Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün

http://blog.milliyet.com.tr/sabiharana

18 Mart '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2144
 

18 Mart Çanakkale Şehitlerini (Deniz Zaferi) Anma Günü Yazısı

18 Mart Çanakkale Şehitlerini (Deniz Zaferi) Anma Günü Yazısı
 

18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü (Google Görseller)


ŞEHİT MELEKLER ŞEHRİ ÇANAKKALE!!!

18 Mart Çanakkale şehitlerini düşündüğüm de kör bir darağacına asılı kaldı yazmak istediklerim.. Oturdum yüreğimin ıssız bir köşesine acı çekse de kalemim aldım kalemimi elime. Göz kalem içinde ya başladım gördüklerimi yazmaya. Asıl başlayıp ama başlayamadığım zamanlar ve mekanlar sus pus olmuştu içimde.. Ruhum çırpınarak geliverdi oracığa öyle bir heyecan içindeydi ki sormayın.. Karşı tepede ki yazıyı okuyunca gırtlağım parçalandı o an boğuluyorum sandım boğazın sularında..

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!!!

Dünya savaş açmış düşlerime düşlerim de kudurdu tabi düşman güçlerine. Bir meydan ki iki yakası dantel gibi süslü ortası deniz. Hüznü celladını boğmuş içinde… Bir Cuma vaktiydi ninemle köy meydanından geçerken. Caminin avlusundaki çeşmede abdest  alıyordu namaza yetişmek için dedem. Rabbim hissedemediğimiz bir hızla atıverdi bizi bir kıyıya...

Belki bir çoban belki bir balıkçı alır bizi yuvasına dedik. Yandı mı yanmadı mı derken ocağın başına sığınırız dedik çobanın ağılına.. Sonra da geçip karşıma anlattı dedem anlamak istediklerimi... Çıkmasını bilmiyorsan kör kuyuya inme diyordu rahmetli dedem..

Kuyuda ne var?
Kuyudan nasıl çıkılır ?
Gözü var mı kuyunun?

Kuyunun içinde çok şeye cevap var dedi gülerek.. Belki kurbanlığız bu meydanda amma! Eşek olmaktan iyidir derdi.. Gözümün ağlaması dinmedi hatırlarken dedemin anlattıklarını.. Rabbimiz yarattıklarına sahip çıkar sakın merak etme dedi. Öyle güç verir ki Allah yeri göğü kaldırır dünya'yı başlarına geçiririz yine de teslim etmeyiz bayrağımızı yurdumuzu düşmana..

Dedemin kendinden emin sesini duyunca gayret ve huzur geldi içime.. Düşündüm de biraz da emin olmak gerekir düşmanın şerrinden.. Allah rahmet eylesin dedeme ve silah arkadaşlarına hatırlayınca nasıl sızlamaz burnum? Direği kırılmış zaten içinde.. Bir dünya ki dünya içinde manasız doğmayacak bir daha içinde cansız yatan bunca kimse..

Bu dünya o dünya işte!

Yakalasak diyorum haini kaçmadan öteki dünya içine..Yürüdüğüm bu yollardan hayatın içine sızan hıçkırık kırıntılarını toplamak istiyordum. Savrulan yapraklar gibi biten mevsimlerin içinden.. Devam et diyordu içimdeki kutlu ses durma devam et.. Meraklandım ve sordum. Nereye kadar? Mevsimleri yenilemeliyim içimde yeniden doğurmalıyım o zaman.. Umurum da olmamalı hiç bir şey. Ezanlar seslensin minarelerden..

Yeni bir dünya doğuyor
Haydi yeni dünyaya
Haydi yeni dünyaya
Bu dünya son dünya diye..

Umutların tümünü devreye sokup zaman içinde sevgilerin yeşereceği ve hiç tükenmeyeceği bir dünya. Bu defa savaşsız özgürlük ve barış içinde.. Tutup ellerimden sanki kendi yüreği de benim ellerimdeymiş gibi bana sabır öğütledi. Elimizdeki dua çiçeklerine de bakarak hani bekliyorum baş ucuma der gibi gülümsedi. İki kıyı boyunca dolaşırken şehitlikler karşıladı hep bizi. Aldığımız her nefese yediğimiz her lokmaya içtiğimiz her yudum suya şükredip bütün şehitlere dua ettik.. Biz uzaklaştıkça adımlarımızdan seslendi bütüüün ruhlar arkamızdan..

Allahım dünya'ya barış ve huzur yağdır diye..

İnandığım güvendiğim Rabbimim sevgisiyle iç geçirip sorularımın ezikliğiyle başımı öne eğip seslenmek istedim... Gitmek istiyorum Allahı'm bir yer söyle diye.. Bana adı konmamış bir dağ ismi ver. Çıkışı olsun inişi olmasın.. Bir yer dibi söyle dibi olmasın dipsizde olmasın.. Bir gök söyle altıda olmasın çatısı da olmasın. Senin rızan için bir yer söyle gideyim ama hiç dönmeyeceğim bir yer olsun.. Bir de ne göreyim! Belirdi yeniden caminin kapısında dedem.

Öyle bir yer biliyorum! "SABIR DAĞI" Ruhlar var ki berzahtadır.. Nasıl gidilir oraya? Rabbe sığınıp susarak! O nadide güzelliğin sırrı iman ve sabırdır sakın unutma!!!

Yağ sabır yağ sabır çekerek Kıbleye selam verip döndü namazına.. Aldım beni çıktım sabır dağına yola.. Ağlayıp sızlayıp içimin sesiyle didişirken dinlenmek için gölgelik bir yer aradım..

Aklımı çalıyorlar sevgimi süngülüyorlar hırpalıyorlar. Çırpınıyorum karanlık ve soğuk sularda dayanamıyorum.. Bu defa sesim seslenmez mi sözlerin efendisiyle?

Kim bunlar?
Söyler misin erenler ereni kim bunlar?
Yankı yapıyordu dağ sese..
Kim bunlar?
Kim bunlar?

Meleklerim efendim "Şehit Meleklerim"
Bütün şehitler ayaktaydı
İbrahim çavuş?
Burada.
Yahya çavuş?
Burada.
Hasan çavuş?
Burada
Hüseyin çavuş?
Burada
Binbaşı Hakkı Emin bey?
Burada
Miralay Fevzi bey?
Burada
Mustafa Kemal Atatürk ve bütün Mehmetçikler Hep bir ağızdan seslendiler..

BURADAYIZ!!!


BURADAN NE GEÇERLER NE GÖÇERLER BİR DAHA...

Düğüm düğüm boğazımdasın "GEÇİLEMEYEN ÇANAKKALE'M"
Bir düş çalıp söyledim sana içimde...

"Çanakkale içinde aynalı çarşı. Anne ben gidiyorum düşmana karşı. Hey düşmana karşı."

İçimdeki müebbet küstü artık..
Çünkü ; Düşman çoktan pişman.. Üşüyen düşümle birlikte ninemle dedemin koynuna giriverdim. Sıcacık sevgi dolu öyle tatlı uyuyuverdim..

"Melekler Yüreğinizden Öpsün Şehit Meleklerim"

Sabiha Rana

Yedi Düvel Gönüllere Beyaz Düşler Paylaşımıdır..

**

İletişim: sabiharana@sabiharana.com

Ayrıca: Sabiha Rana | Facebook

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ Er meydanında bulunmaz dengimiz… Sen misin Mustafa Kemal’im “İleri ”diyen? İste fırladık siperden. Sırtına yüklenmiş kahraman Seyit 276 kiloluk mermiyi. Koşuyor bataryasına ateşler içinden Bu mermi denizlere gömecek Elizabet’i Buve’yi…(Necdet Alpay,1980,s.37,39) I.Dünya Savaşı,Avrupa’daki cepheleşmenin soncudur.Bir tarafta Almanya, Avusturya- Macaristan ve İtalya’nın oluşturduğu İttifak cephesi; öbür yanda Fransa,Rusya ve İngiltere’nin oluşturduğu İtilaf (Anlaşma) cephesi.Bu ülkeler,yıllardır savaşa hazırlanıyorlardı. Savaş, Saraybosna’ yı ziyaret etmekte olan Avusturya veliahtı ve eşinin Sırp ulusçuları tarafından öldürülmesiyle 28 Temmuz1914’te başladı. Osmanlı hükümeti,savaşa Balkan Savaşı’ndaki kayıplarını gidermek umuduyla girdi.Savaş başladığında Almanya’nın Amiral Souchon komutasındaki Goeben ve Breslau adlı son model savaş gemileri Akdeniz’de bulunuyorlardı.10 Ağustos 1914’te Enver Paşa’nın emriyle gemiler içeri alındı.Anlaşma Devletlerine, gemilerin satın aldığını açıklandı .Bu gemiler,Enver,Talat ve Cemal Paşaların emriyle 29 , 30 Ekim’de Sıvastapol ve Odesa’yı topa tuttu,böylece 11 Kasım 1914’te Osmanlı Devleti savaşa girdi.(Cemil Koçak,Siyasal Tarih,1923-1950) Savaşa girmemeli miydik? Bu savaşa katılmamak “olmazdı” diyenler de “olurdu” diyenler de var.İsmet Paşa,I.Dünya Savaşı’na girmemeliydik,diyor.Mustafa Kemal Paşa gibi aklı başında ,uzak görüşlü daha birçok kimse de aynı görüşteydi.Mustafa Kemal,1926’da “Hâkimiyet’i Milliye” ve “Milliyet “gazetesinde yayımlattığı anılarında ‘Ben Umumî Harbin ,müttefiklerimiz için netice verdiğine inanmıyordum’” diyor.( Şevket Sürreya Aydemir,1963 ,cilt:1,s.219) “Osmanlı Devleti,I.Dünya Savaşı’ na girmeseydi de yıkılacaktı.Nitekim,sonradan ortaya çıkan gizli anlaşmalar bunu doğrulamaktadır.(Sabahattin Selek,2011,cilt:1,s.7)”Savaş bittiğinde Cemal Paşa,Yakup Kadri’nin neden savaşa girdik sorusuna ‘aylık verme

Hüseyin Başdoğan 
 24.03.2014 12:06
 

Farklı bir yorumla anmak buna denir... Kalemine sağlık Sabiş...

Ayten Dirier 
 19.03.2011 2:33
Cevap :
Şimdi onların sayesinde rahat nefes aldığımız şu güzelim vatanın kıymetini bilmiyoruz iyi mi? Biz gerçekten de eşeğiz!! :(  19.03.2011 12:20
 

Çok güzel bir paylaşım olmuş. Elinize ve yüreğinize sağlık. Diğer bloglarınızı da fırsat buldukça okumayı arzu ediyorum. Kaleminizi ışığı bol olsun.

YEŞİM BUYURGAN 
 18.03.2011 10:10
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sayın Buyurgan,, Sağolunuz. Çanakkale Şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyoruz.. Saygı ile...  18.03.2011 15:52
 

Merhabalar, Bu gün; bir hilal uğruna batan güneşlerimizin torunları olarak, aynı Çanakkale ruhu ile Çanakkale'nin geçilmezliğini tüm dünyaya yeniden haykırma günüdür. Bu vesile ile aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, Yüce Allah'tan onlara rahmetiyle muamele eylemesini niyaz ediyorum.

Pervane 
 18.03.2011 9:51
Cevap :
Çanakkale Şehitlerine yerden göğe yükselen Fatiha'larla bugün bir kez daha ''merhaba'' diyoruz.. Sevgi ve saygıyla efendim..  18.03.2011 15:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 2057
Toplam yorum
: 5305
Toplam mesaj
: 713
Ort. okunma sayısı
: 3728
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Gazeteci Yazar, NLP Uzmanı - İlişki ve Yaşam Koçu Yaşarken dünyayı dolaşmayı, topraktan güneş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster