Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '20

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
154
 

158 Yıllık Hastanenin Öyküsü

158 Yıllık Hastanenin Öyküsü

 Yusuf Kamil ile Zeynep

Ailesi ve gençliği

Yusuf  Kamil,1808 yılında Arapgir’de dünyaya geldi.Yoksul bir ailenin çocuğu olan Yusuf Kamil, Malatya'nın Arapgir ilçesinde doğdu. Küçük yaşta babasını kaybettiği için amcası Vezir Gümrükçü Osman Paşa himayesinde yetiştirildi. (Arapgir’ in Eskişehir Mahallesi’ nde, adının verildiği Osman Paşa Cami vardır). Amcası ile birlikte İstanbul’a gelip, bu şehirde eğitim gördü. 1829’da eğitimini tamamladıktan sonra   Dîvân-ı Hümâyûn (Osmanlı İmparatorluğu döneminde, padişah, sadrazam ve kimi yüksek aşamalı devlet görevlilerinin oluşturduğu meclis).  Kaleminde dört yıl çalıştı. 1833’te Mısır’a gitti.

Mısır yılları

Zeki, becerikli, dürüst ve çalışkan olan Yusuf Kamil,  4 yıl İstanbul'da çalıştıktan sonra Mısır'a, Vali Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın sarayına atandı. Bir rivayete göre Mısır’a gidiş nedeni, gördüğü bir rüyadan sonra talihinin kendisini orada karşılayacağına inanmasıdır. Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın hizmetinde bulundu.

Yusuf Kamil ile Züheyla Zeynep'i Kahire'de buluştu.Kâtip Kamil, Mısır Sarayı'nda işe başladıktan sonra Vali Mehmet Ali Paşa ile tanıştı. Kısa sürede gözüne girerek güvenini kazandı. Konuşması ve yazılarıyla Vali ,Paşa'yı öylesine etkiledi ki bir süre sonra Mısır Hazinesi'nin kâtibi oldu. Yeni görevi nedeniyle sık sık valinin yanına çıkıyor, kızı Züleyha Zeynep'i görüyordu. İkisi de birbirinden etkilenmişti

Züheyla Zeynep Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın 3 kızından biriydi.Mısır Sarayı'nın prensesiydi. Güzelliği kadar yardımseverliğiyle de ünlüydü. Kahire'nin yoksullarına yardım eder, elinden geldiğince herkesin dertleriyle ilgilenirdi. Kültür ve sanat adamlarına karşı ilgi ve desteğini de esirgememiştir. Züheyla Zeynep ile evlenmek isteyenler çoktu ancak babası üzerine titriyor, kızına layık birini arıyordu.

. Bir süre sonra Yusuf Kamil, Vali Mehmet Ali Paşa'nın evladı gibi oldu. Hızla rütbe atlayan Yusuf Kamil, 30'lu yaşlarına geldiğinde albay olmuştu. Bir gün Vali Mehmet Ali Paşa, Yusuf Kamil'i yanına çağırarak, "Zeynep ile birbirinize yakışıyorsunuz, kızımı sana nikâhlıyorum" dedi. Dillere destan bir düğün sonrası Prenses Zeynep, Kamil ile nikâhlandı... Bu evlilik, Mısır sarayının tepkisini çekti.

Bir süre sonra Kamil ile Zeynep’in hayatı kâbusa dönüştü. Önce Mehmet Ali Paşa, ardından yerine geçen oğlu İbrahim Paşa öldü. Yeni Vali Abbas Paşa, Kamil’e diş bileyenlerin başında geliyordu. Koltuğa oturur oturmaz Kamil’e boşanacaksın dedi. Direnince Asvan’ a sürgüne gönderildi. Hastalandı, doktor istedi verilmedi.

Ya boşanacaksın, ya zindanı boylayacaksın” dediler. Tam zindanı boylayacakken, prenses Zeynep’in gönderdiği terliği aldı Kamil. Ve terliğin astarındaki gizli aşk mektubunu okudu. Mektupta, “Hastasın, zindana girme. Seni ömrümün sonuna kadar bekleyeceğim” yazıyordu. Kamil bu satırları okuduktan sonra gönül rahatlığıyla ve hiç tereddüt etmeden kendisine zorla uzatılan boşanma belgesini imzaladı.

 Yusuf Kamil,1849’da Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın ölümü üzerine yerine geçen Abbas Halim Paşa tarafından Sudan’da bir göreve tayin edildi. Bu görevi kabul etmeyince Asvan ’a sürgün edildi. Tutuklanarak Zeynep Hanım’dan boşanmaya ve Mısır’daki mallarından vazgeçmeye zorlandı. Sürgündeki üçüncü ayın sonunda sadrazam Mustafa Reşit Paşa'ya bir dilekçe göndererek durumunu aktardı. Padişah Abdülmecit’in fermanıyla hapisten çıkıp İstanbul’a gidebildi.  Eşi Zeynep Hanım ile Reşit Paşa ve sultan Abdülaziz’in girişimleri sonucu İstanbul’da buluşabildi.

Kamil’in sürgündeki üç ayı dolmuştu. Sultan Abdülmecid’i durumundan haberdar etti. Çok sinirlenen Sultan Abdülmecid, Mısır Valisi Abbas Paşa’ya sert bir ferman gönderdi. Fermanda “Bizzat kendin Asvan’a gidip, Yusuf Kamil’i sağ salim buraya göndereceksin” yazıyordu. Ferman padişahındı.

Sürgün bitmiş, Kamil İstanbul’a dönmüştü. Sıra Zeynep’i getirmeye kalmıştı. Yine bir yolunu buldu ve derdini Sultan Abdülmecid'e açtı. Abdülmecid, Abbas Paşa’ya yine bir ferman yolladı, “Tez elden Züheyla Zeynep Hanımı İstanbul’a gönder” dedi. Abbas Paşa tez elden gönderdi Prenses Zeynep’i. Yıllar sonra Kamil ile Zeynep nihayet birbirine kavuşmuştu. Zeynep ve Kamil'e ikinci kez nikâh kıyıldı. Damadın şahidi Sadrazam Reşit Paşa, gelinin şahidi ise Şeyhülislam Arif Hikmet Bey oldu.

 

1845’te Mehmet Ali Paşa onu bir görevle İstanbul’a gönderdi. II. Mahmut’un kızı, Adile Sultan ile Kaptan-ı Derya Mehmet Ali Paşa’nın düğününde Mısır valisinin tebriklerini ve hediyelerini Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecit’e sundu. Padişah, Yusuf Kamil Bey’e , mîr-i mîrânlık (Fars. m?r “bey” ve m?ran “beyler” ile m?r-i m?ran) [Türkçede türetilmiştir] tarih. Paşalığın ikinci kademesindeki ferikliğe denk mülkî rütbe ve bu rütbede bulunan kimse, eyalet valisi, beylerbeyi ,[Kubbealtı Lügatı ] unvanı verdi.

Yusuf Kamil ve Zeynep Hanım, Üsküdar’da bir yalıya yerleştiler. Zeynep, kocasına kavuşmasının mutluluğuna tutunmuş, iyiliklerini de artırmıştı. Tüm bu iyiliklerin ve aşklarının arasında yaş aldılar. Ama çocukları olmadı. Onlar da birçok yetime ana baba oldu. Sonra Üsküdar Nuhkuyusu'  nda bir arsa aldılar ve 100 yataklı bir hastane kurdular. Hastalar burada ücretsiz bir şekilde şifalarını buldu.

Osmanlı Devleti’ndeki hizmetleri

Adliye işlerini yürütmek için kurulan Meclis-i Vâlâ’ya üyeliğine ve ardından  da Meclis-i Maarif-i Umumiye üyeliğine getirildi. Bu arada Encümen-i Daniş’ in  üyeleri arasında girdi. 1853- 1854’te. iki kez Ticaret Nazırlığı’na  getirilen Kâmil Paşa, aynı Meclis-i Âlî-i Tanzimat  (Tanzimat Döneminde yüksek yargı) başkanı oldu. Bir ay sonra Meclis-i Vâlâ-yı Âhkâm-ı Adliyye başkanlığına getirildi. (Tanzimat döneminde Osmanlı Devleti'nin günümüzün Yargıtay ve Danıştay eşdeğeri )

1857’de tekrar Meclis-i Vâlâ başkanlığına getirildi. İki yıl bu vazifeyi yürüten Kâmil Paşa, istifa edip Mısır’a gitti. Abdülaziz padişah olduktan sonra yeniden İstanbul’a geldi.

Sadrazamlığı

Suriye’de bulunan Keçecizade Fuat Paşa sadrazamlığa getirilince bu dönemde ortaya çıkan mali krizi, kendi hazinesinden bir miktar altını piyasaya sürerek önledi. Fuat Paşa’nın 1863’teki istifasından sonra padişah Sultan Abdülaziz’den devlet işlerine fazla müdahale etmemesi konusunda güvence alan Yusuf Kâmil Bey sadrazamlığa getirildi. Abdülaziz saltanatında, 5 Ocak 1863 - 1 Haziran 1863 tarihleri arasında dört ay yirmi yedi gün sadrazamlık yapmıştır Âli Paşa’nın Hariciye Nazırlığı’ nda kalmasını sağladı, Ali Fuat Paşa’yı kendisinden boşalan Meclis-i Vâlâ  başkanlığına getirdi.

Sadrazamlığı döneminde padişahın Mısır seyahatine çıkmasını sağlaması devrinin önemli olaylarındandır. Mısır’ın Osmanlı Devleti’ne bağlılığını arttırmaya amaçlayan bu seyahate Fuat Paşa ile birlikte çıkan Abdülaziz, dönüşünde onu sadrazamlığa atanmış, Yusuf Kamil Paşa ise tekrar Meclis-i Ahkâm-ı Adliye başkanlığına yeniden getirilmiştir.

Son yılları

1869’da Mithat Paşa’nın yerine Şura-yı Devlet başkanlığına getirildi. Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye Nâzırlığı  görevi de üstlendi. Hastalığı  nedeniyle 1875’te bu  görevden ayrıldı.

Sultan Abdülaziz'in 30 Mayıs 1876 Darbesiile tahttan indirilerek ölmesine çok üzülen Kâmil Paşa, aynı sene İstanbul’da öldü. İstanbul’da yaptırdığı hastanenin bahçesindeki türbesine defnedildi.

Mirası

İstanbul’da birçok hayrı vardır. Bunların başında, hanımı ile birlikte yaptırdıkları, Üsküdar'daki Zeynep Kâmil Hastanesi(1862) ve Zeynep Kamil İlk Öğretim Okulu(1878) gelmektedir. Kendi özel mülklerinde hastalara ücretsiz hizmet vermek üzere yaptırdıkları hastanenin bulunduğu semte de Kamil Paşa ve eşinin adından dolayı Zeynep Kamil adı verilmiştir. Ayrıca Elazığ’da kütüphaneli bir medrese yaptırmışlar, İstanbul’da Bebek'ten Zinicirlikuyu' ya kadar şose bir yol yaptırmışlar, Gülhane’deki yıkılan Beşirağa Camii’ni imar etmişler Yakacık memba suyunu Kartal'a getirmişler, birçok çeşme ve tarihi yapıyı restore ettirmişlerdir. Vezneciler' de uzun zaman İstanbul Üniversitesi’nin Fen ve Edebiyat Fakültesi olarak kullanıldıktan sonra yanan meşhur konak da Yusuf Kâmil Paşa ile Zeynep Hanım'ın ülkeye bağışı idi (Günümüzde yerinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bulunur).

Zeynep Kamil Hastanesi 1862'de kurulduve bulunduğu semte de adını verdi. Ancak bu hastanenin hikâyesi biraz farklı. "Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi” adıyla bilinen o yer aslında ölümsüz bir aşka ev sahipliği yapmakta, Mısırda doğan ve İstanbul'da  noktalanan bir sevginin hikâyesini barındırıyor. 18'inci yüzyılın Ferhat ile Şirin'i olarak bilinen Zeynep ve Kamil'in hayatı bir hikâye değil gerçek.

Edebi çalışmaları

Arapça, Farsça, Fransızca bilen Yusuf Kamil Paşa, François de la Monthe  Fénelon’un  Les Adventures de Telemaque adlı Fransızca (Fenelon’un yazdığı Telemak’ın Maceraları )adlı yapıtı Türkçeye çevirerek 1862’de Tercüme-i Telemak adıyla yayımlamıştır. Kâmil Paşanın şiirleri ve mektupları  da vardır.( Vikipedi, özgür ansiklopedi,3 Mayıs 2020 )

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Başdoğan Yusuf Kamil ve Zeynep hanım nurlar içinde yatsınlar.Bu güzel paylaşımınızla bilgilendim teşekkür ederim.Selam sevgi ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 12.05.2020 6:59
Cevap :
Nahide Hanım,Yuşuf Kamil ve Zeynep Kamil,"Zeynep Kamil Hastanesi"ni açmış;ücret almadan hastalara hizmet vermişlerdir.Bu insanlar,günümüz insanlarına örnek olmalı.İlgilerine teşekkür eder;selam ve saygılarımı iletirim.  12.05.2020 21:21
 

Tarihten, gerçek bir hayat hikayesini okumanın duygusu da oldukça farklı.. Emek vererek yazmış olduğunuz bu değerli hayatta olmayan çifte Allah'tan rahmet diliyorum, size ise sağlık, saygılarımla..

gülsen tunçkal 
 11.05.2020 14:40
Cevap :
Gülsen Hanım,Yusuf Kamil ve Zeynep Hanım'ın yaşantıları zorluk,sıkıntı içinde geçmiş.Kazandıklarını hastane,okul yaptırarak toplumun hizmetine,karşılık beklemeden sunmuşlardır.Işıklar içinde yatsınlar.İlgine teşekkür ederim.Esen kal.  11.05.2020 18:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 344
Toplam yorum
: 1226
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2246
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster