Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
128
 

2013'teki mutlu isyankârlar

2013'teki mutlu isyankârlar
 

2013'teki Mutlu İsyankârlar/Soner KAYA


Yıllar geçiyor. Eskiyen yılın yerini yenisi alıyor. İnsanoğlu, her yeni gelen yıldan bir öncekine oranla daha fazla şey bekliyor. Ve insan, gelecekten o kadar emin ki geçmişin ahını almaktan bile korkmadan geri sayıma başlıyor...

2013 yılında yetenek yarışmalarıyla gencecik yetenekler keşf edilirken onlarca duayen isim aramızdan ayrıldı. Sporda güzel şeyler olmasına rağmen gerçek anlamda dibe vurduk! Eğitim açısından okulları 4+4+4 diye ayırdık ama bir arada tuttuk! Ekonomik olarak ne uzadık ne kısaldık, 2013'ün son dakikalarında umudumuz hâlâ büyük ikramiyeydi! ;) Siyaseten ilginç hatta tehlikeli virajlardan geçtik... Yanıbaşımızda savaşlar olsa da daha beterlerinin dışında kalabildik... Sözün özü 2013'ü tatlı-sert yaşadık!

Neyse efenim... 2013 yılını öyle böyle geride bıraktık. Benim 2013 yılında fark ettiğim ve bu gün ele almak istediğim iki konu var: Birisi ülkemiz insanının yabancılara oranla ilginç bir şekilde daha mutlu olması! İkincisi ise insanımızın içine zerk edilen isyan arzusu!   

Önceki yıllarda yapılan bir ankete göre ülkemiz insanının yabancı ülkelerdeki insanlara göre daha mutlu hissettiği tespit edilmişti. Oysa gerçekte yabancılar bizlerden daha güzel şartlara sahipti! Demek ki adamlarda ruh yok, ruh! ;)

Gerçekte multu olmayı bilenler her tür ortamda bunu başarırken genlerinde mutlu olabilme yeteneği eksik olanlar her tür ortamda mutsuz olur, kabul. Ama bu söz konusu anketi açıklamak için yeterli olmuyor! Bu durumu sahip olduğumuz kültürün hatta çoğunluğumuzun mensup olduğu dinin şükretmeyi başka bir deyişle tatminkâr olmayı, azla yetinmeyi emretmesine borçlu olabiliriz. Bilemiyorum. Hatta sözkonusu anketten bile şühe edilebilir? ;) Kızmaca yok, n'apalım modern insan hiçbir şeye güvenemiyor! Hem anket dedğimiz şey sonuçta "kul yapımı"! ;)

Ancak bu yıl, daha doğrusu bu yılbaşı, kendi yaptığım gözlemler de sözkonusu anketi teyit ediyor. Şöyle ki yılbaşında özellikle sosyal paylaşım sitelerindeki yeni yıl mesajlarına baktığınızda ölümüne bir tatminkârlık görebilirdiniz. Nerdeyse üç kişiden ikisinin 2014'ten isteği "2013'ün verdiklerini geri almamsı"ydı! Bir başka deyişle en züğürdümüz, en hastamız, en dertlimiz bile 2014'e "Gölge etme, başka ihsan istemez!" diyordu. Ne yalan söyleyeyim hâl böyle olunca utandım, Noel Baba'yı çileden çıkaracak listemi yok ettim! ;)

İşin şakası bir yana mutlu olmayı bilmek güzel bir şey gerçekten... Ama işi abartıp çölde serap gördüğümüz zaman bir süre sonra genlerimiz değişmişçesine hep mutsuz olmaya başlarız. Zinhar! ;)

Gelelim ikinci hususa... İnsanımızın içine zerk edilen isyan arzsuna yani! 2013 yılında rüzgârdan nem kapan insanlar olup çıkıverdik... Hemen her yaştan potansiyel isyankârlar sokaklarda, meydanlardaydı. Haklı ya da haksız olmasına bakmadan eline taşı sopayı olan isyan ederek durumu kendi lehine çevirmeye soyunuyordu.

Komplo terilerine hep gülerim ama sanki birileri damarlarımıza doz doz isyankârlık zerk etmişti. ;) Yıllarca böyle durumlarda arabesk müziğin olumsuz etkilerine değinen koca koca insanlar Hâlil Sezai'yi suçlamasa bari! ;)

Öğrencisi-hocası, esnafı-müşterisi, içşisi-patronu, imamı-cemaati, seçmeni-seçileni... Konu ne olursa olsun en ufak bir haksızlık olduğunda en aklı başında olanımız bile hakkı hukuku unutup lince en iyi ihtimalle prtesto eylemlerine yöneliyordu. En kanuni yollardan yapılan eylemler bile provakatörlerin de katkısıyla acil gazlı müdahele gerektirebiliyorsa... Gaza getiren pravakatör kadar gaza gelenin de suçu var gibi! Tabii olaylar oaralara gelene kadar milletin gazını almayanın da suçu var... ;)

Böyle durumlarda durup düşünmek modern insan tezcanlılığından sıyrılarak modern insanın yolu olan hukuki yollardan şaşmamakta fayda var. Ancak o zaman kendimizin, insanımızın ve devletimizin çıkarını gözetmiş oluruz!

Benim 2014'ten beklediklerime gelince... Şöyle yapalım, önce savaşlar bitsin, barış şartlarını konuşurken ben de beklentilerimi sıralarım... ;) 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 389
Kayıt tarihi
: 10.09.10
 
 

Kısaca kendimi tanıtacak olursam "Evlat, eş, baba, öğretmen, yönetici, yazar ve tabii ki okur." y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster