Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '10

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
814
 

20 yıl sonra...

20 yıl sonra...
 

Atilla Sertel


Çekişmeli bir mücadeleden sonra İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığına seçilen Atilla Sertel’le, konuşma uğruna , ümitsiz bir bekleyiş içinde sekreteryasında otururken, ”pat” diye çıkageldi. 20 yıl olmuş, birbirimizi görmeyeli.

Bir eli telefonda, daldı içeri, odasına yönelmişken, beni gördü. Duraksamadan gelip elimden tuttu, birlikte girdik odasına. O, hala konuşuyordu. İşte, 20 yıl önceki aynı adam, bir daha karşımdaydı. Hoş geldin Muzaffer Abi, dedi. İsmimi unutmamış.

Konuşmasını bitirdi, karşılıklı bir “vay be!” çektik. Nerden nereye dedik. Eski birlikteliğimizi andık uzun uzun.

Güneş Gazetesinin haber müdürüydü o zaman. Bense, gazetenin Marmaris muhabiri. Film almağa gelirdim İzmir’e. O zaman tanıdım.

Dağınık gibi durur, değildir. Sık sık dalar. Aniden kalkar, yer değiştirir. Sonra, aklına geleni unutur. Her şeyi çaktırmadan kritik eder. kritiği çoktur. Takipçidir de. Bir şeyi unutmaz. Ceketinin uçlarını savura savura bir yere gidiyorsa, çok önemlidir o iş. Hele ikide bir gözlüğünü düzeltiyorsa iyi bir av yakalamıştır, gözleri o zaman daha parlaktır.

Güneş’in Marmaris muhabiriyim. Bir mesele oldu da kırıldı. Dediğini yapmamışım. Turgut Özal gelecek Marmarise dedi telefonda. “Karşıla ve haberini geç resimleriyle,” dedi. İyi dedik.

Postu Lidya sahillerine serdim. Elimde makine, plajda güneşleniyorum. Motor yanaştı, içinden Özal ve ardından bizim Haber Müdürümüzü de görmem mi? İskeleye çıktılar hep birlikte. Basında usuldür. Orada gazetenin muhabiri varsa, onun üstüne bir başkası gelmez, yollanmaz. Oooo, Foto, moto tam takım gelmişler.

Ben de kumlara tekrar serildim. Altımda mayom vardı. Elimde makine, önemli bir gün. “Özal gelmiş, muhabirimiz, deniz sevdasında” Dışarıdan böyle görünüyorum. Ertesi günü fırça. Sana güvendik, bizi ektin diye. Eee, gelmeseydiniz. Bana bıraksaydınız değil mi? Fırça atmıştı Müdürümüz. Ben de kendimi otomatikman İstanbul merkeze atayıverdim.

İzmir’e bağlı olduğum halde, ilişiğimi kestim. Talimatları ve filmleri merkezden almağa başladım.. İstanbul’a gidip tanıştım yazı işleri kadrosuyle. “Marmaris muhabiriniz” diyerek, ismimi söyledim. O da ismimi yüksek sesle salona haykırmaz mı?. Yazı işleri müdürüymüş salonda gezinen. Ki tembih etmiş. Cellek gelirse, haberim olsun diye. Ve ismim anons edilir edilmez, koskoca salonda çalışanlar birden zıng diye durdu. Nereden anladım? Hasıl olan bu “ani sessizlikten”.

Duru, beni merak edermiş. Şu meşhur romancımız. Gittik tanıştık.

İzmir Gazeteciler Cemiyetinde oturmuş, bunları konuşuyoruz Başkan Atilla Sertel ile. Onun çok telâşlı halleri gitmiş. Sakin bir hali var, öyle gördüm. “ Fırça haksızdı” dedim. Güldü, ses etmedi.

Atilla Beyi basından takip ettim hep. İzmir B. Şehir Belediyesi Basın Dairesi Başkanı oldu. 1991 de SHP den Milletvekili adayı oldu. Oy çokluğu ile 1 nci sıraya çıktı. Barajın azizliğine uğradı.

Sonra Yeni Asır, Hürriyet gazetelerin haber müdürlüklerinde çalıştı. Şimdi Mayıs 29’ da bir yıl olacak Cemiyet Başkanlığına seçilişi. Ayrıca da Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı kendisi.

Siyasetten gelme bir teşkilâtçılığını, gazeteciliğin verdiği gözlem ve mesleki disiplinle de birleşince Atilla Sertel, uzun mesafeleri kısaltmış bu günlere gelmiş. Şimdi de sorumluluklar yüklenmiş.

Hiç boş durduğu yok. Çok müstesna bir yerde Gazeteciler Lokalini yenilemiş, eklentiler yapmış, üyelerin rahatını sağlamış. Herkes memnun. Moral geceleri tertiplemiş beş yıldızlı otellerde aile boyu ve ücretsiz.

Şimdilerde Viyana’ya gazeteci arkadaşlarını yolluyor, bilgi ve görgülerini aratırsın diye. Oradan da gelecekler varmış, burada ağırlayacak.

Hem benimle konuşuyor, hem gazete başlıklarını süratle okuyor, hem elinde telefon meram anlatıyor. Hem zile basıp talimatlar veriyor. Baktım, yine gözlüğü sık sık düzeltmeğe başladı. Burnu biraz kalkıklaşmağa başladı. Onu tongaya düşürmek için, bir tarih söyledim, yanıltarak “1990’da mı gelmişti o bakan?” diye sordum. Birden eller, ayaklar toplandı şak diye cevap verdi “ Hayır 1991’de ilk defa Cemiyetimizi bir bakan ziyaret etti “ dedi. Hımm. Şaka yapmıyor adam! Hepten alesta! Şiştik tabi.

Gazetecilik öğrencisi iken Milliyette iş bul çalış. Sonra önemli gazetelerin haber müdürlüklerini yap, belediyenin basın daire başkanlığı ifa eyle. Seçimde baraj kurbanı ol. Şimdi hem İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ol hem de federasyon başkanlığı da cabası.

Bunları ne ile kazandı? Söyleyeyim size. Hayatta kılı kırk yarmakla, işin takipçisi olmakla, ara yerde uçurulan ceket uçlarıyle, sık sık düzeltilen gözlükle, herkesten önce aşılması gereken engelleri o uzun adımlarla aşıvermekle. İşi sevmekle bir de. Okulu bitirmekle, gazeteci olunmuyor.

O zaman soramadık, aklımıza gelmedi. Buradan soralım “ Yahu Sertel bu enerjiyi nereden alıyorsun. Kemer Barajından mı?” diye.

Basında stajyeri, çalışanı, yönetim kurulunda olanı, üyeleriyle bir bütün İzmir’deki cemiyet mensupları. Onlara vaktiyle, gazeteciler sitesi kuruldu, her biri ev sahibi yapıldı.

Tam 20 yıl sonra konuşabildik, senesi dolmadan da başkanlığını kutladık eski haber müdürümüzün.

Cemiyet mensupları, muhtelif teşkilâtlarla birleşip aile boyu pikniklere gidiyorlar, (resimlerde görüldüğü gibi.) Aklıma gelmedi de fikrini alamadım. Bizim blogcular gezmeyi sever. Onlarla iletişim kurulsa da birlikte hareket edilse blogcu dünyası olarak, biz yazar namzetleri olarak, ilerisinin gazetecisi olarak. Onların dünyalarını, böylelikle tanırlar hiç olmazsa. Merak edenlerimiz var. Di mi?

RESİMLER ve KONULARI ( Sıra numarasına göre)

1- Çalışan gazeteciler gününde 2- Başkan Sertel, C.Başkanı ile 3- Azerbaycan’da Ermeni mezalimi sergisi 4- Bakan Arınç’ın cemiyeti ziyaretinden 5- Basın İlan Kurumu Gn.Md.M. Atalay’ın ziyareti 6- Basın Müzesi toplantısından 7- Basın müzesi toplantısına katılanlar 8- Başkan Sertel, Arınç’a Hasan Tahsin Heykelini hediye etti. 9- Arınç’ın ziyareti 10- CHP ve İGC yönetim kurullarının birlikteliği 11- Şiğli B. Başkanı M.Solak ile 12- Çin’den gelen gazeteci heyeti ile 13- Konak B.Başkanı Hakan Tartan ile 14- Validen, Kafkas Gazeteciler onuruna yemek. 15- Bşk. Sertel, Buca B. Bşk’nına heykel verdi 16 – 19- Başkan Serte’in boş vaktini bulamadığımızdan, nereye döndü ise resimledik kare kare. 20- İGC. İzmir’eki basın ve TRT’yi ziyaretle bu kuruluşların yıldönümlerini kutladı 21- Çiğli basın pikniği neşeli geçti. İlgi büyüktü. Niçin Milliyet Blogcuları da katılmasın? Bu organize, baştan beri sağlanmalıydı. "Blog yazarları Derneği kursaydık baştan, ,iyi olurdu.22- Ödüller

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 891
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster