Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '10

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
1172
 

17

17
 

Üniversiteden mezun olduğum yıllarda sorsanız çift sayıları sevdiğimi söylerdim size. Doğum günüm 22’si. 1970 yılında doğmuşum. Lise okul numaram 288’di. İlkokuldaki numaram ise 317. 288 sayısını 317’e göre daha çok sevdiğimi düşünürdüm. O zaman.
 

Yaşamda birçok şeye bakış açım değiştiği gibi sayılara bakış açımda değişti. Küçüklüğümden beri sayılara ilgim yüksek olmuştu. Okuma yazmayı öğrenmeden çok önce anaokulu günlerimde toplama ve çıkarma işlemlerini yapmaya merakım vardı. Elime kâğıt kalemi alıp büyüklerimin bana verdiği sayıları toplamlarını almak benim için çok eğlenceliydi. Bu beni mühendis olmaya kadar götüren bir merak oldu, ama şimdi geriye dönüp baktığımda sayılar dünyasının berraklığı ve netliği beni çekiyordu belki de. Sayılara olan merakım iş hayatında aile firmamızdaki görevlerimde mühendislik konuları kadar muhasebe konularını da sevmemi sağladı.  

Sanırım bundan sekiz yıl kadar önce sayıların bana mesajlar vermeye başladığını fark ettim. Nasıl başladı tam hatırlamıyorum ama sayıların ve bazen de sayılara eşlik eden harflerin bana bir şeyleri işaret ettiğini görmeye başladım. Sokak tabelalarında, araba plakalarında, dergilerde, televizyonda, bilgisayarda, bazen bir kitabın sayfa numarasında. Farklı sayılar farklı şeyler söylüyordu.  

Numeroloji, sayı bilimi, diye bir konu olduğunu öğrendiğimde gerçekten ilgimi çekti. Özellikle doğum tarihlerimizin numerolojiye göre değerlendirmelerinin çok yerinde bilgiler verdiğini fark etmeye başladım. Bir günün numerolojiye göre değerlendirmesinin verebildiği bilgileri gördüm. Araştırmaya başladım. Astroloji ve Tarot sayı bilimi ile ilgili olarak karşıma çıktı. Dan Millman’ın yaşam sayısı analizlerinin de değerli bir kaynak olduğunu gördüm.  

17 sayısının karşıma çıkması da aşağı yukarı bu günlere denk gelir. Babamın büyük rahatsızlıkları arkada arkaya iki yıl 17 Aralık civarına denk geldi. İki defa hastanede yattı aynı tarihlerde. Bir Eylül ayının 17sinde toprağa verildi. Yeğenim 17 Ocak’ta doğdu. Görüşme için gittiğim bir numeroloji uzmanı ben daha rakamlar ile bu şekilde tanışmazken yaşam sayımın 26’dan 17’ye doğru geçmekte olduğunu söyledi. Dan Millman’ın analizlerine göre yaşam sayımın 26/8 olduğunu sonra öğrendim. Ana yaşam 8 sana çok şey söyledi. Sorularıma, sorunlarıma, kuşkularıma ve aradıklarıma dair. Amerikalı ve Alman hocaların numeroloji yaklaşımları ile tanıştığımda sayıların tıklayınca açılan dev dosyalar gibi ufacık semboller ile dev anlamlar taşıyabildiklerini öğrendim. James Redfield’in kitapları ile yaşamın devamlı bizimle iletişimde olduğunu ve bunu tesadüf ile adlandırdığımız olaylar ile yaparken her zaman işaretlerin etrafımızda olduğunu ve kimi zaman da sayıların o işaretler olduğunu öğrendim.  

İstanbul’daki resim atölyemi altı yıl önce 17 Aralık’ta açtım. O günlerde hayatımda henüz Fethiye yoktu. Fethiye’ye, Göcek’e tatil için ve orada yaşayan kuzenimi görmek için gitmişliğim vardı ama ben bir İstanbul’luydum. Resmin atölyemi açtıktan beş altı ay sonra hızla Fethiyeli olmaya başladım. Şimdilerde hem Fethiye’de hem de İstanbul’da eş zamanlı olarak yaşıyorum. Danışmanlık ve eğitim işlerimi her iki şehirde sürdürürken İstanbul’daki resim atölyemde çalışmak oldukça zorlaştı. Altı yıl sonra atölyemi kapatmaya karar verdim. Aralık ayı sonunda İstanbul’daki atölyemi işyeri olarak kapatıyorum. Resim hayatımdaki önemli yerini koruyor, ancak şimdilik resim malzemelerim, boyalarım, tuvallerim Fethiye’de evime ve İstanbul’da Kurtköy civarındaki bahçemize yerleşmiş durumda. Resim atölyemi açmak mühendislik eğitimi almış ve yıllarca müteahhitlik yapmış olduğum için zor gelmişti. Tereddütlerim olmuş ancak bir günde karar vererek birkaç hafta içinde atölyemi bir sergi ile açmıştım. İyi ki de öyle yapmışım. Resim benim hayatımda şükrettiğim şeylerden biri. Atölyem resmin benim için önemini kabul etme anlamını taşıyordu. Sanırım bu açıdan hayatımda önemli bir tarihti 17 Aralık 2004.  

Hayatımdan bazı dönemler bazı sayılar sıkça karşıma çıkar. Bir dönem 17 ile bunu çok yaşadım. Bir konuda karar vermem gerektiğinde olmadık yerlerde, olmadık şekillerde 17 sayısı görüyordum. Genelde bir karar verip yine de içimde az ya da çok bir acaba kaldığında. Bir süre 17 benim evrenden teyidim oldu. 17’den önce 123 benim için aynı görevi gördü. Bir ara 42, bir ara 456 ve 321.  

Hiçbir sayıyı diğerinden kıymetli saymak gibi özel bir inancım yok. Sadece karşıma çıkan sayıların ortaya çıkış zaman ve şekilleri, bazen içime doğanlar, bazen de numerolojinin bana sayılar ile söyledikleriyle hareket ediyorum.  

Çok farklı yerlerde ve şekillerde karşıma çıktı ama bazen de 17 ve 42 sayılarının yan yana geldiği olur. Çok sık olarak saat bakarım ve saatin 17:42 olduğunu görürüm. Nasıl o anda saate bakmayı başarıyorum bilmem ama hala sıkça başıma gelir. Özellikle aklıma birini aramak geldiğinde cep telefonumun ekranında 17:42’yi görmeyi artık çok normal karşılar oldum.  

Binaların numaraların, dairelerin, evlerin numaralarının getirdikleri enerjiler olduğunu fark ediyorum. Binanın enerjisi, toprağının enerjisi, evin eşyalarının, ev halkının enerjisi mekâna çok şey katar. Bir evde daha önce yaşayanlar olmuşsa onların enerjilerinin de ayrıldıkları evde etkileri sürebilir. Ama basit bir kapı numarası diyebileceğimiz sayınında o eve etkisi vardır. 5 iyidir, 8 daha iyidir gibi bir şey söyleyemem. Sayıların bir enerjisi var, önemli olan bu enerjinin sizinle uyumlu olması. Ya da bir mesajı var. İyi ya da kötü değil, bir şey söylüyor o eve dair.  

Her türlü enerji okumasında olduğu gibi bir sayının hangi anlama geldiğini bilmeniz gerekmiyor. Numeroloji ile ilgilenerek öğrenebilirsiniz ama gerekmiyor. Bir ev kiralamak istediğinizde, bir ev almak istediğinizde yer içinize tam olarak siniyorsa doğru karar vermek üzeresiniz demektir. Enerjimiz etrafımızdaki enerjileri her zaman okur. Her zaman. Ve bize okumasına göre mesajlar verir, özellikle duygularımız ile. Bu işaretleri fark ederek yaşarsak zaten bizim için en olumlu yolda ilerleriz. İşaretlere rağmen farklı yollar seçtiğimizde katılmaya, tökezlemeye ve zorlanmaya başlarız.  

Sadece sayı bilimi için değil astrolojiyi gibi içinde olduğumuz duruma ve geleceğe dair bilgi almak için kullandığımız tüm teknikler için böyledir. O teknikler bize bilgi verebilir, ancak bilgiye ulaşmak için hiçbir bilime mutlak ihtiyacımız yoktur. Bu bilimler bilgiye bağlanmamız için bir kanal olabilirler. Ama tek kanal değiller ve mecbur olduğumuz kanallar değiller. Sanırım yaşamı ve geleceği hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere söyleyebileceğim en net bilgi bu. Enerjinizi ve bilinçaltınız her zaman etrafında neler olup bittiğinin farkında. Yaşam farklı şekillerde size bilgi sunuyor. Bakmak gerekiyor. Hislerimize açık olmak gerekiyor.  

Türk kahvesi içtiğimde fincanımı ters çevirip kapattığım olur. Beraber kahve içiyorsak fincanımı kapatarak bakmalarını istediğim birkaç kişi var. Hatta kahve fincanımı kapatmadan bile paylaşımda bulunan arkadaşlarım var. Annem yapar zaman zaman bunu. Kahve vesiledir, kahve aracılığı ile gördüğümüzü düşünürüz, oysa bambaşka bir dinamiktir yaşanan. O kahve fallarından çok net bilgiler aldığım oldu. Zihnimin teyit aradığı o anlarda aradığım, ihtiyaç duyduğum cevaplar geldi. O anlarda o kişilerin bilgiye bağlandıklarını net olarak söyleyebilirim. Kimileri bunun farkında, kimileri değil, ama olan bu. Her kahve falı bakan için söylemiyorum bunu ama hepimizin bilgiye bağlanma gücü olduğunu söyleyebilirim. Kullanmak, kullanabilmek bireysel tercihlerimizin getirdiği yaşama bağlı.  

Yeni yıla girerken numerolojiden olmasa da astrolojiden bolca bahsediliyor. 2011 yılının olumlu bir yıl olacağına dair mesajlar var. 2011 benim algıma göre de oldukça olumlu ihtimaller taşıyor. Yaşam her durumda olumlu ihtimalleri içinde taşıyor. 2011’de bu biraz daha çok. 2011 sayısının genel enerjinin getirdiği bir kuvvet ve yaratıcılık enerjisi var. Yaşamı açan iki kuvvetli enerji.  

Yeni yılda sizi yaşamınızdaki sayıları gözlemleye davet ediyorum. Kim bilir sayılar, tarihler size neler söylüyor. Yaşamın bu iletişim dilini konuşmaya başladığınızda yaşamı keyiflendiren sürprizlerin arttığını görebilirsiniz. Sayıların dili bakalım size hangi yeni kapıları açacak.  

Yolunuz hep açık, keyifli maceralarınız bol olsun.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 844
Kayıt tarihi
: 04.11.07
 
 

Üsküdar Amerikan Kız Lisesi mezunu olan yazar, Cornell Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster