adı 14 Şubat yalnızlar günü olmalıdır.

Not: Hasbel kader okumuşsanız bu yazıyı, lütfen yazı sahibine üzülmeyiniz ya da acımayınız yazdıklarından dolayı. Ne de olsa biraz abartmış olabilir bazı kavramları. Yine de bir düşünün derim ben ayın karanlık tarafını.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne zaman hak edilirse yaşanıyor..demek daha zamanı var;)))

Gülden Işık 
 13.02.2007 13:20
Cevap :
galiba öyle, beklemeye devam o zaman:)  13.02.2007 15:58
 

Ciddiye almak değil sadece her şakada bir gerçek vardır .. Eğer beni etkilemişse bunca yazı arasından, his işte yazmak istedim şu ayın karanlık yüzüne bakarak:) sevgi dolu yüreğin, daima sonsuz sınırsız güzelliklerle dolsun :) Benim yazımda Halil Cibranı yazmıştım sevgililer gününde:) o da bir sufi:) mevlana hacı bektaş veli yunus emre, daha niceleri.. Hacı Bektaş Velinin dvd si bir belgeseli var cem sema gösterileri müthiş bir şey,Trt belgeseli temin ederseniz izleyin:)

Yasemin GÜNER 
 13.02.2007 0:59
Cevap :
Tabii ki hissetmeden böyle yazılar yazılmaz ve ben bir dereceye kadar hissettim yazdıklarımı ama bu benim kafama taktığım birşey değil. Gerçekten. Ama illa gönlünüz rahat edecekse, sufizmle yakından ilgilenebilirim:) Katkınız ve temennileriniz için çokça teşekkür. Hoşçakalın.  13.02.2007 8:59
 

Sevgililer değil de esnaflar günü olsa daha güzel olur. Sık dişini.

Eşit Ağırlık 
 11.02.2007 12:47
Cevap :
Sıkmaktayım dişimi ama dayanacak gücüm kalmadı gayri:) Şaka bir yana, günler gelip geçer ama içimizdeki sevgiler geçmesin yeter diyorum ben.  12.02.2007 9:18
 

Sevgili kardeşim, duygusallığınızı anlıyorum .Ama sadece iki kişilik değildir sevgi. Yine de sevgililer günü bu anlamda ise ki öyle çoğunluk için,ben de 49 -50 senedir yalnızım .. Ne kararmsar oldum ne mutsuz.. Pozitif bakarsan yaşama sevgiyi herşeyde görürsün tek günde tek anda tek kişi de değil...Galiba biraz sufi olmak gerekiyor:) Sufiyim ama depresyonda değilim:) Cem Yılmaz'a sufi oldun depresyondamısın diyenler, sufizmi bilmeyenler .. Bak mevlana yılı bu yıl, ve sufi bakış açısında olan, illaki depresyonda olması gerekmiyor. İşte sen de kardeşim,Sufi bakış açısı ile bakarsan,başkalarının mutluluğuna sevinirisin ki evren de sana geri döner.. İstemek başarmanın yarısıdır. Hoşgörü,sevginin temelidir. Sev herşeyi,başta kendini..Zamanla herşey sana çoğalarak geri dönecektir. Olumlu düşünmeni arzularım .. O güzel yüreğine binlerce sevgi ve tek aşk konsun köklensin ağaç olsun .. Candan sevgi ve selamlarımla .

Yasemin GÜNER 
 10.02.2007 12:01
Cevap :
Sevgili Yasemin Hanım, herşeyden önce güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Ama sanırım siz bu yazıyı fazla ciddiye almışınız. Merak etmeyiniz, o kadar karamsar ve mutsuz değilim:) Biraz ironiyle sevgililer gününe değişik bir açıdan bakmak istemiştim sadece. Yoksa o kadar kötü değil durumum:) Ama size söz yine de sufizmle ilgileneceğim. Sevgiler...  12.02.2007 9:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 93
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1260
Kayıt tarihi
: 31.07.06
 
 

1979 yılında doğmuşum, kuzey yarım kürede Doğu Karadeniz denilen bölgede merhaba demişim dünyaya...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster