Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
217
 

2014’e veda 2015 merhaba

2014’e veda 2015 merhaba
 

‘’ Ah… Dedim duymadın, Dur… Dedim görmedin’’


 ‘’ Ah… Dedim duymadın, dur… Dedim görmedin’’

İçimde birikintiler çoğalırken seneler kovalamış duygularımı ne elzemli bir tutkuymuş kine her haliyle tanımlar olmuşsun. Onca sıkıntının üstesinde küçük bir vefa damlası gözlerine ışık olurmuş. Gezindikçe üzerinde her hücrende açan amansız bir gül öyle hiddetli ki,  her ne olursa olsun onun peşinde sürüklenirsin. Zamanına sarılan zerreler içine hapis olan duygularla geleceğe sevk ediyor. Harmanlanmış lakin ne izi kalmış ne de sanı kalmış diyerek yalnızlığa körüklenirsin.

Yorgun ve bitkin halimle kalkamaz oldum onca yükün altından.  Dua dua dilenirken kalbinden süzülenler gönle nakış olur bakışlara ilmek ilmek dokunur. Her gördüğünde göz göze gelmemek için kaçırırsın. Dilinde telaffuz edemezsin,  bakışlarına eğik kalır sözlerin, ellerinde. Yalnızlığım üzerime öyle çöktü ki sığınacak tek bir limanım vardı. Yüce Allah’ımdan istiyorum ve diliyorum. O ol deyince oluverir diye umuduma sürüyorum. Gözlerime ışınlıyorum kaderimi.

Yollarım uzadı gelemedim sözlerine. Bir yudum içemedim sözlerinden. Sağırdım belki de ben duyamadım kalbimden. Kördüm, dilimden tadamadım bakışlarını. Tepetaklak oldum, ayaklarım yerde değil gökte, başım benim gövdemi taşır oldum. Derdim derdimi aştı ben kül oldum. Söyleyemedim sana yalnızlığımda geldin diye. Kaderin saplandığı bir hançer yarası var bağrımda ne zaman görsem seni, ölür oldum sensizlikten. Mezarımı derin kazıyorlar gibi bir salada okunur gibi dilde okundum. Âşıktım dilde, gözde, sözde dedikodu gibi gezindim. Bilemediğim gönüllerde estim üzerine. Savruldum toza toprağa, yok mudur çare desem için içim yandım yandım yanıklarım artık iyileşmez oldu. Ne merhem ki bu gözlerinden iyileşeceğim, sözlerinden ölecek gibiyim. Hasretim sana, tadım sana, sen bana uzandın ufkuma.

Gelişinden iki bin on üç ocak devamında iki bin on dört ocak devamından ve iki bin on beş ocak gel seninle kuralım bir ocak tütsün dumanımız ısınsın kederimiz çoğalsın yalnızlığımdaki aşklarımız.

Hissediyorum sende hissediyorsun ama yenik düşüyorsun arayışlarına bilemedim neyin peşindesin ama bilemiyorum bulamazsın böyle bir gönül. Gel de gönlümü eyle ey ömür.

Ah dedim duymadın mı dur dedim bu sokağımda görmedin mi?

Ah ediyordu içim

Dur artık o sokakta

Allah’ım benim 

Hakkımsa benim

Mazlumum ben

Ellerim semada

Tam da merkezinde

Durmadan ilerlerken gözlerinde

Umudun kıyısında

Rahmetin içinde

Aşkla yanarken

Neslimin devamı ol bir edanla.

Gözlerimi kapasam bu gece ve uyansam seni görsem sözlerinle gönlümde ve ben çırpınsam senin bağrında sonsuz aşkımla

‘’ 31.12.2014 / v e s s e l a m’’

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1230
Kayıt tarihi
: 12.06.09
 
 

İnsanlar için en güzel hediye, hiçbir masrafa ihtiyaç göstermeyen tatlı bir  gülümseyiştir. Hz. S..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster