Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1331
 

2009-2010 Fenerbahçe’nin altın yılı…

2009-2010 Fenerbahçe’nin altın yılı…
 

Lefter’li, Can bartu’lu Fenerbahçe’yi Halit kıvanç’ın olağanüstü anlatımı ile radyodan dinliyerek aşık olan, bu aşkı hiç eksilmeden devam eden bir kalemin yani benim iddiam bu. Bu aşk, hiçbir zaman başka takımları karalamaya dayalı fanatizme pirim vermeyen sağ duyulu bir aşk.

Neden bu kadar iddialıyım? Fenerbahçe geçmişte güzel günler yaşamadımı? Tabii ki yaşadı. Ancak şu da bir gerçek ki herzaman bazı eksikler vardı, bu ilerde de olacak. Bu sezon ise bu eksiklerin en az yaşanacağı bir sezon olacak diye düşünüyorum. Neden mi?

Sayın Aziz Yıldırım’dan başlıyalım. Kimse onun çok iyi bir Fenerbahçe’li olmadığını iddia edemez. Aziz Yıldırım, 10 yılı geride bırakan başkanlık sürecinde, kendince birinci derecede önemli olan tesis ve kurumsallaşma sürecini başarı ile tamamladı. Artık belkide son dönemi olacak bu üç yılda futbol takımından büyük başarı bekliyor. Bu başarının nasıl elde edilebileceği hakkında da yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olduğunu düşünüyorum.

Bu düşüncenin ilk ayağı Daum’un tekrar takımın başına getirilmesi. Bu sayede fenerbahçe’de başarılı üç yıl geçirmiş, takımı tanımış, Türk futbolu ve futbolcusunun karekter ve ruh durumunu anlıyabilir duruma gelmiş olan bu hocayı o zaman göndermekle yaptığı hatayı anlamış ve telafi yoluna gitmiştir.

Diğer bir başarılı işde Fenerbahçeliliği, centilmenliği, efendiliği, karekteri, bilgisi asla tartışılmayacak bir isim olan Aykut Kocaman’ı Daum’un yardımcılığına getirmesidir. Bu sayede yıllardır şikayet edilen takım içindeki yerli yabancı guruplaşması bitecek, başarı grafiği de yükselecektir. Bir de menejerlik için Rıdvan Dilmen ismi geçmektedir ki, gerçekleşirse Fenerbahçenin altın yılını değil yıllarını yaşaması hiç de zor olmayacaktır.

Başarısız addetiğimiz biten sezonda ligin şampiyonluk kovalayan ilk beş takımı (Beşiktaş, Sivas spor, Trabzon spor, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın) Kendi aralarında oynadıkları maçlara baktığımızda Fenerbahçe’nin açık ara önde olduğunu görürüz. Yani Fenerbahçe takımı mevcut oyuncuları ve sorunları ile bile diğer adaylardan kötü değildir. Yeni alınacak oyuncuları teknik heyet seçeceğine göre çok daha başarılı bir sezonun bize göz kırptığı kesin.

Fenerbahçe sadece bir futbol takımı değildir. Basketboldan Küreğe, yüzmeden voleybola kadar bir çok amatör branşı içinde barındıran, bu branşlarda da başarı için hiçbir fedakarlıktan çekinmeyen bir spor kulübüdür. Bu anlamda baktığınızda bu camianın başarılı bir şekilde ayakta kalması için paraya ihtiyaç vardır. Bu yüzden kulüpteki sportif başarısı tartışılsa bile maddi getirisi olacak oyuncuları da transfer etmesi son derce doğrudur. Ve bu politika devam etmelidir. (Roberto Carlos, Alex vs..)

Geçtiğimiz sezon ligde elde edilen dördüncülük ile UEFA ligine gidilecek olması Fenerbahçe için ayrı bir şansdır. Teknik ekip ile birlikte bir kısım oyuncusunu yeniliyor olması, doğrudan, yeterince uyum sağlanmadan Şampiyonlar ligine gidilse handikap olarak görülebilirdi.

Sonuç olarak önümüzdeki sezon Fenerbahçe taraftarının özlediği altın yıl olmalıdır.

Perşembe, Haziran 04, 2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1677
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster