Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
2078
 

2010 Model Fenerbahçe ve Daum

2010 Model Fenerbahçe ve Daum
 

Christoph Daum ve Fenerbahçe


Futbol sezonuna verilen arada biz futbolseverler maalesef kendimizi boşlukta hissediyoruz. Hayatımızda futbolun öyle bir yeri var ki, boşluğunu Beko Basketbol Ligi final serisi de NBA final serisi de dolduruamadı bu aralar.
Gündemde en sıcak gündem transfer. Transfer özelinden yola çıkarak, gelecek sezonun Fenerbahçe'sine bir göz atalım. Yerli oyunculardan Mehmet Topuz için iki camianın verdiği kavga, oyuncunun Fenerbahçe'ye imza atmasıyla bitmiş gibi. Bu kaosun başlıca sorumlusu aslında bence Kayserispor yönetimi ve Topuz'un menajeridir. Oyuncuyu meta gibi alıp satmayı kendinde hak gören zihniyet malesef yine hortladı. Özellikle Anadolu'nun belli kulüpleri (ki hepimiz biliriz çok iyi bunları) sezon bitince, elindeki biraz yetenekli oyuncuları 3 büyüklere tabiri caiz ise "kazıklamak" için sıraya girerler. 3 büyük kulüp de yıllardır bu yediği kazıklardan usanmamış gibi o oyuncuları ısrarla ister ve nihayetinde büyük meblağlara transfer ederler. Çok azı o paraların altından kalkıp 3 büyüklere fayda sağlamıştır. Genellikle hüsran ile biter bu tip maceralar. Tarık Daşgün, Serkan Aykut, Erhan Albayrak, Youla gibi yüzlerce örnek verebiliriz bu hüsranlara.
Tarihten ders alıp bugünü yorumlarsak, Mehmet Topuz transferi de benzer bir risk ile karşı karşıyadır. 15 milyon euroya yakın bir masrafı olacak oyuncunun Fenerbahçe'ye. Acaba oyuncu bu paranın ağırlığı altında ezilecek mi yoksa bu para oyuncu için ekstra bir motivasyon aracı mı olacak, bunu zaman gösterecek. Fakat Topuz'un spor kamuoyundan tepki aldığı kesin.
Fenerbahçe yönetimi, Mehmet Topuz'dan yeni bir Tuncay Şanlı mı yaratmak isitiyor acaba? Hırs ve enerjisi ile takımı yönlendirecek, büyük maçlarda ön plana çıkabilecek, oyunu her iki yönüyle de oynayabilecek, takımdaki diğer oyuncuları saha içerisinde ve dışarısında toparlayabilecek bir karakter sergilemesini bekliyor anlaşılan yönetim. Ancak, Mehmet Topuz'un yukarıda saydığım özellikleri Tuncay seviyesinde değil henüz. Zaten Tuncay'ın peşinde şu anda bir çok premier lig ekibi koşturuyor. Topuz'un ise henüz yurtdışından bir talibini duymadık.
Deivid ve Colin Kazım'ın performansından memnun olunmadığı için Topuz alındı diye bakarsak, bu sefer de aklıma Zico zamanındaki Deivid ve Colin Kazım geliyor ve Topuz'un bu oyunculardan çok üstün meziyetlerini göremiyorum.
Yukarıdaki faktörleri değerlendirirsek, bu transfer bir anlamda Beşiktaş ile olan bir rekabetin sonucu gerçekleşmiştir diyebiliriz. Umarız yine de Fenerbahçe ve Türk futbolu için iyi olur.
Daum ise şu anda henüz resmen açıklanmasa da Fenerbahçe'nin gelecek sezondaki yeni teknik diretörü. Yani eski bir defteri yine açacak Fenerbahçe. Aslında Türkiye'de aynı takımı ikinci kez çalıştıran teknik direktörler büyük ölçüde hüsrana uğramıştır. Fatih Terim bile bu açıdan çok başarısız bir "ikinci Galatasaray" dönemi yaşamıştır.
Daum, Türkiye şampiyonluğu kovalamak için uygun bir aday olabilir Fenerbahçe için. Ligimizi ve insanımızı iyi tanıyan bir isim Daum. Fenerbahçe ile yaşadığı başarılar da ortada. Ancak geçmişteki başarılar, gelecekte de olacak diye bir kural yok. Daum, Köln ile çok parlak bir sezon yaşamadı. Köln'ün kadrosu kısıtlı olsa da Daum'un oynattığı futbol Bundesliga'yı takip edenlere keyif vermedi bu yıl.
Ancak esas dramatik olan, Fenerbahçe'nin futbol vizyonunun Daum ile sınırlı olması. Bu seneki başarısızlığı örtbas etmek ve üstüne Aziz Yıldırım'ın seçim vaadi olan 3 sene üstüste şampiyonluk sözünü tutabilmek için acele alınmış bir karar niteliğinde Daum seçimi. Anlaşılan Fenerbahçe bu sene de günü kurtaracak. Avrupa'da büyük başarılar, Fenerbahçeli taraftarlar için bir kaç sene daha yakınlarda değil. Gerekirse soyunma odasına ineceğini açıkayan Yıldırım, Daum'u, yeni ve Türkiye'yi bilmeyen bir teknik direktöre göre daha kolay kontrol altında tutabileceğini düşünmüş olmalı. Öte yandan ezeli rakip Galatasaray'ın elindeki kadroyu Rijkaard'ın elinde daha da parlatabilecek olması ihtimali de bir diğer handikapı Fenerbahçe'nin.
Öte yandan mevcut kadronun darlığı da düşündürüyor olmalı Yıldırım'ı. Paulsen transferi gerçekleşirse önemli bir hamle olabilir sarı lacivertliler için. Ancak, Paulsen'in de mevkiisi için çok düz bir oyuncu olması (Murat Yakın gibi) dikine değil yanlamasına oynamayı sevmesi taraftarın tepkisini çekebilir. Yine de iyi bir tercih diyebiliriz Paulsen için. Şimdilik de gündemi meşgul eden ve ciddi görünen bir transfer yok Fenerbahçe'de.
Gelecek sezon için sarı lacivertli taraftarlar bir mucize beklememeliler. Zira takımın bu sene biraz zamana ihtiyacı olacaktır. Daum ülkemizi biliyor desek de yine de takımı tanıması oyuncluarın da onu tanıması belli bir süre alacak. Galatasaray için reçetenin başına "Rijkaard'a sabredilmeli" yazmıştım. Daum ve Fenerbahçe için de aynı reçete geçerlidir. Önümüzdeki aylarda Fenerbahçe camiasını ve taraftarını için zor günler bekliyor desek yanlış demeyiz. Gereken tek şey, Fenerbahçe camiasının en büyük eksiği olan sabır.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 891
Kayıt tarihi
: 13.04.09
 
 

Gezmeyi, okumayı, eğlenmeyi, gülmeyi-güldürmeyi, düşünmeyi-düşündürmeyi seviyorum... Edebiyatla ara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster