Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '06

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
442
 

2006’nın son günleri...

Koskoca 1 yıl daha geçti sayılır. Birkaç gün sonra yazılarımızın altına atacağımız tarihlerde 2007 olcak. Size de olur mu? Ben yılın ilk aylarında 2007 atmamak için direnirim adeta. Ama oyle bilerek falan değil. İstemeden. Örneğin 01.01.2006 yazarım büyük ihtimalle. Gidişini kabul etmek çok zor geliyor sanki. Hani yeni şeylere de alışmak zordur ya. Şimdi kendi açımdan düşünüyorum da tek rakamlara bir gıcıklığım baştan beri vardır zaten: Üstüne üstlük 7 rakamını da hiç sevmem. Ben şimdi içten içe reddediyorum yeni yılı. Onun da çok umurunda ya. Şunun şuarasında kaçgün daha 2006 hükmünü sürebilecek ki. Kabul etmek zorundayım. Yılların çok hızlı geçip gittiğini kabul etmem gerekiyor ama nasıl kendime anlatacağım ben bunu.

Hani kitaplarda falan okuruz ya onun gibi. Bir abakıcam arkama 70-80 yıl akıp gitmiş. Bakalım o kadar yaşıyacak mıyız? O da işin ayrı bir yanı. Kaç yaşına geldim ama hala 6 yaşında anneannemin evinde mısır patlattığımız günler sanki geçenm kıştı sadece. Hiç unutmam sobanın karşısında yediğim o kocaman mısır patlaklarının tadını. Nede güzel patlatır sevgili anneannem mısırı. Bir de ne güzel omlet yapardı sabahları. Sabah erkenden kalkıp sobayı yakan anneannnem sonra bana güzel bir omlet yapar yanına da ıhlamur demlerdi.

Bazı günlerde sıcacık ve yumuşacık yumurtalı ekmekler. Yumurtalı ekmeği ne kadar uğraştıysam onun gibi yapamıyorum. Gidince soruyorum "nasıl oyle yumuşacık oluyor?" diye. Yanında yapışını izliyorum. Yumurtanın içine su koyuyor. Ben de koyuyorum, yok onun gibi olmuyor ne yaparsam yapayım. 32 yaşındayım. Ama 6 yaşında anneannemle geçirdiğim kış geçen kıştı sanki. Ne kadar da geçmiş üstünden. Tam 26 sene. 26 sene mi? Yok canim ben dün gibi hatirliyorum. Yumurtalı ekmeğin kokusu burnumda. 26 sene ne yaptım da geçti bu kadar çabuk? 26 yılbaşı gecesi hatırlamıyorum ki ben? Ne çabuk da geçmiş...

Bu yılbaşı bayrama geliyor ya. Gitsem mi anneannemin yanına. O uyuklarken yılbaşı programlarını izlerken, izlesem mi onun gül yüzünü. Torununun oglu yanındayken onun mutluluğu ile yeni yılı görsem mi? Koskoca anneannemin gönlünde geçirsem mi yeni yılı? Biliyorum her yılbaşında olduğu gibi yine mısır patlatacak ve tencerede 1 tek patlamamış mısır kalmadan o kadar leziz mısırlarını nasıl yaptığını anlamadan patlatacak. Sabah olunca da istersem bir sürü mis kokulu yumurtalı ekmek de yapar bana. Gerçi artık bahçesinde tavukları yok. Çünkü tek katlı güzel evinin yerinde bir apartman duruyor şimdi. Eski evi hatırlatır hiçbir yanı da yok üstelik. Soba bile gitti bu sene. Dogalgaz geldi. Kalorifer geldi. Ama duydum ki anneannem özlüyorrmus kuzinesini. Kuzinenin üstünde yavaş yavaş pişen fasulyeyi...

Hoşgeldin 2007. Hoşgeldin sen de 365 gün sonra gideceksin nasıl olsa. Tekrar hoş geldin ama sen de 2006, 2005, 2004 ve diğer seneler gibi benim ve tüm insanların hayatında olan çok şeyi kaçırdın. Ama yine de iyi ki geldin....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam 11 yıl önce doğdum sizden, ama aynı şeylere özlem duyuyoruz, yenilikler hayatımızı ne kadar kolaylaştırmış olsa da :) Ben anneannemi 20 yıl önce kaybettim, onu çok özledim yazınızı okurken. Ömrü daha uzun olsun, sevgiler :)

CananGulOzal 
 26.12.2006 15:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 814
Kayıt tarihi
: 25.12.06
 
 

1974 Yalova dogumluyum. Evliyim ve 1 çocuk annesiyim. Mesleğim bankacılık... Konuşmayı, dinlemeyi,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster