Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '19

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
72
 

17 Ağustos Depremi Anılarım

(7 yıl önceki yazım)

Depremin olduğu yerin göbeğinde oturuyorduk ama biz o gece eşimle Erdek’te tatilde idik. Yine de gece yarısı 3’ü beş geçe dışarı fırlamaktan kurtulamadık. Depremin ana üssünün Gölcük olduğunu öğrenince kalbimize ateş düştü, haberleşmek imkansızdı. Memlekete dönmekten başka çaremiz yoktu. Sabahı beklemeden yola koyulduk ve 4 saat sonra Değirmendere’ye geldikten sonra daha ilerisine gidemeyeceğimizi anladık. Yollar da yıkılan binalardan nasibini almıştı.

Beklemektense oradan İznik’e, oradan da Pamukova ve Sapanca üzerinden İzmit’e güçbela gelebildik. Mahallemize varınca yakınlarımızın ve komşularımızın sapasağlam olduğunu görünce sevindik ama sevincimiz anında kursağımızda kaldı çünkü Gölcük, İzmit, Derince vb. yerler yerle bir olmuştu. Her tarafta yıkık binalar, göçük altında kalanlar vardı. O gün kendimize bahçede yer (baraka) yaptıktan sonra belediye anonslarından TÜPRAŞ’ın yanmakta olduğunu ve bulunduğumuz yeri boşaltmamız gerektiğini duyduk! Tekrar düştük yollara! Önce bir sayfiye yerine gittik. Orda incin top oynuyordu, üstelik elektrikler kesik ve Yuvacık Barajı’nın taşma tehlikesi vardı! Bir an nereye gideceğimiz konusunda tereddüt ve umutsuzluk yaşadık. Sonra iyi ki Köseköy’deki arkadaşıma gitmek aklımıza geldi. Allah’a şükür onlarda da zayiat yoktu, bizi çok iyi karşıladılar ve bahçeye bizim ve kendileri için yatak serdiler. Ne de olsa dışarıdaydık ve o gece yılan/ çıyan korkusu ile uyuduk!

Sabah olduğunda bize yakın yerlerden yardım geldi. Süt, su ve ekmek! Hiç unutmam, editörler burada ismini anmama izin versinler, imdadımıza yetişen     AYTAÇ firması idi. Allah onlardan razı olsun…

Sonra bilindiği gibi bütün dünya depremzedelerin yardımına koştu, ben de bu hizmette görev aldım ama yapılan yardımları depolara istiflediler ve pek azını halka dağıttılar! Biz devlet memurlarına ise bekçilik yaptırdılar! Beğenmediğimiz Saddam Hüseyin bile Türk Halkı’nın yardımına koştu ve konutlar yapıldı. Ama bir süre depremzedelere tahsis edilen konutlardan bu insanlar kapı dışarı edildi… Edilmek istendi… Önce memur lojmanları olacak dendi, sonra Kız yurdu. Ama hala o konutlarda 150 hane sıkıntılar içinde yaşıyor. Oysa rahmeti Saddam parayı verirken fakir fukaraya ev yapılsın şartını koşmuştu… Paranın bir kısmı ile bu konutlar (Arızlı konutları) yapıldı ama bir kısmının akıbeti meçhuldür… (Kaynak Gazeteci İsmet Çiğit, 12 Haziran 2012 günkü Özgür Kocaeli’ndeki yazısı).

Unutamadığım bir şey de hükümetin bu bölgeyi Afet bölgesi ilan etmeyişi idi. Bundan daha büyük afet olamazdı kuşkusuz… Ama bir lütufta bulunup çalışanların maaşlarına cüzi miktarda para yatırdılar. Gelin görün ki bizim hizmetli 100 lira alıyordu, ben 50 lira! Nedeni de benim eşimin de çalışması imiş, onun eşi ev hanımı imiş! Temizlikçiye 100, doktora 50 lira deprem tazminatı! Yarasın!

Daha neler neler yaşadık, gördük. Hepsini yazmam doğru olmaz. Tam beş sene deprem konutlarında doktorluk yaptım, vatandaşa hizmet ettim, yaralarını sardım. Sonunda emekli oldum ama unutulduk işte…

Tıpkı 17 Ağustos’un unutulduğu gibi…

Bu vesile ile o gece kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.

Biz unutulmuşuz önemli değil!

Allah böyle bir depremi bir daha bize göstermesin…

*

17 Ağustos 2012

Kocaeli 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O deprem herkesin kabusu oldu yıllarca.Yardımlar konusunda da şaibeler olduğunu duymuştuk.Bizim en büyük eksikliğimiz,dürüstlük.Organize olmak konusunda da acayip başarısısız.Yazınızı büyük bir üzüntüyle okudum.Allah bir daha göstermesin diyeceğim ama,her zaman böyle bir risk var ne yazık ki.Saygılar,selamlar Dr.Atanur bey.

fisun gökduman kökcü 
 01.05.2021 11:08
Cevap :
Değerli Meslektaşım Fisun Hanım, 17 Ağustos Depreminden bu yana 22 yıl geçti. Ben inanın bu yazıyı unutmuştum! Okurken benim de gözlerim yaşardı! Hani ne demişler: Söz uçar yazı kalır. Allah MB'tan ve sizden razı olsun. Selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.   01.05.2021 14:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 547
Toplam yorum
: 97
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 254
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

Tıp doktoru.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster