Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
294
 

2010 ve siyaset dünyasından beklentiklerim

2010 ve siyaset dünyasından beklentiklerim
 

resim www.10aralik.org/ Sitesinden alınmıştır.


Dostlar,

"Daha çok eşitlik, daha çok özgürlük; İnsanca, adaletli bir dünya ve Türkiye için. Yeni umutlarla 2009'a yürüyoruz" demiştik bu yılın başında. "Dost omuzbaşlarını omuzlarımız yanında duyup yürekten gülerken" yürüdük umuda. Şimdi de diyoruz ki Nazım gibi yine "İnanın güzel günler göreceğiz dostlar güneşli günler, motorları maviliklere süreceğiz, ışıklı maviliklere" (*) 2010'da umudun partisinde buluşmak üzere..... " http://www.10aralik.org/ "

2009 yılı Türk demokrasisi açısından önemli kazanımların yaşandığı bir yıl oldu kim ne derse desin.

Her şeyden önce Türkler bu topraklar üzerinde Cem Boyner'in de dediği gibi Kürt'lerin varlığını fark ettiler. Daha o güne kadar Dağ Türkleri, Türklerin bir boyu olmadığı gerçeğini fark ettiler. Son 30 yılda çok kan döküldü. İçinde bulunduğumuz şu günlerde iki kardeş halk mensupları şaşkınlık içindeler.

Kuvvetler ayrımında demokrasi kültürünün aldığı mesafeaz değil. Seçilmişler ve atamışların erk mücadelesinde seçilmişlerin kendilerine olan güvenini kazanması hiç de küçümsenecek bir adım değil. Hukukun üstünlüğü ve var olduğunu ifade edebilme güzelliği.

Silahlı kuvvetlerimizin kendi içindeki uyumsuzlukları çeki düzen vermesi. Sayın Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un Trabzon Limanı'nda demirli bulunan Oruç Reis Kruvazöründeki basın toplantısı demokrasimiz açısından önemli bir ivmedir. Jitemin inkâr edilmesi, perde arkasındaki yasa dışı örgütlenmelerin kendini ifade edebileceği zemini bulamaması demokrasimiz açısından az bir kazanım mıdır?

Kürtler de artık PKK'nın demokrasi, insan hakları konularında samimiyetsizliğinin farkına varmaya başladılar. DTP’nin kapatılması sonrasında meydana gelen ayaklanma provalarını andıran sokak gösterileri, PKK'nın bir kanadının üstlendiği Tokat saldırısı sonunda 7 askerimizin katledilmesi olayları, .. Bölgesel particiliğin açmazları değil midir?

Kuzey Irak'taki Birleşmiş Milletler gözetimindeki Kürt kamplarının kapatılması ve burada yaşayan Kürtlere kucak açılması önemli gelişmelerdir. Ahmet Türk'ün Kürt kimliği nedeniyle ev kiralayamaması ve akabinde AKP Milletvekilinin kendi evini verme jestini nasıl küçümseyebiliriz?

'Türklerle Kürtlerin kardeşlik mayası bozulmadan kavga bitmeli' (**) Şiddet ve milliyetçi politikalar izleyenler kendi döktükleri kan içinde boğulacaklardır. Yeter ki onlara kulak vermeyelim.

Şimdi diyeceksiniz ki bu gelişmeler ABD ve AB'nin Ortadoğu politikaları yüzünden oldu. Nezle olup hapşırsak nedenini başkasında aramaya benziyor bu bakış açısı. Dünya platformunda Türkiye'nin gücünü görememekten ve Avrupalının 1600'lü yıllardan bu yana bizleri küçümseyerek bakması ve bizim de kendimizi işe yaramaz, ikinci sınıf olarak görme kompleksimizden kaynaklanmaktadır. Hâlbuki durum hiç de öyle değildir. Türkiye dünyada önemli ve güçlü bir devlettir. Biz kendimizi bu komplekslerden kurtaramadıkça içe kapanırız. İçe kapandıkça da "kendimizden başka dostumuz yoktur" paranoyası ile cebelleşir dururuz. Sonuçta öksürsek nedenini başkalarında arama hastalığına yakalanırız. Sen açıkta geziniyorsan, vücudunu koruyamıyorsan vücudun ne yapsın? Elbette senin zayıf noktandan birileri yararlanacaktır. Bu ABD olur, soydaşımız Azerbaycan olur.

İşte dostlar böylesi bir dönemde tüm Türkiye’yi kucaklayacak solda yeni bir oluşuma ihtiyaç var. AK Parti siyaset yelpazesinde tek başına bırakılmamalıdır. Onun dengeleyicisi olan solda çağdaş sosyal demokrat bir partiye ihtiyaç var. Kürt solcuları, demokratları, sağda kendini ifade eden demokrasi aşıkı insanlar bir yerlerden icazetli olmayan güçlü bir partinin oluşumuna bu gün ihtiyaç duyulduğu kadar hiç bir zaman ihtiyaç duyulmamıştır.

Türkiye'deki yükün altından AK Parti tek başına kalkamaz. Ona muhalefet edebilecek, yüzü dışa dönük, içerideki vatandaşlarını kucaklayabilecek "kafasının içi, evinin içi, partisinin içi demokrat" insanlardan meydana gelen bir oluşuma ihtiyacımız var. Bu oluşumun adresi de bellidir. 2009 yılı ve öncesi siyaset rahmine böyle bir bebeği düşürdüyse 2010 bebeği kucağa alma yılı olacaktır. "İnanın güzel günler göreceğiz dostlar güneşli günler, motorları maviliklere süreceğiz, ışıklı maviliklere"

(*) Edip Akbayram http://www.izlesene.cwww.izlesene.com/video/muzik-guzel-gunler-gorecegiz-gunesli-gunler/1300679

(**) Cem Boyner http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1178677&Date=27.12.2009&b=TURKLERLE

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eskilerden umudu kestik... Yeni oluşum, yeni düşüncelerin birlik ve beraberliği sağlaması dileğiyle...

Ayten Dirier 
 04.02.2010 14:48
Cevap :
Eski alışkanlıklardan kurtulmak çok zor. Yeni soluklara ihtiyaç var. İş gerçekten çok zor. Teşekkürler.. Saygı ve sevgiler.  05.02.2010 10:18
 

Toplumsal adaletin ve toplumsal barışın sağlanması, eşitlikçi, özgürlükçü, dayanışmacı ve demokratik bir ülkeyi kurmak hepimizin sorumluluğudur. · Toplumsal Adalet için… · Özgürlükçü, Eşitlikçi, Demokratik bir kitlesel siyasal hareketi birlikte örmek için… · Bilgilerimizin paylaşılması, kendimizi siyasetin öznesi kılmak için… · Sözümüzü ortaklaştırmak, gücümüz birleştirmek için… bu siyasal süreci birlikte inşa edelim.

Yapukay 
 18.01.2010 10:57
Cevap :
Tabanın beklentileri bahsettikleriniz. Elimizden geleni yaparak sabredip göreceğiz sonucu.  18.01.2010 16:16
 

Çok yakında. Özgürlükçü, eşitlikçi Demokrat bir Yeni Sol Parti Girişimi.

Yapukay 
 17.01.2010 23:29
Cevap :
Bekliyoruz... Saygı ve sevgiler.  18.01.2010 8:03
 

Emepryalizm bir hapşırma veya nezle değil; kanser bu ülkede... iyi niyetli yazınızı kutluyorum da sormadan da edemiyorum : "1950 den beri kan kanseri, akciğer kanseri ve beyin kanseri" olmuş bu ülke hapşırsa "emperyalizm " de suçu bulan kişilerce mi "kanser" edilmiştir? Yoksa ülkenin hapşırma nedeni "emeperyalizm" midir? Saygım ve sevgimle...

UFUK KESİCİ 
 11.01.2010 12:24
Cevap :
Atatürk aklıma geldi birden. "Ne mutlu Türk'üm diyene." diyordu. Yeni bir ulus devlet yaratmak için. İçi daha sonra farklı şekillerde doldurulan bu sözlerin ardında 'kendimize güvenelim' mesajı olmasaydı o cumhuriyet kurulabilinir miydi? Benim demem o ki, içe kapandıkça küçülürüz. "Türk'ün Türk'ten başka dostu yok" demeye başlarız. Bu nedenle yüzümüzü dışa dönmeliyiz. Dışarıda kandimiz göstermek için belirli bir güce ihtiyaç var. Kanseri iyileştirecek o güç de bizde var. Atilla İlhan'ın da dediği gibi Türkiye gerçekten büyük bir ülke. Teşekkürler yorumunuza. Saygı ve sevgiler..  12.01.2010 8:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 124
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 891
Kayıt tarihi
: 02.10.08
 
 

1955 Milas doğumluyum. Nüfüs kaydım orada ama "doğduğun yer değil, doyduğun yer" memleketin olurmuş ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster