Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ağustos '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
438
 

17 Ağustos 1999’i hatırlayan var mı?

17 Ağustos 1999’i hatırlayan var mı?
 

17 Ağustos 1999 tarihinde başta gölcük olmak üzere çevre il ve ilçelerde meydana gelen 7.4 şiddetindeki ve 20 bine yakın insanımızın öldüğü büyük Marmara depremini hatırlayan var mı?

Bu olayın üstünden geçen on yıl sonra biz olanlardan gerekli dersi aldık diyen var mı?

Bir daha ayni olayın yaşanmaması için gerekli tedbirleri aldık diyen var mı?

Deprem felaketinde can kaybını artıran eksik malzemeli binaları yapanlardan Veli Göçer’den başka bedel ödeyen var mı?

Bu binaların yapımına göz yuman başta belediyeler olmak üzere ve onay verenlerden ceza alan var mı?

Zemini zayıf yerleri konuta açan belediyelerdeki başta seçimle gelen kişiler olmak üzere yetkililerden ceza alan var mı?

Buna sebep olan en küçüğünden en büyüğüne yetkililer

Söyleyin vicdanen rahat mısınız ve hiç içiniz sızlamıyor mu?

Aklandığınıza inanıyor musunuz?

http://www.youtube.com/watch?v=yC6xGAIH_78

Bugün bile deprem yaşanan bölgelerde sorunlar devam etmektedir. Uzmanların uyarılarının ne derece dikkate alındığı şüphelidir. Yerkürenin her geçen gün meydana gelen sarsıntılarla verdiği uyarılar ne yazık ki hala fdikkate almıyoruz. Ayni yerlere bugün yeni ve güzel binalar inşa edilyoruz. Hasar gören binaların önemli bir kısmında makyajlarla işi geçiştiriyoruz.

http://gundem.milliyet.com.tr/depremin-12-yilinda-yaralar-kapanmadi/gundem/gundemdetay/16.08.2011/1427178/default.htm

Acı olan bırakın bu alanları binaların eksik malzeme ve hatalı yapım ile kendiliğinden yıkıldığı bir ülkede yaşıyoruz. http://www.haberpan.com/haber/zumrut-apartmani-faciasi-anildi

Bunca yaşanan olaya ve kaybettiğimiz bunca insana rağmen lafa gelince oturduğumuz makamların verdiği güç ile konuşurken ciddi adımlar atmıyoruz. http://www.sabah.com.tr/Yasam/2011/08/16/iki-buyuk-deprem-olacak

17 Ağustos’u anma töreninde yakınlarını kaybedenlerle birlikte onları ekranlarda izleyen bizler bile gözyaşı döktük. Onların adına yapılan anıttaki silinen isimleri kendi çabası ile küçük fırça darbeleri ile yenileyen insanların görüntüsü yüreklerimiz burktu. http://www.dailymotion.com/video/xkkpge_17-ayustos-2011-deprem-anyty-anma-etkinliyi_news

Yenidünya düzeni denen acımasız ve insanlığın kapının dışında bırakıldığı, kazanç için her şeyin göze alındığı bir ortamda yaraların özel sektör yaklaşımı ile sarılması mümkün değildir. Devlet sosyal davranmak zorundadır. Sorumlular azami özeni göstermelidirler. Belediyeler aldıkları kararlarda siyasi davranmak yerine gerçeklere göre hareket etmek mecburiyetindedirler.

Belki işin kolaycılığı olarak bireylere, kardeşim aldığın binanın durumunu araştırsaydın ve ona göre alsaydın ya da yapsaydın denebilir.

Canım sende bu bir kaderdir. Hatta daha ileri giderek bu insanlardan bazıların acımasızca günahkâr olarak ilan edebiliriz.

Bilin ki kimse bu sözlerle vicdani sorumluluktan kurtulamaz. Bir an geçen zamanın rahatlığı ve tehlikenin umursamazlığı içinde yeni güne başlayabilir. Ama tehlike her an kapımızdadır. Marmara bölgesinde yaşanan bu afetin yeniden yaşanacağını bile bile hareket ediyoruz ve de konuşuyoruz. Adeta şark kurnazlığı içinde günü geçiriyoruz. http://gundem.milliyet.com.tr/-olum-ovasi-ni-yine-olume-actilar/gundem/gundemdetay/17.08.2011/1427882/default.htm

Afetin bedelini ödettiğimiz sadece Veli Göçer değil, onu o suça itenlerde suçludurlar. Belki adaletin pençesinden kurtuldular ama ilahi adalet her zaman onların yakasındadır. Her 17 Ağustoslarda yanan yürekler onları nefretle anmaktadır. http://www.bugun.com.tr/haber-detay/166000-veli-gocer-tahliye-oldu-haberi.aspx

Deprem kader değildir. Can kaybını artıran kötü binalardır. Japonya bu konuda dünyaya örnek olan ülkelerin başındadır. Son meydana gelen büyük depremde bizlere büyük dersler vermişlerdir. Sokaktaki vatandaşından en üst dereceli yöneticisine kadar hepsi olaylar karşısında sakin ve panik yapmadan sorunların çözümüne çalışmışlar. Onca can kaybına rağmen ne bir yağma ne bir propaganda olmadan görevlerin yapmışlardır. İnsani değerlerin en yücesini bize göstermişlerdir. Bir de üstüne nükleer facia eklendiğinde hiç şüphesiz bu yaşananlar dünyanın yaşadığı en büyük felaket olarak tarihteki yerini alacaktır. http://www.youtube.com/watch?v=tmqgf3PJrSo

17 Ağustos’u unutmamalıyız.

Unutturmamalıyız.

Yeni bir deprem tehlikesine karşı her zaman hazırlıklı olmalıyız.

Kısa dönemlik tedbirler ile sorunu geçiştirmek yerine uzun vadeli tedbirler almalıyız.

Son olarak yaşanan depremleri de dikkate alarak meydana gelen bu olayın bizlere önemli bir uyarı olduğunu gözardı etmemeliyiz.

El birliği ve güç birliği içinde yeni afetler yaşanmaması için çalışmalıyız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 391
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 754
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster