Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '12

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
4508
 

2011de Dünya, Kriz Avrupası ve Türkiye

2011de Dünya, Kriz Avrupası ve Türkiye
 

2011, dünyada meydana gelen sosyal, siyasi ve ekonomik olaylar nedeni ile hafızalardan silinmeyecek bir yıl oldu adeta. Ortadoğu’yu saran isyan rüzgârı ile hiç kimsenin öngöremeyeceği halk ayaklanmaları sonucunda Tunus, Mısır, Yemen ve Libya’da devlet başkanları devrildi. Suriye’de iç savaş çıktı ve Fas ise anayasal monarşiye geçti. Japonya’da 8,9 şiddetindeki depremi tsunami izledi ve sonrasında ise Fukuşima Santrali’nde nükleer sızıntı tehlikesi doğdu. Japonya’da meydana gelen bu felaketler ekonomiyi de ciddi bir biçimde sarstı. Londra’nın kenar mahallelerinde patlak veren isyan ise şiddet olaylarına ve yağmaya sahne oldu. ABD’de gelir eşitsizliğine isyan edildi. Ülkenin zenginliğini elde toplayan %1’lik kesime inat, gelir eşitsizliğine isyan edenler kendilerine %99 dedi ve böylelikle Wall Street’te başlayan bu olaylar dünyaya yayıldı. Somali’de ise son 60 yılın en büyük kıtlığı yaşandı. Dünyanın dört bir yanından yardım gelen Somali’de, Ağustos ayı başında 90 günde 29,000 çocuğun öldüğü açıklandı. Dünya nüfusu 7 milyar insana ulaştı.

Avrupa Birliği’nin parasal birliği üye ülkelerin borç krizine girmesiyle derinden sarsıldı. Borç krizi beş ülkede hükümetlerin değişmesine yol açtı. İtalya, Yunanistan, İspanya, İrlanda ve Portekiz’de hükümetler devrildi. Borç krizine çözüm üretmeye çalışan Avrupa Birliği’nin 2012 gündemi ise yine ekonomik kriz. Bu çerçevede Avrupa Birliği ülkeleri birbirinden ilginç çözümler üretiyor.

İşsizlik oranlarının giderek arttığı Portekiz’de Başbakan Pedro Passos Coelho işsizlikten yakınan Portekizlilere ülkeden göç etmelerini önerdi.

İspanya ve İtalya ise 2012’ye zamlarla girdi. Bu nedenle İspanya’da halkın alım gücü düştü. Avrupa’nın en yüksek işsizlik oranına sahip ülkesi olan İspanya’da hükümet asgari ücreti ve kamu çalışanlarının maaşlarını dondurma kararı aldı. Bu doğrultuda İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, İspanya’nın borçluluk düzeyini düşürmeyi öngören kamu harcamalarında kesinti ve vergilerde artış içeren 8,9 milyar Euro’luk önlem paketini açıkladı.

İtalya’da Başbakan Mario Monti hükümeti 33 milyar Euro tutarındaki tasarruf paketi de diğerleri gibi harcama kesintisi ve vergi artışlarını öngörüyor. 

Yunanistan’da ise farklı bir durum olmadı ve geçici hükümetin Başbakanı Papadimos tarafından sunulan bütçede vergi artırımları ve harcamalarda kesintiler yer aldı.

Borç krizindeki diğer bir AB ülkesi İrlanda ise bütçe açığını hedeflenen seviyeye indirebilmek için, 2012 bütçesinde vergi artışları ve harcama kesintileriyle toplam 3,8 milyar Euro tasarruf planlamaktadır.

Tablodan da göründüğü gibi, AB ülkeleri içinde bulundukları borç krizini aşabilmek için kemer sıkma politikaları çerçevesinde daraltıcı maliye politikaları uygulayarak tasarruf elde etmeyi amaçlamakta ve bu şekilde içinde bulundukları bu borç krizini aşmaya çalışmaktadırlar.

Dünya ekonomisinin içinde bulunduğu belirsizliklere ve de özellikle Euro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin büyüme hızının yükseldiği bir yıl oldu. Bu paralelde Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde %11,6 ve yılın ikinci çeyreğinde %8,8 ile yüksek bir büyüme hızı yakaladı ve yılın üçüncü çeyreğinde de %8,2 büyüme göstererek büyümede istikrarını sürdürmeye devam etti. Bu şekilde Türkiye  Çin’den sonra en hızlı büyüyen ülke oldu.

Türkiye’de işsizlik oranlarına bakıldığında ise Eylül döneminde işsizliğin 2010 yılının aynı dönemine göre 2,5 puan düşerek %8,8’e gerilediği ortaya çıktı. 2011 Eylül ayında toplam istihdam 24 milyon 749 bin kişi, işsiz sayısı ise 2 milyon 398 bin kişi olarak açıklandı.

Enflasyon ise artış göstererek üretici fiyat endeksinde (ÜFE) iki haneli rakamlara ulaştı. Verilere göre, 2011’in Kasım ayında ÜFE %0,65 ve tüketici fiyat endeksi (TÜFE) %1,73 artış gösterdi. Yıllık bazda ise ÜFE %13,67’ye ve TÜFE %9,48’e yükselmiş oldu.

Türkiye’nin önemli ihracat pazarları olan Avrupa ülkelerinin ekonomilerinde yaşanan krize rağmen Türkiye’nin ihracatında artış meydana geldi. Böylelikle Türkiye cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak ihracatta 133,9 milyar dolara ulaştı.

Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen, cari açık Türkiye ekonomisinde büyük bir risk unsuru olmaya devam etmektedir. Yılın 10 ayında 65,6 milyar dolara dayanan cari açıktaki artışın nedenleri ise ithal ara malı ve enerji ihtiyacı olarak sıralanıyor. 2012 yılı içinde Türkiye, Avrupa ülkelerinin içinde bulunduğu krizden doğrudan etkilenmek istemiyorsa, Türkiye ekonomisi için büyük bir risk oluşturan cari açığa kesin çözümler bulunmalı ve bu yönde sağlam tedbirler alınarak mali disiplin daha da güçlü hale getirilmelidir.

2011, yaşanılan olaylar dolayısıyla gerek sosyal ve siyasal, gerekse ekonomik açıdan birçok şeye mal olan bir yıl oldu. Umuyoruz ki, tüm insanlık adına 2011 yılında iyiye dair kaybedilmiş olan ne varsa 2012 yılında tekerrür etmez ve iyilerin de kazandığı bir dünya kendi ekseni etrafında dönmeye devam eder.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 24.06.11
 
 

Çukurova Üniversitesi Maliye Bölümü mezunuyum. 8 Nisan 1987 doğumluyum ve Adana'da Seyhan ilçesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster