Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
402
 

15... Yazı ile onbeş

Geçtiğimiz günlerde arka arkaya ölümler gerçekleşti Akyazı plaj mevkiinde...

Hepimizin içi yandı gencecik çocuklara.

Bizim sadece içimiz yandı, ya onların ailelerinin.

Gazeteler resimleri ile birlikte adları ve yaşlarını yazdı. Hani parantez içinde (15) filan diye yazılır ya, o cinsten.

15 ... Yazı ile “onbeş”...

Neler ifade eder değil mi bu yaşlar. Hele ki kendi çocuklarınız filan olduğunu düşünün.

Umutları vardı onların da. Gelecek hayalleri... Belki de ilk aşklarını yaşıyorlardı. Nereden bileceksiniz...

Bu kentin denize girecek çok az yeri var sevgili okurlar. Şehirden kaçtınız mı ilk adres Akyazı- Plaj mevkiidir. İşte bu çocukların bazıları ailelerine haber vermeden serinlemek amacı ile (Bakın hiçbir kötü amaç yok, sadece serinlemek amacı ile) denize girmek istediler.

Ama bir daha çıkamadılar. Çünkü denize girdikleri yere yakın yerlerden çalınan kumlar, o mevkideki kumları çekerek çukurlar oluşturmuştu. Ki zaten onlar bundan anlamazlardı.

Son defa baktılar gökyüzüne. Son defa güldüler belki de. Yanındaki arkadaşlarına son defa seslendiler belki de. Bir daha da çıkamadılar...

15... Yazı ile onbeş...

Sadece bir rakam gibi değil mi...

Değil sevgili okurlar. O çocukların aileleri için çok şey bu. Kısacık gibi görünen ama binbir emek, sevgi, umut, acı içeren bir rakam bu.

Ne oldu peki...

O gün içimiz yandı. YETKİLİLER, hemen önlemler alınacak dedi. Hatta vilayette bir komisyon toplanarak acil durum ilan edilecek ve gereken yapılacaktır dendi. Bir iki gün sonra “Denize Girmek Yasaktır” tabelası asıldı.

İşte bu kadar. O günden bu güne, başka hiç bir şey yapılmadı. Çünkü onların daha önemli ve acil işleri vardı. Bundan önceki tüm önlemler alınacaktır vakalarındaki gibi. Köprüler yapılacak, sokaklar düzenlenecek, vergiler alınacak, fındık sorunu çözülecek, cak, cek, cık....

Bakmayın siz uluorta konuşulurken önlem alınacak dendiğine... Muhtemelen “ Ya kardeşim ne yapacağız, evden kaçıp denize gidiyorlar...Herkesin başına bir bekçi mi dikeceğiz “ filan diye düşünenler de vardır mutlaka.

Evet gerekirse herkesin başına bir bekçi dikeceksiniz. Çünkü 15 sayın yetkililer, sadece onbeş... Bu çocuklar daha on beş yaşında.

Bu kentin denize girilen tek plajı var, bütün kirliliğine rağmen.

Kilyos gibi yani... Siz de buraya bir kule dikersiniz. Dalgalı havalarda önlem alırsınız. Artık kum çalmayı bırakıp, yeni çukurlar oluşmasını engellersiniz. Ne olur sanki yılda bu iş için 20.000 YTL harcasanız. Ne olur...

Bekliyoruz ve takip ediyoruz.

Yeni bir vaka olduğunda –inşallah olmaz- çok üzüldük, gerekenler hemen yapılacaktır. Şimdi vilayette bir komisyon toplanıyor. Buna mutlaka bir çözüm bulacağız dediğinizde size kimse inanmayacak.

Size kimse inanmayacak...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O genç fidanlarımıza rahmet ailelerine sabır devlete de akıl dilemekten başka ne gelir elimizden. Önlem alınacakmış. Kum çektiren, buna izin veren sanki mars devleti. nasıl bir ilkellik ve adamsendecilik batağında boğulmakta olduğumuzu hatırlayınca yazmadan duramadım. saygılar

Ezgi Umut 
 01.05.2008 4:41
 

Denizde ölenler kanalizasyon çukuruna düşüp ölenler yazı ile üç beş onbeş ne acı değil mi? Duyarlıların çoğalması dileğiyle sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 21.04.2008 14:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1123
Kayıt tarihi
: 12.04.08
 
 

Ordu Aktüel Dergi Editörü. Ordu Olay Gazetesi yazarı ve Kanal 52 TV Program Yapımcısı...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster