Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '19

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
32
 

17 Nisan Köy Türküsü'ydü.

Hasan Ali Yücel ,  İsmail Hakkı Tonguç bir olurlar.
Bir büyük eğitim projesinin heyecanı dalgalanmaktadır.
İsmail Hakkı Tonguç bir yandan  Anadolu'daki bozkırları dolaşmaktadır.
Hasan Ali Yücel tüm gücüyle oturur, kurulacak Köy Enstitülerine öncülük edecek gür kaşları ve sesiyle, kalemiyle dinlenmeksizin çalışmaktadır.
Köy Enstitülerinin kapatılmasından sonra Hasan Ali Yücel ne yapmıştır? İsmail Hakkı Tonguç ne yapmıştır diye sorular takılıyor bazı kişilerce?.
Bu soruların ne denli eksik, yetersiz ve belgelere dayanmayan sözde bir şeyler çıkarmaya çalışan bir takım tutumlar  olduğunu göz ardı edemeyiz..
Köy Enstitüleri gibi dev projenin o mimarları aydın ve vatansever eğitimcileri boş durabilir mi?
Birikimlerini, o tarihi, yaptıklarını biraz yorulup kaynaklardan okuyabilirler. Hayatlarını inceleyebilirler.
Hiç boş dururlar mı? O nedenle daha çok incelemeye, okumaya, araştırmaya ihtiyaç var.
0 gün yani 17 Mayıs 1940'ta mecliste hararetli tartışmalar sürerken toprak ağalarının sonraki itiraflarını açıp okuyabilirsiniz.
İsmet İnönü vardır. Meclis'te tartışmaları dinlemektedir. Kapatılmasında gerek Sovyetler, gerekse Nato  hareketlerinin kaynamaya başladığı o  tarihi süreç.
2. Dünya savaşı başlangıç yılları. İnönü elbette Türkiye'yi savaşa sokmayacak ve bu başarıyı gösterecek stratejiler, atılımlar yaparken, bir taraftan her olasılığa karşı savaş tedbirlerini alacak büyük boyutlarda ciddi siyasal, sosyal, tarihsel uluslararası savaş konjonktürünü ülkemiz açısından çözmeye çalışmaktadır.
Ancak ne var ki, Köy Enstitüleri tam da böyle bir süreçte ülkenin kaderiyle oynanacak bir ortamın içinde kalır.
Düşünüyorum, Kurtuluş savaşını vermiş bir ülkenin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinden sonra, eğer Köy Enstitüleri bu ülkenin tam kalkınması, ülküsü üstünde yükselmesine adanmışlığın bir dev bir eğitim yolu olarak hedeflenmişse ve koşullar bunu gerektirmişse,
İsmet Paşa’yı Hasan Ali Yücel'in uyarmaya çalıştığı , çok partili hayata henüz geçmeyelim dediği, o durumu İsmet İnönü'nün anlayamamış olması olası mıdır?
Mahmut Makal şöyle derdi! Aslında o dönemi anlatacağı çok önemli tarihsel ve siyasal anıları, belgeleri, hüzünleri vardır.
"İsmet İnönü'nün Reşat Şemsettin Sirer'e neden onay vermiş olduğunu hala anlayabilmiş, değilimdir." demiştir.
Bir ülkenin geçirdiği tarihi süreçlerin ardından nice şehit vermiş özgürlük ve bayrağı uğruna yaşadığı şu vatanını, 
Köy enstitüleri  bir tarihsel devinim, yüksel ülkü için daima koşulacak ülkenin  yapı taşıydı. Ülkemizin ayakları üzerinde sağlam ve onurlu, dik duracağı bir eğitim projesi .
Köy Enstitüleri yurtseverlik, yüksek ülkü uğrunda dalgalanacak , 
ay yıldızlı bayrağımızın dalgalanacağı, bir büyük Türkiye, bir büyük gelecek demekti.
Köy Enstitülerinin kurulduğu o bozkırlar. Yeşerip, hayat bulduğu Anadolu bozkırının ortasında yanan yüreklerde tutuşan meşaleler.
Hem batıya yüzünü döndürecek, hem vatanımızın çağdaş değerlerde ve iç dış odaklarını ve emperyalist kuşatmayı hiç geçirmeyecek, kıracak bir proje olduğu muhakkaktı.. 
Ne dolar milyarderleri, ne de petrol tüccarları ülkemizin üstünde dolaşmayacak kara bulutların yok olup, Türk milletinin yüksek zaferi ve ülküsü olarak parlayacaktı.
Daima parlayacak, daima yükselecek nice değerlerimizi ve kalkınmışlığı kıskandıracak, geçit vermeyecekti.
Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış Cihanda barış" ilkesinin takipçisi ve izinde olacaktır. Olmaya devam edecektir.

Sırası gelmişken; Yücel'in Çiçekleri’ni izledik. O filmin hazırlanmasında Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun desteği olduğu heyecanını yaşadık, teşekkürler.

Ve, saygıyla anıyorum ölümsüz büyük eserlerin sahiplerini. O dev kurucularını, bir yıldız gibi gelip geçen Köy Enstitülülerini..
Hiç sönmeyecek ışıklı yıldızlar gibiydi Köy Enstitüleri. 
Aydınlanma ışığı hiç sönmeyecek.  Bunu parolası haline getiren Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği ve tüm şubeleri.
Köy Enstitülerini ve bu modeli savunan, çalışmalarında o ruhu ortaya çıkaran belediyelerimiz.
Şimdi Ekrem İmamoğlu Kent  enstitüleri projesi demektedir.
Çağdaş Eğitim Kooperatifi var, bir model.  Köy Enstitüleri Vakfı var. Çağdaş Yaşamı Destekleme derneği v.b. çağdaş öncüleri .
Hepsi de güzel şeyler yapıyor. .. 
Köy Enstitülüleri saygıyla selamlıyor, anıyorum. Göçüp gidenler biliyorlardı ki, tam 79 yıl önceki gibi yüreklerde bir ateş, Anadolu'da bir marş olmaya devam etmiştir.
Devam edecektir.  Köy Enstitüleri bir milletin yeniden var oluşunun can damarıydı..

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 511
Kayıt tarihi
: 19.07.08
 
 

Muğla'nın YERKESİK  beldesinde dünyaya gelmişim.  Yöremin o solunacak havasını, coğrafyasını çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster