Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
371
 

20 yıl sonra

20 yıl sonra
 

KAMİL İNSAN


20 yıl sonra, Kamil insan hayatımızı normal bir şekilde idame ettirirken ilginç bir şey olsa da zaman tünelinden geçsek, ne bileyim ilerisini görme yetimiz oluşmuş olsa! olabilir mi? Olabilir. Farz edelim ki böyle bir şey oldu bir sabah uyandınız aynaya baktınız, oda ne! aynada yüz kendi yüzünüz ama 20 yıl ihtiyarlamış vaziyette, gözlerinizi ovuşturuyorsunuz, yanlış görüyormuş gibi inanamıyorsunuz. Ve aynaya daha dikkatli bakarken başlıyor aynada görüntüler gelmeye. O yirmi yıl sonraya gelene kadar yaşantında yapmış olduğun hatalar güzellikler, iyilikler, ruhundan, aklından geçip de yapamadığın fırsatlar, kızgınlık neticesi kırmış olduğun insanlar, aman sen de deyip kirlettiğin çevren, susuzluk, topraksızlık her şey peş peşe sıralanıyor. Sen aynanın karşısında şaşkın şaşkın bakıyorsun. Birden hayır diyorsun ben bunları yapmış olamam bunlar bir rüya olmalı diyorsun. Fakat aynadan bir ses fısıltı şeklinde ruhunun derinliklerine kadar işliyor ve sana diyor ki bu gördüklerin maalesef doğru ve bunları sen yaptın. Sonucuna da katlanacaksın diyor. Birden ayna aydınlanıyor ve bir de bakıyorsun normal halini almışsın. Şaşkın bir halde ben hayal mi gördüm yoksa bunları aklımda kurgulayıp yaşamış gibi mi gördüm diyerek yüzüne su çarpıyorsun. Ve bu olay gün boyu seni etkiliyor olsa; Acaba bizler şu anda yaptığımız veya yapacağımız şeyleri değiştirir miydik? Duyar gibi oluyorum tabi değiştirirdim dediğinizi. Ama maalesef böyle bir imkânımız olmadığı için günlük yaşam savaşı içinde ilerisini göremeden, hır gür yaparak, birbirimizi kırarak, elimizdekilerin değerini bilmeyerek, fırsatları kaçırarak, dünyamızı gelecek nesillerden emanet aldığımızı düşünmeden, onu kirleterek yaşamımıza devam ediyoruz. Ve sonra da bunları görme imkânımız olduğunda, inkâr ederek hayır ben bunları yapmış olamam diyoruz. Aslında hepimiz doğduğumuz andan itibaren bir öğrenci oluyoruz. Herkes, her şey bize bir şeyler öğretiyor. Kimimiz usta oluyor gerisinde çıraklar yetiştirip iz bırakıyor, kimimiz de öğrenci geldiği dünya’da hiçbir şey öğrenme hevesi olmadan boş bir yaşam yaşayarak, geldiği gibi boş gidiyor.(bir düşünürün “ aslında onlar birer ölü, ama sadece toprağa girmemişler” dediği gibi.) Her insan tekâmül ederek mükemmelleşme yolunda ilerlemelidir. Yaşantı sadece yemek içmek yatmak gezmekten ibaretse bizim diğer yaşayan canlılardan farkımız ne olur, bu nedenle düşünmez, fikir üretmez, taş üstüne taş koymazsak, kâmil insan olma için caba harcamazsak yaşamamızın bir anlamı olmaz. Hayatımızın ne şekilde devam edeceğini bilme imkânımız olmadığından ileride bizi hatırlayanlar için iyi bir iz bırakacak şekilde yaşayalım. “Hatırlar mısın sen doğduğunda ağlıyordun ve etrafındaki herkes gülüyordu. Öyle bir hayat sür ki, sen öldüğünde herkes ağlasın, senin yüzünde ise anlamlı bir gülümseme olsun.” Eski bir tapınak yazıtından.

Erhan Sirekin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 3673
Kayıt tarihi
: 27.06.08
 
 

Genç emeklilerden olup, hayat denen tiyatro içinde rol alan bir oyuncu gibi yaşamın kıymetini bil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster