Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1735
 

2007-2008 Eğitim öğretim yılı başladı

17 Eylül de okullar resmi olarak başlayacak, uzun bir süre yani haziran ayının ortalarına kadar eğitim ve öğretim devam edecek. Fakat aileler için eğitim ve öğretim yılı başlamış bulunmaktadır. Okul kıyafetleri, okullara bağış, kırtasiye malzemeleri almaya başladıkları için eğitim öğretim yılı aileler açısından başlamıştır. Ben bu yazımda Milli Eğitim Bakanlığının görevlerini daha doğrusu Milli eğitim Bakanlığının teşkilatında çalışan ve onların bir parçası olan öğrencilerimizin durumunu kendi gözlemlerimle anlatacağım.

Milli eğitim bakanlığının görevlerinden birincisi yasada yazıldığı şekliyle “Atatürk İnkılap ve İlkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk Milletinin milli, ahlaki, manevi, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş vatandaş olarak yetiştirmek üzere, Bakanlığa bağlı her kademedeki öğretim kurumlarının öğretmen ve öğrencilerine ait bütün eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, programlamak, yürütmek, takip ve denetim altında bulundurmaktır” Gelelim burada yazıldığı gibi mi eğitiyorlar. Bakanlığın 1923 den günümüze kadar değişime uğrayan isimleri, 1923 den 1935 e kadar Maarif vekâleti, 1935 den 1941 e kadar Kültür Bakanlığı (Eğitim ve öğretimin Kültür Bakanlığına neden devredildiğini anlamak mümkün değildir.) 1941 den 1946 ya kadar Maarif vekilliği, 1946 dan 1950 ye kadar Milli Eğitim Bakanlığı, 1950 den 1960 a kadar Maarif vekilliği, 1960 dan 1983 e kadar Milli Eğitim Bakanlığı, 1983 den 1989 a kadar Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, 1989 dan sonra günümüze kadar da Milli Eğitim Bakanlığı olarak devam etmektedir. Bakanlık değişik isimlerle hep geriye dönüş yapmıştır, sadece Kültür Bakanlığı hariç. Üç defa Maarif olmuş, dört defa Milli Eğitime, bir defa Milli Eğitime Gençlik ve Spor eklenmiştir, bir defada Kültür Bakanlığı Bünyesinde teşkilatlanmıştır. Bir bakanlık 1923 den günümüze kadar sekiz defa isim değiştirip eskiye dönerse bunda bir hikmet olduğu ortadadır. Çünkü bu yıl itibariyle öğretimde eskiye dönmektedir. En basitinden cümleden harfe değil, harften cümleye gidiş devri başlamıştır. Eminim ki bu şekilde okuyan çocuklar ağabey ve ablalarını okumakta geçecek ve ezberciliği bırakacak, düşünmeye yönlenecektir. A ile B nin yan yana gelmesinden hangi hecenin çıkacağını öğrenmeye çalışacaktır. Bu iyiye yönelik bir gelişmedir. Gelelim diğer bir görevine Türk milletinin milli, ahlaki, manevi, tarihi ve kültürel değerlerini koruyan ailesini, vatanını milletini seven, yüceltmeye çalışan, insan haklarına saygılı, laik ve sosyal bir hukuk devletine yakışır görev ve sorumluluklarını bilen bireyler yetiştirmek. Yukarıda saydığımız görevleri tek tek incelemeye kalkarsak, olumsuz yönde sayfalar yazarız. Manevi, aileye bağlı, kültürüne bağlı gençlik veya orta yaş grubu inançlı veya inançsız olsun, kültür açısından, maneviyat açısından, ailevi açıdan dini bayramlarımız olan Ramazan ve Kurban bayramını tatil zannedip anne, baba, hısım, akraba demeden, yata, kata, denize, kuma koşan kişiler mi maneviyatı aile bağını kuvvetlendirecek? Atatürk diyerek onun yaptıklarını, yaptırmak istediklerini anlamayan, onu tanımayan, tanımak istemeyen, siyasetçi ve dernek kuruluşları mı medeniyete, laikliğe, sosyal hukuk devletine, sahip çıkacak? Sosyal hukuk devleti, her ferdini eşit görür, “bu memlekette ayın ve dayın varsa sırtın yere gelmez” sözü laf olsun diye söylenmemiştir. Milli Eğitim Bakanı, kendi yaptığını kendi eliyle kendi sözüyle çok defalar yıkıp geçmiş, kimseden ses seda çıkmamıştır. Bu öğretmenler bu öğrenciler kobay mıdır? Deneme yanılma sistemiyle eğitim ve öğretim mi olur? Ticaret mi yapıyorsunuz ki krediyle öğrenci geçiriyorsunuz. Çocuğun okuldaki başarısına veya başarısızlığına ders bazındakine anne baba ne karışır. Ama sağ olsun siyasilerimiz oy alacakları için herkesi her şeye karıştırdılar. 2006–2007 öğretim yılında televizyonlarda okul tuvaletinde bally çeken çocuklar öğretmenini kürsüden kaldıran gençler, ekranlara yansıdı. Bakanlık bu konuda ne yaptı, anne baba ne yaptı. Hala çocuklarını el bebek gül bebek tutmaya devam ettiklerine inanıyorum. Çünkü öğretmen öğrenci ilişkisiyle ilgili öyle diziler yayınlanmakta ki, çocuklarımıza seyrettirmeye korkuyoruz. Okul bu zannedecekler de eğitim bu diyecekler, dersten çok aşk, meşk, müdür Dilâver, hoca Ramiz, kanka Feyzullah diye birilerini ailelerinin başına dert edecekler. Bu ne rezalettir. Gerçekten şimdiki okullarda öğretim falan yapılmamakta mı?

Milli Eğitim Bakanlığı, yasanın vermiş olduğu görevi tavizsiz uygulamak, uygulayacak insanları görev başına getirmek, eğitim ve öğretimde borçsuz, harçsız, afsız, bir dönem başlatarak devamını da getirmek zorundadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

milli eğitim politikası elbette çağa ayak uydurup değişmeli, ama sık sık yapılırsa jenerasyonlar arası çok fark oluyor ve toplumda birbirinden kopuk nesiller oluşuyor. haklısınız

Canan Öz 
 15.09.2007 18:17
 

Biz birşeyleri devamlı değiştirmez ve onları bir saklayıp bir çıkarmazsak rahat edemeyizki , tabii ki bunu bilen (ermiş insanlar ya) siyasetçilerimiz bu konu ile yakından ilgilendikleri için pek çok konuda ve yasalarda yaptıkları gibi milli eğitim konusunda da sürekli değişiklik yapıyorlarki içinde yapamadıkları yada uygulayamadıkları kararnameleri bizler farketmeyelim...Tüm öğrencilerimize ve velilerine sabır diliyorum. Türkiye de çocuk okutmak gerçekten zor ve çok detaylı ama pekçok özveride bulunarak sonuna kadar okuttuğunuz çocuklarınızın boş hayaller ve ezberci bir eğitim sonunda gereğince eğitilmeden hayata atıldığını  görmek daha üzücü... Yazılarınızın devamını merakla bekliyorum...

AYDAN ÜZÜM 
 15.09.2007 15:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 808
Kayıt tarihi
: 21.06.07
 
 

1959 Ordu Ünye doğumluyum. Bursa'da yerel bir gazetede 2 seneye yakın köşe yazısı yazmaktayım; hafta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster