Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '11

 
Kategori
Basketbol
Okunma Sayısı
2471
 

2011-2012 Galatasaray Basketbol Takımı ve oyun anlayışı

2011-2012 Galatasaray Basketbol Takımı ve oyun anlayışı
 

Becerisi yüksek ve mücadeleci bir Galatasaray.


1. BÖLÜM: Galatasaray’ın zihniyetindeki değişim 

2010-2011 sezonunun ilk devresinde Tutku Açık’ın çok iyi oynadığı ve G.Saray’ın F.Bahçe’yi 67-56 yendiği maç sonrası “Galatasaray'ın mutlaka dış atışlarda yüzdesi yüksek, guard pozisyonunda oynayan etkili ("iyi"den fazlası) bir oyuncuya ihtiyacı var. Her maçı Tutku'nun üzerine yükleyemezsiniz. Tony Parker'ın alınmasını beklemiyoruz ama öyle bir şey işte..” diyerek galibiyete rağmen eleştirmiştik. 

Bariz görülen bu eksikliği gidermek için Litvanya'nın Lietuvos Rytas takımında forma giyen 1982 doğumlu ve 1. 83 boyundaki ABD'li oyun kurucu Jerry Johnson'u transfer ettiler. Ancak Adnan Polat’ın zihniyeti yine "ucuz malın yahnisi" yolunu seçmişti ve alınan bu oyuncu, sakat olmadığı zamanlarda da Rytas'ta kadroya alınmamış ve sadece 6 maçta ligde forma giymiş bir oyuncuydu. 

Erdemir maçından sonra da şöyle not düştük: “Bu takımın ligdeki herhangi bir takımdan belirgin bir üstünlüğü yoktur. Bu takımı buralara getiren Oktay Mahmuti ve mücadele gücünün yüksek olmasıdır. Bu takımda oyunculardan çok Galatasaray'ın forması oynamaktadır. Büyük hedefleri olan bu takıma 40 yaşındaki Haluk Yıldırım'ı transfer ettiler. Ben bu takımdan hiç kimseyi milli takıma almam. Öyleyse kaliteden söz edebilir miyiz?” 

Kadronu uyduruk oyuncularla doldurursan, sadece mücadele edersin, çırpınırsın. Galatasaray “Bedeli yüksek ancak sayıca az, faydalı, fark yaratan oyuncular” yerine, “sayıca çok ama fark yaratamayan ve sıradan oyuncuları” ucuz diye toplayan; şampiyon olamayacağı neredeyse belli ama yine de belki olabilir umudu aşılanan kadrolar kurmak anlayışıyla yönetildi son sezonlarda. Ve ucuza yöneldikçe boşuna para harcandı, kalite azaldı, hedefler küçüldü.  

Oysa “Bir amaca bağlanmayan ruh yolunu kaybeder, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır!” demiş Martialis. Kaç sezondur her yerde (azar azar ya da idareten de olsa) olmaya çalışan Galatasaray hiçbir yerde yoktu. 

Bu sezon, önce bayanlar basketbolda yaptığı atakla, bugünlerde de futbol ve erkek basketbolda yaptığı transferlerle Galatasaray, artık her yerde olmaya çalışmak ama hiç bir yerde olamamak yerine, "bir yerlerde" olmayı tercih etme aklına terfi etmiştir. 

Sporda sadece para başarıyı getirmez, başarı da parayı getirir. Bu sebeple “Galatasaray'ın transferinin büyüklüğünden değil, zihniyetindeki değişiminden dolayı” geleceğe dair umutluyum.  

Sadece yabancılarla başarının zorluğunu gören Galatasaray, yabancı oyuncu ile birlikte yerli oyuncu kalitesini de artırdı. 

Galatasaray'ın değiştirdiği bu vizyon Fenerbahçe ile arasındaki rekabetin bir sonucudur ve Fenerbahçe'ye bu anlamda teşekkür borçludur. 

2. BÖLÜM: Galatasaray’ın transferleri 

Maç başına ribaund ortalaması 30, 3 ve en yüksek ribaund yüzdeli oyuncusu 5, 2 ile Joshua Ian Shipp olan Galatasaray, pota altı etkinliğini artırmak için akıllı transferler yaptı. 

Önce Beşiktaş Cola Turka forması giyen 2.05 boyunda Cevher Özer ile 2 seneliğine anlaştı. Dört numaralı pozisyonda görev yapabilen ve yakın mesafeden yüksek yüzdeyle oynayabilen Cevher Özer, geçtiğimiz sezon 11, 2 sayı ve 5, 1 ribaund ile oynadı. 

Daha sonra, halen kadrosundaki beş numaralı pozisyonda oynayabilen 26 yaşında ve 2.10 boyundaki Luksa Andric ile sözleşme yenilendi. 9 sayı ve 3, 8 ribaund ile oynamasına karşın sezonun ilerleyen haftalarında etkinliğini artıran Hırvat oyuncunun kontratı 2012-13 sezonu sonuna kadar uzatıldı. 

Bu konudaki en önemli adım 2010-11 sezonunda Pınar Karşıyaka forması giyen "Bay Ribaund" Furkan Aldemir ile dört seneliğine anlaşarak atıldı. 19 yaşındaki oyuncu, dört ve beş numara pozisyonlarında görev yapabiliyor. Çeşitli kategorilerde 82 defa milli takım forması giyen 2.07 metre boyundaki Furkan, 16 yaşından itibaren Beko Basketbol Ligi’nde şans buluyor. Son sezonunda 8 sayı ve 7, 5 gibi yüksek ribaund ortalaması ile oynayan Furkan Aldemir, sıradışı ribaund sezgisi ve pota altındaki hareketliliğiyle konuşuluyor. 14-24 Temmuz 2011 tarihleri arasında İspanya’nın Bilbao kentinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda rekor üstüne rekor kırarak istatistikleri altüst eden Furkan, 2. grup aşamasında oynanan Almanya maçında 15'i hücum olmak üzere 25 ribaund çekti. Almanya, takımca Furkan Aldemir'den yalnızca bir ribaund fazla alarak, maçı toplam 26 ribaund ile tamamlayabildi. FIBA Avrupa internet sitesi tarafından Yeni "Bay Ribaund" olarak lanse edildi. Çeyrek Finalde Rusya karşısında gerçekleştirdiği 23 ribaund performansıyla, 20 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası tarihinde, bir turnuvada iki kez 20 ribaund barajını aşan ilk oyuncu oldu. Furkan Aldemir 9 maç sonunda 14, 8 sayı 15, 9 ribaund ortalamaları yakaladı ve Avrupa Şampiyonası'nın "ribaund kralı" oldu. 

Son olarak da, 2010 - 2011 sezonunda NBA takımlarından Philadelphia 76ers forması giyen Litvanyalı pivot Darius Songaila ile 1 seneliğine anlaşıldı. 2.06 boyunda 33 yaşındaki sporcu, kariyerinin son 8 yılında NBA takımlarından Sacramento Kings, Chicago Bulls, Washington Wizards, New Orleans Hornets için mücadele etmişti. Litvanya Milli Takımı'nda da yer alan oyuncu, dört ve beş numaralı pozisyonda görev yapıyor. Darius Songaila, pota altının en başarılı ve en mücadeleci isimlerden biri olmanın yanı sıra, serbest atış ve orta mesafe şutlarındaki isabet oranı ile de dikkatleri çeken bir oyuncu. Pick & roll oyununa uygunluğu (Screen yapan oyuncunun çembere doğru devrilmesi) ve savunma gücü de diğer artıları. 

Pota altına bu takviyeleri yapan Galatasaray, en büyük problemlerinden biri olan dış şut yüzdesini artırmak ve daha iyi oyun kurmak için de bir ve iki numaralı pozisyonlara çeşitli takviyeler yaptı. 

Bunlardan ilki, Efes Pilsen forması giyen Ender Arslan ile üç senelik anlaşmaya varmak oldu. Türk Milli Takımı'nın da oyuncularından olan 28 yaşındaki oyuncu, 1.90 boyunda ve bir numaralı pozisyonda görev yapıyor. 

Daha sonra Yunanistan takımlarından Olympiakos forması giyen ABD'li oyuncu Jamon Lucas Gordon ile iki senelik anlaşmaya varıldı. Bir ve iki numaralı pozisyonlarda görev yapabilen 1.91 metre boyundaki Gordon, aynı zamanda tam bir savunma canavarı. En önemli özelliği sahada kaldığı dakikalarda rakip takımın en büyük skor tehdidini savunmak. Jamon Gordon, hızlı, ateşli ve taraftarların çok seveceği bir oyuncu tipi. 

Son transfer ise; yaklaşık bir sene önce “Galatasaray'ın mutlaka dış atışlarda yüzdesi yüksek, guard pozisyonunda oynayan etkili ("iyi"den fazlası) bir oyuncuya ihtiyacı var. Tony Parker'ın alınmasını beklemiyoruz ama öyle bir şey işte..” derken adeta tarif ettiğimiz Jaka Lukovic oldu. 2010-11 sezonunda Regal FC Barcelona forması giyen Sloven guard Jaka Lakovic ile de iki seneliğine anlaşıldı. 1.86 boyundaki sporcu, 32 yaşında olmasına rağmen bence Galatasaray’ın transfer zihniyetindeki değişimin en önemli simgesidir. Bir numaralı pozisyonda görev yapan ve kariyeri kupalarla dolu olan Lakovic, üç sayı çizgisinin gerisinden sağladığı yüksek yüzde ve lider karakteri ile tüm zamanların en değerli kısa oyuncularından birisi. 

Galatasaray’ın, bu sene yapılan transferlerle, bilinen oyun karakterine üst seviyede bir teknik ve beceriyi de eklemeyi düşündüğünü görüyoruz. Oktay Mahmuti’nin oyun karakterini düşündüğümüzde; mücadeleyi elden bırakmayan, çok iyi savunma yapan, her türlü savunmaya karşı hücum edebilecek, sıkıştığı anlarda elindeki kaliteli pota altı oyuncuları veya dış şutlarla (geçen seneki gibi çırpınarak değil) oyunun kilidini açabilecek, oyunun inisiyatifini elinde tutan ve keyif veren bir takım izleyeceğimizi söyleyebilirim. 

********** 

İlave bilgi: 

1 numaralı pozisyon: Oyun kurucu, asistçi (point guard) 

2 numaralı pozisyon: Şutör, hareketli, ikinci oyun kurucu (shooting guard) 

3 numaralı pozisyon: Kısa forvet, hücuma destek (small forward) 

4 numaralı pozisyon: Uzun forvet, ribaund (power forward) 

5 numaralı pozisyon: Pivot, pota altı savaşçısı (center) 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gs'ye Efes çıkmadığı için Gs final oynadı zaten. Son 5 senedir de Fener damga vuruyor. Gs boşa kürek sallıyor. Fener senelerce olur.=)

Selim Bayraktar 
 12.08.2011 20:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1058
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster