Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

28 Ocak '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
71
 

1998 Adana Mutabakatı

 
   Türkiye bir tarafta Kandil ve Sincar merkezli PKK Terör örgütüyle mücadele ederken, diğer taraftan da Suriye'nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan PKK'nın Suriye uzantıları   YPG, PYD terör örgütleriye mücadele etmektedir.
 
   ABD ve Rusya destekli  YPG ve PYD  terör örgütünün tıpkı Irak'ın kuzeyinde olduğu gibi Suriye'nin kuzeyinde de sınırlarımız boyunca "otonom bir Kürt devleti kurma" çabaları devam etmektedir.
 
   Türkiye Suriye'nin kuzeyinde ve sınırlarımız boyunca oynanmak istenen bu oyuna karşı YPG ve PYD, PKK güçlerine önce "Fırat Kalkanı", daha sonrada "Zeytin Dalı" harekatını yaparak sınırlarımızın güvenliğini sağlama noktasında kararlılığını göstermiştir.
 
   Suriye sınırında ve Fıratın doğusunda Türkiye sınır güvenliğini sağlama adına aylardır askeri hazırlıklarını yaparken, bir taraftan da ABD ve Rusya ile de görüşmelerini sürdürmekte, Fıratın doğusundaki terörist unsurları temizleme konusundaki kararlılığını ısrarla devam ettirmektedir.
 
   Her zaman "ikili oynayan" Rusya başkanı  Putin, yaptığı bir konuşmada 1998 yılında Suriye ve Türkiye arasında imzalanan "Adana Mutabakatını" gündeme getirerek, "Mutabakatın gerekleri yerine getirilmeli" sözleriyle yeni bir tartışmanın yolunu açmıştır.
 
   Putin'in bu uyarısına Sayın Cumhurbaşkanımız da sessiz kalmayarak: "Adana Mutabakatı üzerinde ısrarla durulması" gerektiğini vurgulamıştır.
 
         Adana Mutabakatına giden yol
   1990 yıllarda Suriye'nin PKK'nın faaliyetlerine müsade etmesi, kamp ve eğitim çalışmalarına göz yumması, özellikle de sınırlarımızdan geçerek Türkiye'de terör faaliyetlerinde bulunması büyük sıkıntılar yaratıyordu.
 
    PKK  elebaşı Abdullah Öcalan Bekaa Vadisinde  Suriye hükümetinin himayesinde Türkiye'de özellikle de Güneydoğu Anadoluda terör faaliyetlerinde bulunuyordu. Türkiye bu duruma büyük tepki gösteriyor, PKK ve elebaşının Suriye topraklarından kovulmasını, elebaşlarının yakalanarak Türkiye'ye tesliğm edilmesini istiyordu.
 
   1998 lere gelindiğinde olası bir Türkiye- Suriye askeri çatışmasının kaçınılmaz bir hale geldiğini gören uluslararası toplum, devreye Mısır ve İranın arabuluculuğunu koyarak  20 Ekim 1998 yılında "Adana Mutabakatını" imzaladı.
 
   İmzalanan bu mutabakatla; Öcalan'nın Suriye'nın dışında olduğu ve bir daha asla Suriye topraklarına alınmayacağı;
   Yurt dışında bulunan PKK unsurlarının Suriye topraklarına tekrar alınmayacağı;
   Suriye'deki PKK kamplkarının derhal kapatılacağı , PKK  unsurlarının tutuklanacağı ve listelerinin Türkiye'ye verileceği; gibi önemli maddeler içermektedir.
 
     Suriye ile 1998 yılında imzalanan "Adana Mutabakatı, 2011 yılında yeniden güncellenip TBMM'ye sunularak onaylanmış ve yürürlüğe girmiştir.
   
     Güncellenen bu  mutabakatta;
      Başta PKK olmak üzere tüm terör örgütlerinin iki ülkenin güvenliğini tehlikeye düşürecek faaliyetlerinin engellenmesi,
     Gerektiğinde ortak operasyonlar yapılması gibi önemli maddeler içermektedir.
 
     Rusya lideri Putin'nin 21 yıl önce imzalana "Adana Mutabakatını" tam da Türkiye'nin Suriye sınırına yığınak yaptığı ve "Fıratın doğusuna" her an bir harekat yapabileceği bir süreçte gündeme getirmesinin arkasında yatan amaç neydi?
     Birincisi, son dönemde askeri hazırlıklarını tamamlayan Türkiye'nin tek taraflı bir müdahaleye kalkışıp Suriye sınırları içinde yeni bir cephe açmasını ya da ABD ile anlaşarak "güvenli bölge" oluşturmasını önlemeye çalışmak.
     İkincisi, güvenlik kaygılarına saygı gösterdiği Türkiye'ye terörle mücadelede en doğru yolun Suriye yönetimi ile iletişim kurmak olduğu mesajını verirken, Suriye yönetimine de Türkiye'ye dönük terör tehditlerini önleme taahhüdünü anımsatmak.
 
     Putin'in Türkiye'ye "Adana Mutabakatını" hatırlatması başta Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız tarafından "olumlu bir gelişme" olarak yorumlansa da; Türkiye ABD ile  yaptığı görüşmelerde Suriye sınırlarımız boyunca 20 Mil lik bir "güvenlikli bölge" oluşturması çalışmalarını yürütmekte, bu durumda da Rusyanın mutabakat hamlesiyle , Türkiye ABD ortak yürüteceği "güvenlikli bölge" projesini engellemeye yönelik bir çıkış mı? diye düşünmek durumunda kalınmaktadır.
 
   Suriyenin Kuzeyi, sınırlarımız boyunca terör odaklarından  temizlenme mücadelemizde Rusya, ABD  Türkiye ve Suriye  arasında  müthiş bir santranç oyunu oynanmakta,  bu oyunun sonucunda "Şah mat" kim diyebilecek bekleyip göreceğiz.
 
Sonsuzluk, Osman Özeker 28,01.2019.
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 280
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2908
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster