Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '10

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
230613
 

20 Günde 6,5 Kilo Vermeyi Nasıl Başardım?

20 Günde 6,5 Kilo Vermeyi Nasıl Başardım?
 

Son zamanlarda tartıya çıkmaktan korkar olmuştum. Bir insan kilosunu öğrenmeye çekindiği zaman konu, tehlikeli sulara girmiş, kırmızı alarm sirenleri kulaklarını sağır edercesine çalmaya başlamış demektir.

Neyse lafı uzatmayayım. Tüm cesaretimi toplayıp çıktım elektronik teraziye. Hayatım boyunca gördüğüm en yüksek kilo değerimi görünce –ne kadar kendimi alıştırmış olsam da- dumura uğramadım dersem kuyruklu yalan olur. Ve o an karar verdim…

Evet dostlar. Yirmi gün önce yaşadığım bu olaydan bugüne dek vermiş olduğum kilo değeri, belki inanmayacaksınız ama tam 6,5 kilo. Yaklaşık bu tempoyla gidersem sanırım bir ayda 8 kilo civarında vermiş olacağım.

Peki nasıl başardım bu işi?

Tek cümle ile özetlemek gerekirse; öğünleri iki katına çıkarırken, porsiyonları yarıya düşürdüm. Ve de hareket etmek için kendime bahaneler yaratmaya başladım. Özellikle de ara ve ana öğünlerimden hemen sonra. Yani daha az ve daha sık aralıklarla kalori almaya; daha fazla ve daha sık periyotlarda bilinçli kalori yakmaya başladım.

Tabi ki şeker-beyaz un-tuz üçlüsünü en aza indirdiğimi, zaten kullanmadığım, zeytinyağı dışındaki yağlara hala rağbet etmediğimi, bol meyve ve sebzeden müteşekkil öğünler kompoze ettiğimi söylememe her halde gerek dahi yok.

Konuyu biraz daha somutlaştıracak olursak işte klasik bir günüm:

- Sabah oldukça erken bir saatte yapılan kahvaltıda; bir dilim tam kepekli ekmek, yağsız beyaz peynir, bir domates ya da salatalık.

- Kahvaltının üzerine; 45-50 dakika süren tempolu açık hava yürüyüşü, çekebildiğim kadar mekik, beş dakikalık meditasyon.

- Kahvaltı ve öğlen yemeğinin arasındaki zaman diliminin tam ortasında yenen bir adet portakal ya da elma…

- Öğlen yemeğinde zeytinyağlı bir sebze yemeği ve yağsız yoğurt.

- Öğle yemeğinin üzerine yapılan herhangi bir fiziksel aktivite (markete yapılacak bir yürüyüş, balkona çamaşır asmak, bulaşık makinesi boşaltmak, işyerinin çevresinde iki tur atmak vs.)

- Öğlen ve akşam yemeğinin arasındaki zaman diliminin tam ortasında yenen bir avuç kadar ceviz-tuzsuz leblebi-siyah kuru üzüm-kuru yaban mersini-kuru erik karışımı.

- Çok geç olmayan bir saatte yenen akşam yemeğinde; ton balıklı yeşil salata ya da ton balıklı kepekli makarna ya da ızgara tavuk-balık-yağsız kırmızı et.

- Akşam yemeğinin üzerine yapılan herhangi bir fiziksel aktivite (markete yapılacak bir yürüyüş, balkondan çamaşır toplamak, bulaşık makinesini yerleştirip kurmak, evin çevresinde iki tur atmak vs.)

- Yatmadan en az iki saat önce de bir portakal ya da bir elma (gündüz hangisini yediyseniz gece diğerini tercih edebilirsiniz).

Tüm bunların dışında asansörü bırakıp merdiveni kullanmaya, alkol alıyorsanız bunu minimuma indirmeye ve mümkünse sadece kırmızı şarapla yetinmeye, gazlı-kafeinli-şekerli içeceklerden uzak durmaya, yağlı-tuzlu-kızartılmış yiyeceklere dönüp bile bakmamaya, arabanızdan inip bisikletinize binmeye başlamalısınız.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar dostlar. Ben yaptım oldu. Yukarıda anlattıklarım son yirmi günde eksiksiz yerine getirdiklerim ve sonuç, envanterden düşen 6,5 kilo. Sabah yataktan katlığımda artık hissetmediğim o iğrenç ağırlık, baş ve eklem ağrıları ve bitkinlik hissi.

Yine aklıma gelen farklı uygulamalarım olursa sonraki yazılarımda paylaşmaya devam edeceğim. Tartıdaki gelişmelerden de sizleri haberdar etmeye devam edeceğim. Merak edenler ve ilgi duyanlar için tabi.

Bir de son söz: Bu anlattıklarım aslında bir diyet programı değil, bir tarz-ı hayat, bir yaşam kültürü olmalı. Yoksa çabuk verdiğimiz kiloları daha da çabuk almamız işten bile değil. Şimdiye kadar hep böyle oldu değil mi?

Nasıl Kilo Verdim? İnanın Mucize Değil!

Üstün Seks Performansı İçin Afrodizyak Diyet

Çikolata ve Kadın

Bir Ceviz, Üç Badem, Beş Fındık

Bu Bir Diyet Reçetesi Değildir

Light Çinekop

Muhteşem Bir Diyet Yemeği

Yaz Başında Verir, Kış Başında Alırız

“Blog Ödülleri 2010” organizasyonunda finalist olan bu blog için bana destek vermek isterseniz, oylama için aşağıdaki linki tıklayabilir, oy kullanabilirsiniz:

http://2010.blogodulleri.com/frame/show/aydin-lik-ve-sevinc-e-dair-531

Ayrıca görüş ve bilgi alışverişinde bulunmak isteyen dostlarımız için elektronik posta adresim sevinc35.5@hotmail.com şeklinde.

Şimdiden teşekkürler ediyorum.

Bir Ay Bitmeden Sekiz Kilo Gitti

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

en kötü kilomdayım ve... bir şeyler yapmalıyım diye bekliyordum (Tetikleyici güç) Nisan geldi ya arabayı bıraktım. Sizin yazıyı okuyunca çok şey yapmam gerekenlerde var. Sizi tebrik ediyorum.

yekruseha 
 31.03.2010 19:07
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Umarım siz de hedeflediğiniz kiloya ve bundan daha da önemlisi size mutluluk ve huzur verecek sağlıklı yaşam alışkanlıklarına ulaşırsınız. Yeşil Karadenize sımsıcak selamlarımı gönderiyorum.  01.04.2010 10:30
 

İyi güzel de bunları saati saatine kim hazılrıyor size, mutfaktan çıkamıyordur artık:)...Şaka bir tarafa bravo öncelikle...Zaten az kalori ve hareket işin temeli...Bir de kekik suyu için derim ben...

Sema CURUK 
 31.03.2010 17:59
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sema Hanım. Vallahi bu kekik suyunu bir ara babama içirmiştik de adamcağız hastanelik oldu. Ters etki yaptı. Bu nedenle ben de uzak duruyorum. E malum genetik harita aynı:)  01.04.2010 10:32
 

Siz bayağı bayağı rejim yapmışsınız. Hayat boyu sürmesi gereken sağlıklı beslenme rejimi .Tebrikler. Ben de akşamları sadece lahanalı pırasalı havuçlu sebze çorbası , sabahları corn flakes yemeye öğleyi de az bir şeyle geçiştirmeye çalışıyorum şu ara ve daha iki günde aynadaki yüzümün daha güzelleştiğini farkediyorum. İradem fena değildir bakalım ne kadar sürdürebileceğim. Mecburum aslında çünkü kan yağım ve kolestrolüm. füze misali uçmuş. İyi günler

beyazışık 
 31.03.2010 15:27
Cevap :
Sağlıklı ve konforlu yaşlanmak için daha genç ve orta yaşlarda sağlıklı yaşam şartlarını bir kültür haline getirip, içselleştirerek yaşamak, dediğiniz gibi aslında bir zorunluluk. Çok teşekkür ediyorum. Ankaraya bol selam Sevgili Hanımefendi.  31.03.2010 15:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 929
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3563
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster