Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '17

 
Kategori
Seçim
Okunma Sayısı
22
 

16 Nisan 2017 referandum sonuçları

16 Nisan 2017 referandum sonuçları
 

Referandum bitti, “Evet” kazandı. İyi mi oldu, kötü mü? Tabii ki sonuçlara saygılıyız, o ayrı mesele. Ama konunun sıcaklığı epeyce azaldığına göre yeniden bir değerlendirme yapabiliriz.

Mevcut OHAL dönemini bir kenara bırakalım. Çünkü mevcut Anayasa’ya göre de (yani referandumdan önce ki Anayasa’ya göre de) OHAL hükümete, adı üstünde, “olağanüstü” yani bir anlam da (bir kesimin pek hoşuna giden tabirle), diktatörlüğe yakın yetkiler veriyor. Bu sadece bizde değil, birçok batı ülkesinde de böyle. Şartlar olağanüstü olunca, tarif gereği, yetkiler de olağanüstü oluyor.

Gelelim OHAL dışında, normal zamanlarda da Anayasa değişikliğinin getirdiği yetkilere. Aslında biz böyle üstün yetkiler kullanılan dönemlere, üstün yetkiler kullanan hükümetlere alışkınız. 1960 İhtilalinden sonraki senelerde, 1980 İhtilalinden sonraki senelerde, hatta tam ihtilal olmasa da askeri muhtıra veya “post modern darbe” tabir edilen müdahalelerden sonraki senelerde, bal gibi diktatör yetkisine sahip kişi veya kadrolarca yönetilmedik mi? O zamanlar, şimdi diktatörlükten şikayet eden kişi veya kitlelerden pek bir serzeniş duyulmuyordu. Hatta “27 Nisan E Muhtırasından” hemen sonra o zamanki muhalefet partisinin genel başkan yardımcılarından bir tanesi, “bu muhtıranın her bir cümlesinin altına imzamı atarım” demişti de, kimseden bir itiraz gelmemişti. Aslında uzun yıllar süren tek parti dönemleri de yine tarifi üzere çok partili dönemlere hatta çok partili başkanlık rejimine nazaran diktatörlüğe daha yakın idare rejimleri değil midir?

Pek tabiidir ki, genel olarak başkanlık sistemleri, özel olarak bizim Anayasa değişikliği hükümleri, tek bir kişiye verilen birçok üstün yetkileri içeriyor. Bu tabiatıyla bazı riskleri içerir. Halkın seçeceği kişi, adaylar arasından çok titizlikle seçilen güvenilir biri olmalıdır. Ben halkımızın bu konuda ki ferasetine güveniyorum. Halkımızın bu konudaki ehliyeti Cumhuriyet tarihimizi kapsayan tecrübeyle sabittir.

Diğer yandan, özellikle 15 Temmuz 2016 ve sonrasında batılı devletlerin yaptıklarına baktıkça, NATO’nun tavrına baktıkça, askeri ve bürokratik vesayet tarihimizde olanları hatırladıkça, Türkiye’nin üstün yetkilerle donatılmış bir sivil tarafından idare edilmesinin mevcut sisteme nazaran daha uygun, daha faydalı hatta gerekli olduğunu düşünüyorum. Çok değil önümüzde ki dört beş sene içinde göreceğiz, ben pek çok şeyin eskisinden daha iyi olacağına, kısaca Türkiye’nin istikbalinin parlak olacağına inanıyorum. Dilerim ve dileyelim ki haklı çıkarım.

Canmehmet bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ali Adnan İnal, "Akıl der ki; bana inanmıyorsan tarih kitaplarını oku!" İnsanlar gibi devletler de kuruluş felsefelerini (kendilerini) tekrar ederler. Bununla beraber devletler şirketler gibidir. (benzer konudaki) Bir şirketin büyümesi, diğerinin pazarını ve gücünü katbetmesi anlamındadır. Devletlerin çatışmalarının arka planında olan budur. Bulunduğumuz bölge önceleri "İpek yolu"nun, bugünlerde hammadde(petrol vb.)kaynaklarının bolca olduğu topraklardandır. Tarihimizde fazla yazılmasa da; Osmanlının zayıflatılmasının ilk ayağı, Kara İpek yolunun (keşiflerle) denizlere aktarılarak, Osmanlı ekonomisine darbe vurulmasıdır. Osmanlıdaki İsyanların ana sebebi budur. Bu manada ekonomisi-yönetimi güçlü ülkeleri sömürmek kolay değildir. Batı, askeri darbelerle diğer ülkeleri (kendi çıkarlarına göre)yönetmektedir. Siz de yazınızda bunu anlatmış olmalısınız. Ülke-Dünya gerçeklerini görecek bilgi-basirete sahip olmayanlara bu gerçeği aktarmak çok kolay olmamaktadır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 03.05.2017 11:00
Cevap :
Teşekkürler..  03.05.2017 16:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 272
Toplam yorum
: 143
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 671
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster