Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
889
 

2012DE NELER OLACAK ? 2. Bölüm

2012DE NELER OLACAK ? 2. Bölüm
 

Yeryüzü savaşları


Bu bölümde 2012 ile ilgili genellikle herkesin bildiği ayni tarihlerde çakışan olaylar ve günümüzdeki korkutucu gelişmelerle ilgili yazmaya devam ediyorum.

Çeşitli kaynaklardan gelen tüm bilgiler,dinsel kaynaklar,antik çağ uygarlıklarından günümüze ulaşan kehanetler hep ayni tarihlerde büyük değişimlerin yaşandığını, ve yine evrensel bir dönüşümün eşiğinde olduğumuza işaret ediyor. 20 sene önce bir avuç insan olarak kapalı gruplar arasında konuştuğumuz ( sakladığımızdan değil tabii o zamanlar siz kafayı iyice üşütmüşsünüz diyebileceklerinden ) bu bilgiler hakkında bugün kıyamet mi yaklaştı sözü gün geçmiyor ki medyada tartışılmasın.

Bilim dünyası olup bitenleri endişeyle karşılıyor. Ama vahşi liberal ve kapitalist dünya politikalarının da yardımıyla duyarsızlaştırılmış insanoğlu en hayati konuda bile reyting malzemesine sarmış.

26 Aralık 2004'de Güneydoğu Asya'da meydana gelen tsunami ve deprem felaketiyle 200.000 den fazla kişinin ölümüyle birlikte dünyanın da ekseni değişti. İlerki bölümlerde SCHUMANN REZONANSI başlığında bu konuya tekrar değineceğim.

DOMUZ GRİBİ KONUSUNDA DEHŞET VERİCİ AÇIKLAMALAR

Son günlerde domuz gribi ve aşısı ile dünya nüfusunun üçte birini yoketme planlarının yapıldığı söyleniyor. Üstelik bu bir şaka veya komplo teorisine hiç benzemiyor. Finlandiya eski Sağlık bakanı Dr.Rauni Kilde bunu televizyona verdiği demeçte söylüyor. Üstelik bu düşüncenin A.B.D nin eski dışişleri bakanı Henry Kissinger 'a ait olduğunu ve 14-15 Mayıs 2009 tarihinde Bildenberg toplantısında alındığını söylüyor. Bu haber bana bir mail aracılığıyla geldi. Face book sayfamda paylaşmak istedim ama gelen mail dosyası buna olanak vermedi. Öte yandan geçtiğimiz hafta benim izlediğim bir tv. haberinde Çin Hükümeti A.BD.nin ülkesinin topraklarına havadan domuz gribi virüsünü yaydığını iddia etti. Her gün aldığımız bu son derece vahim bilgilere göre önümüzdeki günlerde de daha bir dizi dünya içinden ve dışından gelebilecek felaketin olacağı gözönünde bulundurulursa, gerçekten nasıl bir gidişatın eşiğinde durduğumuzun ve ne yapmamız gerektiğini, tüm bunlardan kendimizi nasıl koruyabileceğimizi iyi düşünmemiz gerekiyor. Bu konuya ilerki bölümlerde detaylı olarak gireceğim. Ancak bu konudaki bilgi ve biraz da sezgilerime dayanarak şimdilik söyleyeceğim şey, başımıza gelmekte olan her neyse dünyanın boyut değiştirme operasyonu ile ilgili olmaktadır. Gezegenimizin daha önceleri de olduğu gibi yeni bir boyuta geçmekte olduğu neredeyse artık herkesce biliniyor. Aslında Karanlık çağın sonuna yaklaşmaktayız ve tüm felaketler bu yüzden hızlanıyor. Diğer yanda Yeni bir Çağın, Yeni bir İnsan ve Yeni bir Bilinç döneminin şafağında olduğumuzu da unutmamalıyız.

MARDUK : Belki de varlığı NASA tarafından 1970lerden beri biliniyordu. Nasa bu korsan gezegenin dünyaya hızla yaklaşmakta olduğunu dünya kamu oyuna ancak geçen yıl açıkladı. Dünyaya çarpmasa bile en azından vahim iklim ve coğrafya değişikliklerine sebep vereceği bilim insanları tarafından biliniyor. 23 Aralık 2012 de Güneş sistemine en yakın noktaya erişeceği söyleniyor ! Bu değişik raporlarla kanıtlandı. Maya ve Sümer takvimlerine baktığımızda ve bir takım hesaplamalar yaptığımızda bulunduğumuz dönem ( büyük afetler eşliğinde) 2012 de bitecek diye yazıyor!

Tufan da böyle açıklanıyor. Tufan günümüzden 3.600 ile 7.200 yıl önce olmuş olanların çok küçük bir parçasını anlatır. Eskiçağ'a baktığımızda Mısır,Hint,Arap, Ege krallıklarının da hep bu dönemlerde kurulduğu ve yokolduğuna dikkat çekmek lazım. Marduk'un da 3600 yılda bir dünyaya yaklaştığı söyleniyor. Maya Takvimi'ni inceleyen astronomlar da bu tarihi bizim takvimizle 2012 yılının 23 Aralık ayı diye gösterdiler.

Marduk neden mi görünmüyor ?

Çünkü bu korsan gezegen dünyaya doğru belli bir hızla yol alıyor. Güneşe yaklaşırken hızlanıyor. Uzaklaşırken de yavaşlıyor.Genelde uzayın en gizemli nesneleri olan kuyrukluyıldızların bu tür bir hızı vardır. 1993 Mart'ında Jüpiter'e doğru yol alan bir kuyruklu yıldız Shumaker ve Levy adında iki farklı gökbilimci tarafından keşfedildi. Sadece bir yıl donra 94 Temmuz'unda bu yıldızın Jüpiter'e çarpıp dağıldığı görüldü. Ancak Marduk'un cüsse olarak bir kuyruklu yıldızdan çok dev bir gezegen konumunda olduğu biliniyor. Ayrıca göksel ekvatorun da çok altında bir yörünge izliyor. Güneşe ( güneş sistemindeki diğer gezegenlere oranla ) daha aşağıdan yaklaşıyor. Uzayda olup bitenleri uluslararası büyük finans ve medya patronlarının kontrol ediyorlar.

FOTON KUŞAĞI : 1961'de uydular vasıtasıyla Pleiades galaksisi etrafında bir foton kuşağı tespit edilmiş. 1962'de bu foton kuşağının etki alanına girdiğimiz belirtiliyor. Bizim Güneş Sistemimizin yaklaşık her 25.000 yılda bir Pleiades etrafında 1 dönüş tamamladığı,ve her 12.500 yılda bir bu foton kuşağının orta noktasına ulaştığı söyleniyor.

Bu yıllar ayni zamanda astrolojik ve spiritüel açıdan da Dünyanın Balık Çağı'ndan Kova Çağı'na geçişi ve New-Age felsefesinin başladığı yıllar. Hesaplamalar burada da 2012 Aralık ayında bu muazzam foton kuşağının tam ortasında olacağımıza işaret ediyor. Müthiş bir Tarih Çakışması yaşıyoruz.

Kurana baktığımızda şöyle yazar : Her şey birbiriyle çakışacak ve yerle gök birbirine girecek !

Bilimciler zamanımızı evrenin azami genişleme noktasına ulaşacağı zaman olarak tespit ediyorlar.

Doğu felsefesi Evrenin genişleme ve büzülme ritmini Tanrının soluk alıp verme zamanı diye tanımlar. Bu dönem uzakdoğu felsefesinde bir Süper Bilince geçiş, Hristiyanlık inancına göre Mesih'in yeryüzüne ikinci gelişi ve Tevrat'ta bildirilen Armegeddon hep ayni zamana rastlıyor. Yani herşey birbiriyle bu dönemde kesişiyor ve çakışıyor.

Belki elimizde çok kesin kanıtlar yok ama hiçbirimizin artık görmezden gelmesi mümkün olmayan ipuçları var. Önümüzdeki çok kısa bir süre içinde yaşamakta olduğumuz kaos çağının daha belirginleşeceği ve nedenlerinin de daha netleşeceğini düşünüyorum. O zaman tablonun devamını görebileceğiz. Sizlerle düşüncelerimi paylaşmaya devam edeceğim.

Şimdilik siz yine olumlu düşünmeye odaklı kalın. Çünkü neye odaklı yaşar ve zihnimizde neyi beslersek bizim hayatımızda o gerçekleşecektir. Bunu bilmemiz ve uygulamamız bile yaşamımızı sürdürmek konusunda çok etkin bir zihin terapisidir. Sevginin kozmik bağlayıcılığına güvenin. Sevgiyle kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnanç bölümüne yazdığım yazılarımı mutlaka okumanızı tavsiye ederim, çok faydalanacağınızı düşünüyorum. Saygılarımla, Ahmet Secer

Ahmet Secer 
 14.12.2009 23:48
Cevap :
Hemen okuyacağım Ahmet bey. O kadar çok yazınız var ki! Eminim bazılarından yaralanabilirim.İrtibatta kalalım. www.insanpotansiyeli.com Sevgiler  15.12.2009 12:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2182
Kayıt tarihi
: 26.07.06
 
 

 Hacettepe Üniversitesi'nde Psikoloji okudu. İ.Ü. Gazetecilik mezunudur. Öğrencilik yıllarında İn..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster