Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
840
 

19 Mayıs'ta, öğretmenler nereye koşuyor ?..

19 Mayıs'ta, öğretmenler nereye koşuyor ?..
 

Alıntıdır..


Günümüz eğitim sisteminde anlamakta zorlandığım olumsuz gelişmelere tanık oluyorum.

Vurdumduymazlık, nemelazımcılık almış başını gidiyor...

Eğitimin ve eğitilmiş insan gücünün önemini her fırsatta vurgulayan, prangalara karşı savaşan eğitimcilerin yetiştirilmesini isteyen Mustafa Kemal, tüm yaşamını eğitime yapılan yatırımlara adamıştı.

10. Yıl Nutkundaki düşünceleri, yaşadığı dünyada değerleri içselleştirme; yalnız yurtta değil, dünyada küreselleşmeye yönelikti. O'nun zamanında, gençliğe yönelik eğitim ön plana çıkarılmış; yaşam boyu eğitim; dünyanın değişen yönüyle entegre olma hedeflenmişti.

Eğitim yoluyla, eğitim kurumlarıyla evrensel barış için mücadeleye girilmişti.

''-Gençler!.. Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirecek olan gençler !.. Sizlerle gurur duyuyorum.''

''Öğretmenler !.. Yeni nesil sizlerin eseriniz olacaktır !..'' Diyerek gençlere ve öğretmenlere olan inancını dile getirmişti.

Yaşadığım kentte, dün ''Gençlik ve Halk Yürüyüşü '' vardı... Öğretmenlerin bir bölümü ''Kendilerine özgü nedenlerle '' yürüyüşe katılmamışlardı. Katılanların bir bölümünün de ellerindeki Türk Bayraklarını lise öğrencilerinin eline vermekte zorlandığını görmüş ve gözlerim yaşarmıştı !..

Halk desen, yoktu !... Bilmem neredeydiler ?.. Bazıları merakla yürüyenlere bakıyorlardı !..
.......

Şimdi Çağdaş Eğitim Dergisinde yazan örnek eğitimci, gerçek Başöğretmen Hüseyin Hüsnü Tekışık'ın düşüncelerine yer verirken, karşılığında cevabi mahiyette yorumlarımı yazıyorum:
.........

*Öğretmenler, kendilerini meslekte yetiştirmelerine gereken önemi vermeli; müfettişlerin, ilçe milli eğitim müdürlerinin ve okul müdürlerinin de bu konuya çok önem vermelerini sağlamalı;

''İlçe milli eğitim müdürleri iktidar tarafından atanıyorlar ve iktidarların siyasi üyeleri oluyorlar.''

• İl ve ilçe merkezlerinde öğretmen meslek kütüphaneleri ve dokümantasyon merkezlerinin kurulmasını sağlamalı, öğretmenlerin buralardan yararlanabilmesi için gereken önlemleri almalı;

''Öğretmen meslek kütüphaneleri mi ?.. Güldürmeyin bizi hocam !.. Döküman merkezleri mi?.. Bir ömürsün hocam !.. ''

• Öğretmen evlerinde ve öğretmen lokallerinde meslek kitaplıklarının kurulmasını, meslek kitaplarının ve dergilerinin sergilenmesini, öğretmenlerin bunlardan yararlanmasını sağlamalı;

''Şimdi, Öğretmen Evini yıkıyorlar... Kıyı Kanununa aykırı diye... Çetelerin binaları oralarda, daha da yükseliyor ...''

• İl ve ilçe merkezlerinde ihtiyaca cevap verecek hizmet içi eğitimi, meslekî toplantı, sempozyum, panel, konferans ve seminer programlarının düzenlenmesini, itina ile uygulanmasını, bu konuda üniversite ve eğitim fakülteleriyle iş birliği yapılmasını sağlamalı;

''Mesleki eğitim seminerlerine dersten yorgun çıkan ve zoraki gelen öğretmenlerle bu iş yürümüyor efendim !..' Sonra eğitim fakültelerinde hoca mı kaldı ki bilgi versin !.. Gelenlerin bir kısmı da yan cebini gösteriyor !..''

• Öğretmenleri mesleki makale ve kitap yazmaya teşvik etmeli ve yazanların takdir edilip ödüllendirilmesini sağlamalı;

''Mesleki kitap yazanlardan ziyade, yandaşlara itibar ediliyor... Yazanlar da pek önemsenmiyor takdir değil tekdir görüyor... Yani bu da olmadı hocam !..''

• İlde, meslek dergisi gibi bir yayın organının çıkarılmasına çalışmalı;

''Öğretmenler 10 çeşit sendikaya bölünmüş... Yazmakla, proje üretmekle değil bölünmekle meşguller... İlahi hocam !.. Yine güldürdün beni !..''

• İlde, ilçede ve okulda kendilerini örnek denecek şekilde yetiştiren ve başarılı olan öğretmenler belirlenip ödüllendirilmeli;

''Şimdi OKS, ÖSS, LGS, KPSS, LESS, KESS, TASS, TUSS, vb.zart zurt... Sınavlarla öğretmenin yüzünü bile görmeden soğan (Yitirme) başı gibi Baş Öğretmen Yetiştirme politika-sızlığı- revaçta hocam !... Pardon, Siz çağdışı mı kaldınız !..''

• Yönetici atanması, müfettiş adaylığı, müfettişlik ve teftiş kurulu başkanlığı gibi meslekte ilerlemelerde, yenilikleri takip etme ve kendini yetiştirme çok önemli bir tercih olarak dikkate alınmalıdır.

''Yönetici Atama Yönetmeliği çıkarma konusunda Dünya Rekoru elimizde... Yenileri de geliyor. Danıştay hakimleri bütün işlerini bıraktılar, Milli Eğitimin yasa dışı uygulamalarıyla uğraşıyorlar... Liyakat değil siyasat hakim hocam !..''

• İl teftiş kurulları ve müfettişler; eğitim alanındaki gelişmeleri ve meslekî yayınları devamlı takip etmeli;

İl teftiş kuralları, öğretmenlerin meslekte kendilerini yetiştirmeleri için okumaları gereken meslek kitaplarının ve meslek dergilerinin bir listesini hazırlamalı; yeni yayınların bu listeye eklenmesini, bu listenin okullara ve öğretmenlere ulaşmasını sağlamalı;

''Olur !.. Hiç çıkmadıkları parti binalarında gazeteleri okusalar bari... O da yok !..''

• Müfettişler, teftiş ve rehberlik ettikleri öğretmenleri, eğitim alanındaki gelişmeleri ve mesleki yayınları düzenli takip etmeye ve okumaya teşvik etmeli;

''Altı yıldır görev yaptığım okuluma daha bir tane müfettiş gelmedi... Sizin tasarruf tedbirlerinden (?) haberiniz yok galiba sayın hocam !.. Benden söylemesi !..''

• Müfettişler, bölgelerindeki hizmet içi eğitimi, mesleki toplantı, sempozyum, panel, konferans ve seminerleri takip etmeli; bu mesleki etkinliklerle ilgili programların gereği gibi uygulanmasını ve öğretmenlerin bunlardan yararlanmasını sağlamalı;

''Nerdeeee... Bak yine güldürdün beni!..''

• Müfettişler, eğitimdeki gelişmeleri ve mesleki yayınları yeri gelince anlatan ve öğreten bir kaynak kişi olmalı; öğretmenlerin kendilerini meslekte yetişmelerini sağlamalıdır.

''Onlarla devamlı öğünüyoruz... Başımızdan eksik olmasınlar !..''

Öğretmenlerin meslekte kendilerini yetiştirmeleri için okul müdürleri:

• Eğitim alanındaki gelişmeleri ve yayınları (meslek kitabı ve meslek dergilerini) takip etmede, okumada ve meslekte kendini yetiştirmede öğretmenlere örnek olmalı;

''Hocam her üç müdürden biri: ''Yazar ''... Sevk kağıdı alan grevci öğretmenlerin adını ''Yazıyorlar ''

• Okulda meslek kitaplığı kurmalı; meslek dergilerinin ve yeni yayımlanan meslek kitaplarının okul kitaplığına gelmesini sağlamalı;

''İlahi Hocam !..-Eskiden olanlar nerede ?..- diye sordun mu ?.. Şimdi internet olmayan okul kalmadı elhamdülillah !..''

• Öğretmenleri; meslekte kendilerini yetiştirmeye, meslek kitaplarını ve dergilerini okumaya teşvik etmeli; ilçe meslek kitaplığından ve okul kitaplığından yararlanmalarını sağlamalı;

''İlçe Meslek kitaplığı mı ?.. O da ne ?.. Nasıl güldüm bilsen !..''

• Bölge müfettişleriyle iş birliği yaparak öğretmenlerin; eğitim alanındaki gelişmeleri ve yenilikleri kaynak kişilerden dinleyerek öğrenmelerini, meslekî yayınlardan okuyup incelemelerini, arkadaşlarına tanıtmalarını sağlayacak “Mesleki Çalışma ve Sohbet Programı” düzenlemeli ve bu programın okulda uygulanmasını sağlamalıdır.

''50 Yılda, bir batında, üç değişik tedrisat uygulayan okullarımızı doğurduk, çok şükür !.. Öğretmenler ancak WC 'lerde, lokantada selamlaşabiliyorlar...''


*1922-1924 yıllarının Milli Eğitim Bakanı İsmail Sefa zamanında, 69 öğretmen meslek kitabı yayımlanıp öğretmenlere parasız dağıtılmıştır.

'' Ohooo !.. Şimdi devlet bedava dağıtıyor kitapları... Hem de ''Özel kurullara'' yazdırılmış olaraktan !.. O zamanlar demek ki fukaralıktan ancak 69 adet dağıtılabilmiş !..''

*1925-1928 yıllarında, Mustafa Necati’nin Milli Eğitim Bakanlığı sırasında 125 öğretmen meslek kitabı “Maarif Vekâleti Mecmuası” ve “Tedrisat Mecmuası” yayımlanmış; görev başındaki öğretmenlere kitap ulaştırmak için at sırtında gezici öğretmen kitaplıkları kurulmuştur.

* ''Şimdi at nerde hocam ?.. Keşke olsaydı... Öğretmenlerin çoğunun altında kredi borcuyla aldıkları son model arabalar var... Onlar da köy yollarına vurulur mu ?.. Yazık !.. Milli servet onlar !..''

Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı sırasında “İlköğretim”, “Teknik Öğretim”, “Beden Eğitimi ve Spor” gibi meslek dergileri, meslek kitapları ve dünya klasiklerinden seçme 500 eserin yayımlanması sağlanmıştır. Özellikle öğretmen yetiştiren okullarda zengin kütüphaneler kurulmuş ve öğretmen adaylarına okuma, kendi kendini yetiştirme alışkanlığı kazandırılmıştır.

''Şimdilerde Beden Eğitim Dersi gereksiz sayılmıştır... Cimnastik işleri, internet kafelerde yasak sitelerde yapılmaktadır. Dünya klasiklerini okumaya da gerek yoktur !.. Bir tıklamada iner hepsi... Al sana yıllık ödev !..''

*Okumayan öğretmen çabuk yıpranır; okuyan ve kendini yenileyen ak saçlı öğretmen, genç ;ama cahil bir öğretmenden her zaman itibar kazanır ve yararlı olur.

''İlahi Hocam, demek ki biz ölmüşüz de ağlayanımız yok !.. Sizin bahsettiğiniz ak saçlılar şimdi pazarlarda limon satıyorlar !.. Öfkelerinden kitaplarını yakıp kışın evlerini ısıtıyorlar.

Öğretmenin çoğunluğu bırakın kitabı; maaş bordrosunu bile okumuyor.

(Ek-göstergesinin kaç olduğunu bilen öğretmenler lütfen elini kaldırsın !!!..'')

murat ertaş bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öğretmenlere dair. Bu yazıyı çerçeveletip asmak lazım... (İş yoğunluğum nedeniyle bu yazınızı kaçırmışım. Sevindiğim nokta, böyle nitelikli yazının çok okunması..) Saygılarımla..

murat ertaş 
 21.05.2008 21:15
Cevap :
TEŞEKKÜRLER...SAYGILARIMLA  22.05.2008 9:59
 

Eğitimin sonunda ise öğrencilerine kavuştuğunda hakettiği maaşı almalı ve birikimini öğrencilerine rahat bir kafayla aktarmalıdır. Öğretmenler en yüksek ücreti almalıdır.Bunu alabilmesi için tüm eğitimlerini tamamlamış olması gerekmektedir.Şimdi öğrenciler midir eğitimsiz olan öğretmenler midir ? Bence bu ülke artık öğretmen yetiştiremiyor.Şimdi öğretmenler bana kızacaklar.Kızmanıza gerek yok.Sistem ve düzen bozuk sizlerin arasına sokulan ucuz öğretmenler ve siyasiler sistemi çökerttiler.Türkiye’de eğitim sistemi diye bir şey olduğuna ben inanmıyorum.Siz inanıyor musunuz ?....Saygı ve sevgilerimle…

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 21.05.2008 2:47
Cevap :
Bileşik kaplar örneği gibi...Balık baştan kokmaya başladı mı ne yapsanız...Boşuna...Basiretsiz yönetimleri başa getirerek eğitimin laçkalaşmasına seyirci kalanlar da bir o kadar suçlu...Eğitim ucuza alınamayacak kadr ciddi bir olgu...Sevgilerimle...  21.05.2008 11:20
 

Atatürk "Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır" demiş.Yanlış anlaşılmasın ama yeni nesili gören öğretmenlerimiz bu konuda acaba neler düşünüyorlar.İşte yeni nesil önünüzde buyrun yorum yapın.!. Öğretmenlerde sistem ve düzenden şikayetçi olacaklar tabii bu durumda.Haklılar tabii.Öğretmenlik bence ülkedeki en ciddi iş kollarından biridir..Öğretmen olmak bu kadar basit olmamalıdır.Gerekirse iki üniversite bitirmesi istenmelidir,puanların en yükseğini alması gerekmelidir,mülakat sınavlarının en zoruyla sınanmalıdır.Eğitime temelden başlanmalı ve İlk önce öğretmenler eğitilmelidir

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 21.05.2008 2:46
Cevap :
1980'li yıllarda ''Benim memurum işini bilir '' anlayışıyla kokuşma başladı...Öğretmenlik ruhu ''Tuz ruhu ''oldu...Devlet daireleri yan gelip yatma merkezleri gibi algılanmaya başladı...Toplumun sürekli gözünün önünde bulunan öğretmen de bundan fazlasıyla nasiplendi.Toplu kalkınma,genel disiplin ve ahlak konusunda bu topluma motor güç olacak yeni çağdaş yöneticiler gelmedikçe durum daha da vahim sonuçlara varabilir...Hepimiz taşın altına elimizi sokmalıyız...Herşeyi ''Komisyonlara havale eden ''zihniyete hayır !...Sevgilerimle...  21.05.2008 11:25
 

Hocam bir ah dediniz bin ah işittiniz valla... Gençlik nereye gidiyor..Atatürk gençliğe emanet etmedi mi bu vatanı... Saygısız bir toplum olduk çıktık sanki...Değerlerimize sahip çıkmıyor, keeybediyoruz... Yozlaşıyoruz... Çok mu ağır oldu söylediklerimiz... Benim ailemde de çok öğretmen var... Ama onlar ... Şimdikiler gibi değil.Aman açıkta kalmayayaım diye bir yerlere giren dünün gençleri öğretmenlik ruhunu yüreklerinde hissetmedikleri için mi bu sorunlar... Bir yerlerde kocaman kocaman yanlışlar var...Sevgi ile kalın... Ruhumuzdaki eğitim meşalesi hiç sönmesin...

papatya altı yüz elli 
 20.05.2008 15:18
Cevap :
Sorunlar sadece öğretmenlere endekslenmemeli..Toplumun tüm katmanlarında yozlaşma mevcut...Bundan en fazla zararı gören de kötü eğitilen çocuklar oluyor...Saygılarımla...  21.05.2008 11:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1553
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster