Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '19

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
102
 

19 Mayısa Doğru...

Mustafa Kemal, yaveri Cevat Abbas ve Rauf beyi de yanına alarak Beyazıt Meydanı'nın bir yanını kaplayan heybetli kapıdan geçerek Harbiye Nezareti'nin bahçesine girdi. Bu taştan, süslü, heybetli kapının üzerinde altın yaldızlı kabartma harflerle Daire-i Umur-u Askeriye yazılıydı. Kapı Osmanlı İmparatorluğu'nun geçmiş ihtişamını yansıtır güzellikte olmasına karşın, gerçeğin acımasızlığı yaldızlarını silmeye başlamıştı bile. Sorumlularının bu kapı altından defalarca azametle geçtiği ordular darmadağın olmuştur oysa. Sel gitmiş geriye kum kalmıştır...
Harbiye nazırı Şevket Paşa'dan 30 Nisan tarihli 9.Ordu Müfettişliği'ne atanma iradesinin yazısını alacaktır.

Ertesi gün; Yıldız Sarayı'nın yüksek ve geniş kapısından girdiğinde padişahın baş yaveri Naci Bey tarafından karşılanmış ve selamlığa götürülmüştür. Sonra küçük mabeynnin altındaki 2. Abdülhamit'ten bu yana padişahların çalışma odası olarak kullandıkları salona girdiler. Padişah Vahdettin onu ayakta karşıladı, karşılıklı, bir süre susarak oturdular. Pencereden boğazın eşsiz güzelliği ve karşıda Anadolu yakasının yeşillikler içinde uzanan manzarası görülmektedir. Makus bir talihin belki de dönme anıdır. Onbeşinde Mayıs güzeldir...

Gözlerini bir kısa an paşanın yüzünde gezdiren padişah konuşmaya başlar;
-Paşa, paşa; şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin, bunların hepsi tarihe geçmiştir. Fakat bunları unutun. Önemli olan şimdi yapacağın hizmettir.
Paşa, devleti kurtarabilirsin!..

Padişah elini kapalı olan kitaptan kaldırarak ona uzatır. Kapalı olan altı yüz yıllık Osmanlı'nın tarihidir. Vedalaşırlar, Mustafa Kemal selamlayıp arkasını döner, yeni bir tarih kitabının kapağını açacak ilk adımını atar...

Mustafa Kemal o gün son veda ziyaretlerini yaparak eve döner. Kardeşi Makbule'ye;
-Bu akşam eve kimse gelmeyecek. Ben annemin odasında yemek istiyorum. Bir yer sofrası hazırla onun karyolasının karşısında.
-Önmeli bir şey mi var?
-Yarın gideceğim..
-Nereye?
-Gideceğim işte, nereye olduğunu sorma. Hayat bu. Belki ölürüm, gelemem. Size söyleyeceklerim var...

Bir daha dönemeyecekti. Üstü açık otomobille uzaklaşırken arkasında pencerelerde yaşlı gözler ve zamanla bir ulusun olacak ve onu devamlı takip edecek ana duası uzanıyordu...

Mustafa Kemal, Galata rıhtımında Rauf Bey ve iki arkadaşıyla otomobilden indiğinde öbür arkadaşlarının tam kadro beklediklerini gördü.
-Vapura niye binmediniz, ne bekliyorsunuz burada?
-Vapur uzakta paşam, motorla gideceğiz.
Vapur uzakta, umut yakında, yüreklerindeydi. Mayıs'ın on altısıydı ve "çırpınırdı Karadeniz"...

17 Mayıs günü İnebolu'ya vardılar. Vapur fırtınadan yanaşamadı, açıkta etrafında "denk kayıkları" durdu sonraları Kurtuluş yolunun başlangıcı olan bu limanda. 18 Mayıs 1919 sabahı Sinop'a vardılar. Şiddetli bir gündoğusu esiyordu. Mutasarrıf olarak atanan Mazhar Tevfik'i burada bıraktılar.

19 Mayıs 1919 sabahı saat altıda vapur puruva direğinde ordu komutanlığı bayrağı çekilmiş halde Samsun Limanı'na funda demir yaptı. Samsun'daki tümenden binbaşı Mahmut Ekrem motorla vapura geldi. İlk Mustafa Kemal kaptanla helalleşip motora atladı. Sakin bir sabah yükseliyor, karşıda Anadolu'nun mor tepeli yükseltileri uzanıyor, güneşin ilk ışıkları durgun ve kıpırtısız denizin yüzeyinde koşturarak bir yeni günü aydınlatmaya başlıyordu.

Birkaç gün önce İstanbul'da Harbiye Nezareti'nin görkemli bir kapısından geçerek başlayan yolculuk, Samsun limanında mütevazi tahta iskeleye atılan adımla sonlanıyor; yeni bir yolculuk başlıyordu; Kurtuluş'a...

İçi boş bir şaşaa yıkılıyor, inancın yalınlığı ve mütevaziliğinde yeni bir tarih yazılmaya başlıyordu. Aslında Kurtuluşun başarıya ulaşmasında ki sır da bu mütevazilikte gizli değil miydi?

Akın Yazıcı
16 Mayıs 2019/İzmit

Not: İsimler ve tarihsel sıralama için Kutsal İsyan "Hasan İzzettin Dinamo" kitabından faydalanılmıştır, ancak bir tarih yazısı değildir.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Akın Bey,Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkmadan önceki kararlı tutumunu,amacını çok iyi belirlemişsiniz.Sağ olun.Esen kalın.Ben de 19 Mayıs 1919'la ilgili duygu ve düşüncelerimi,kaynaklardan da yararlanarak yazdım.

Hüseyin Başdoğan 
 21.05.2019 19:53
Cevap :
Sayın Hocam; bulunmadığım için geç cevaplayabildim, özür dilerim. iyi günler dileklerim ve saygılarımla...  24.05.2019 10:12
 

Hiçbir zaman unutulmayacak görkenli bir başarı öyküsü. Sevgi, saygı, esenlikler diliyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 16.05.2019 15:54
Cevap :
Öyle günlerden geçiyopruz ki; inanamıyor insan olup bitene, çıkış yolu arıyor. Saygı ve sevgilerimle...  16.05.2019 17:01
 

Günün anlam ve onemine uygun, geçmişte doğru ve planlı bir umudun nasıl dev bir cinar agacina dönüşeceğini rahminde taşıyan tadımlık bır özet.Geleceğe dair umutlar için de yeni bir ağaç filizi olur diye temenni ederiz.Sevgi , saygı ve selamlarimla.Yureginize sağlık...

Ersin Kabaoglu 
 16.05.2019 13:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 176
Toplam yorum
: 424
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 363
Kayıt tarihi
: 07.05.14
 
 

1965 Ankara Üniversitesi Tıp fakültesinden asker hekim olarak mezun oldum. Gülhane Askeri Tıp Aka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster