Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
566
 

15 Temmuz birlikteliğinin cicim ayları ne de çabuk geçti

15 Temmuz birlikteliğinin cicim ayları ne de çabuk geçti
 

Evli olanlar daha iyi bilirler. Nikâhtan sonra çiftlerin hem birbirlerini daha yakından tanıma, uyum sağlama hem de evlilik hayatına adapte olmada geçirdikleri bir süreç vardır. Eşler arasında kavgasız, gürültüsüz bir şekilde geçen ve ev içerisinde sorunlar yaşansa bile herkesin birbirinin suyuna gittiği bu barış dönemine CİCİM AYLARI denir.

Belki 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaşananlarla bu anlattıklarımın ne ilgisi var, diye düşünecek birçok kimse. Darbe girişimi, toplumsal birliktelikten ziyade daha önce hiç şahit olmadığımız siyasi bir bütünlüğün oluşmasına da vesile oldu. Bir nevi Cumhuriyet tarihinin Lale Devri benzeri bir dönem yaşadık da diyebilirim. Zira ben bildim bileli Türkiye'de siyaset; iktidarıyla, muhalefetiyle, azınlığıyla, koalisyon hükümetleriyle genellikle kavgalı ve gergin ortamlarda sürdürülegelmiş bir toplum faaliyeti olmuştur. Siyasilerin birbirleriyle geçinmeye gönlü olmayan kavgacı, huysuz demeçlerini dinlemeye, parlamento kavgalarını izlemeye toplum olarak alışmışız hep. Bu bağlamda 15 Temmuz darbe girişimi, Türk siyaseti için bir milât oldu, ilki yaşattı.

Ama böylesine elim bir darbe girişimi iyi ki yaşanmış da, diyecek değilim. Zira yazımı baştan sona okuyan herkes, o kanaatte de olamayacağımı pekâlâ takdir eder. 

Ne olduysa, Anayasa referandum sürecine girilmesinden sonra oldu. Türkiye'de aslına döndü siyaset. Yine eskisi gibi kılıçlar çekildi ve yine karşılıklı salvolar, atışmalar, sürtüşmeler yaşanmaya başladı Türkiye'nin siyaset arenasında. Oysa aylar öncesindeki ortam bugünkünden öyle farklıydı ki. Ne Meclis'in ritüeli oturum kavgaları artık haber bültenlerinde yerini alıyor ne de siyasiler eskisi kadar birbirleriyle didişiyor, yüksek perdeden ağız dalaşına giriyorlardı. Ülke olarak tozpembe bir rüyanın içerisindeydik sanki. Ülkemin siyasi huzursuzluğu öylesine rahatsız ediyor ki beni; artık ne haber kanallarından tek bir haberi bile ilgiyle takip etmek ne de gazetelerin haber sayfalarını son satırına dek okumak geliyor içimden.

Evli çiftlerin zamanla anlaşamayıp, evliliklerinden doğan sorunlar karşısında ne tutum sergilediklerini de bilirsiniz öyleyse. Karşılıklı anlaşarak mahkemelere başvururlar. Sonra da avukatları nezaretinde hakimin kararıyla boşanırlar. İnsanın da ülkesiyle, ülkesinde yaşanan iç gelişmelerden kaynaklı sorunları olabiliyor. Ama vatandaşlık öyle bir bağ ki; eşinizden boşanıp, evinizden ayrıldığınız gibi ülkenizi terk edip, başka ülkelere gidemiyorsunuz. O kadar kolay da olmuyor zaten. Hayatımızda aldığımız tüm kararlar mutluluğumuz üzerine kurulu. Mutluluklar üzerine evlilikler bitiyor ama gideceğiniz başka bir ülkede mutlu olacağınızın da bir garantisi yok. O yüzden de bu ülke bizim. Her haliyle ve her şeye rağmen kalmaya, yaşamaya değer.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 238
Toplam yorum
: 368
Toplam mesaj
: 100
Ort. okunma sayısı
: 1399
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1982 yılında İstanbul’da doğdum. Açık Öğretim Fakültesi İşletme Lisans eğitimimi 2005 yılında tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster