Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
308
 

1915 Ermeni Tehciri Üzerinden Fransız Parlamentosunun Düşünce Özgürlüğüne Vurduğu Darbe

1915 Ermeni Tehciri Üzerinden Fransız Parlamentosunun Düşünce Özgürlüğüne Vurduğu Darbe
 

“Ermeni Soykırımını yok sayanların cezalandırılması” şeklinde ifade etmiş olduğumuz Valerie Boleır’ın hazırlamış olduğu yasa Fransız Parlamentosundan geçti.

Bundan sonra ne olur?

Doğrusunu isterseniz çok komik şeyler olacağı kanısındayım. Bizim açımızdan bakıldığında, o bildik bir takım protestoların yapılması dışında fazlaca bir şey olmayacak, ki bu türden protesto eylemlerini anlamlıda bulmuyorum. Zira Fransa, 2001 yılında Ermeni Soykırımını alenen tanımıştı. O dönem ne yapıldıysa, bundan sonra da yapılacak olan şeyler farklı olmayacak. Türkiye’nin protestolarına ilişkin de kimsenin tınladığı yok. Kaldı ki bu yasanın içeriği Türkiye’yi ilgilendirmiyor. Asıl sorunu yaşayacak olan Fransa’dır. Tarihe mal olmuş ve hemen hemen hiçbir tarihçinin üzerinde fikir birliğine varamamış olduğu 1915 Ermeni hadisesinin parlamentolar aracılığı ile siyasete alet edilmesi pek tabii ki gülünç bir durumdur. 1915 Ermeni Tehciri üzerine sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin, tarihçilerin, sanat camiasının ve saire diğer kesimlerin birbirlerini ikna etme süreci yaşanmalıydı. Oysa Fransa Parlamentosu almış olduğu bu kararla özgür tartışma ortamına kendi ülke sınırları içerisinde nokta koymuş oldu.

Bu gün Türkiye’de “Ermeni soykırımı yapılmıştır” diyen çevreler dahi, Fransa Parlamentosu’nun bu kararını ifade özgürlüğüne vurulmuş bir darbe olarak nitelendiriyorlar.

Yasanın Fransa’ya çok şey kaybettireceğini düşünenlerdenim. Fransız toplumunda kırılganlığa neden olacak bir yasa. Hele hele o toplum ki, düşünce özgürlüğü hususunda hayli bedeller ödemiş bir toplum olacak ve böyle bir yasanın uygulanmasına seyirci kalacak… Sanmıyorum…

Bu tip yasaların, sorunların özgürce tartışılması zeminini yok ettiği malumunuzdur. Şüphesiz ki, bizde olduğu gibi, Fransız toplumunda da Ermeni Tehcirine ilişkin kafa karışıklığına sahip olan birçok insan ve akademik çevreler var. Ve bu sorun kamuoyu karşısında özgürce tartışılamayacak ve hiçbir akademisyen, bu sorun hakkında zihninde oluşturduğu düşüncesini kamuoyuna açıklayamayacak… Yasanın aksine görüş bildirecek olanlar ve “Ermeni soykırımı yoktur” diyenler bir güzel cezaya tabii tutulacak. Bu yasanın bizdeki 301 denen yasadan farkı nedir?

Hadi biz düşünce ve ifade özgürlüğü hususunda sorunlu olan bir ülkeyiz, ama Fransa… Fransa, düşünce ve ifade özgürlüğü hususunda dünyanın kendisine örnek aldığı ülkelerden birisi…

1915 Ermeni Tehcirine dair uzun zamandan beri Türkiye’de türlü çeşitli tartışmalar yapılıyor. “Uzun zaman” dediğime bakmayın, aslında çok değil, daha şunun şurasında onbeş yılı dahi bulmadı bu sorunu tartışma sürecimiz. Böyle bir sorunumuz olduğunu doğrusunu isterseniz bilmiyorduk bile. Komik olan da aslında tam da bu noktadır.

Daha birkaç sene öncesinde bir grup aydının Ermenilerden özür dileme kampanyasına tanık olmuştuk. Özünde “Biz bu sorunu görmezden geldiğimiz için sizden özür diliyoruz” demişlerdi.

Ne katliam, ne soykırım, nede 1915’te yaşananlar… Bence Türkiye’nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir özür borcu var. Hem bizlere, hem de Ermenilere ve dünya kamuoyuna karşı… Böyle bir sorunu seksen yıl boyunca sakladığı için Türkiye Cumhuriyeti Devleti özür dilemelidir. Sonraki süreç ise özgür bir tartışma ortamında nihayete doğru yol alır. Aksi halde, yılın hemen her ayı, bu sorunu parlamentolarına taşıyacak olan ülkelerle anlamsız tartışmalar yaparak geçiririz.

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayin Nihat, cevabiniz icin cok tesekkurler. Ben topu taca attigim fikrine, istirak etmiyorum. 1970'lerde ASALA'nin Dunya capinda yaptigi katliamlara, bende tarihsel olarak sahit oldum. Bende o tarihin bir parcasi oldum.Dunya capinda TC buyukelciliklerimiz,bu katiller tarafindan basildi.Elcilerimiz,ve esleri ve cocuklari dahi,acimasizca katledildi.O tarihlerde Turk'um demek adeta suc sayiliyordu.Her gittiginiz yerde katliamci olarak nitelendiriliyordunuz. Diaspora cok yol kat etti.Cinayetlerden kendini upgrade ederek politize olmayi basardi ve Dunya parlementolarina kadar sizmayi basardi. Boyle bir gucun karsisinda pes etmek abesle istigaldir." TC ozur dilesin, ondan sonraki surec ise ozgur bir tartisma ortaminda nihayete dogru yol alir" cumleniz cok iyi niyetli bir yaklasim, AMA iyi niyetten oteye gidemez.Devletinizi katletmislerden ozur dilemek,maglubiyeti kabul etmek ve soyunma odasina basi onde geri gimekten baska bir sonuc getirmez hatta kume dusurtturur. Cok saygilarimla......

okan donuk 
 29.12.2011 12:46
Cevap :
Okan Bey; Sanırım özür kavramından ne demek istediğimi tam anlatamadım. Biz de Ermeni Hadisesi hiç bir zaman öğretilmedi. Resmi tarihe dahi girmedi. Girdiyse söyleyin. Biz Ermeni Sorununun ne olduğunu bilmeden "Bu asala neden diplomatlarımızı öldürüyor?" diye abuk bir soruyu kendimize sorduk. Bizim Ermeni Tehcirini öğrenmeye ve tartışmaya başlamamız, hepi topu onbeşyıllık bir geçmişe sahiptir. Bu yüzdendir ki devlet Ermenilerden önce kendi halkından özür dilemelidir. İşin iğder bir boyutu ise... Ermeni Tehcirine emir verenlerin Mondros Mütarekesinden sonra nasıl memleketen kaçtıklarını az buçuk biliyorsunuzdur. Bu şahısların aynı zamanda Osmanlı'yı 1. Dünya savaşına soktuğunu ve koca bir imparatorluğun dağılmasına vesile olduklarınıda biliyorsunuz sanırım. Kendi insanını dahi Sarıkamışta, Alman cephelerinde, Yemen çöllerinde ölüme mahkum etmiş bir ittihatçi zihniyet var karşımızda. Ne kadar güvenilir olduklarını varın hesab edin. Selamlar Saygılar  29.12.2011 13:05
 

Yazinizi okurken cok umitlenmistim. Fikir ve ifada ozgurlugu gibi kavramlari katistirarak, ne guzel olmus diyecekken, sonunu klasik kilise ile tamamlamissiniz. TC ozur dilesin. Bu isler tarihcilere birakilmalidir. Iste gordunuz,Fransa'nin anarsist parlementosu 50-60 kisi ile bizleri bir kere daha soykirimci olarak tanimladi ve cezayida kanuni kildi. Biz daha neyin ozurunu dileyelim. Zaten onlar bizi 45 bin Euroya ve 1 yil hapis cezasina mahkum ettiler. Ben matematiksel sonucunu hesaplamadim belki siz hesaplayabilirsiniz. Buyurun: 45,0000 Euro x 70,000.000= ve hapis cezasi toplami 1 yil x 70,000.000 = Bundan buyuk ozur olur mu?

okan donuk 
 23.12.2011 12:26
Cevap :
Sizde topu taca atmışsınız Okan Bey. Tarihçilerin fikir birliğine varacağını mı sanıyorsunuz. İlahi yani  27.12.2011 15:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1116
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster