Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '14

 
Kategori
Tenis
Okunma Sayısı
165
 

2014 Fransa AçıkIn galibi Nadal 'ın üstüste kazanma analizi

2014 Fransa AçıkIn galibi Nadal 'ın  üstüste kazanma analizi
 

Ve  2014 Fransa Açık Tenis Turnuvası (Roland Garros)  daha önceleri olduğu  yine  rakibi Novak Djokoviç’i 3-1 yenen   Rafael  Nadal kazandı.

Tenis sporu  farklı bir spor.   Tahminen , dört tarafınızdan  tüm  dikkatiyle sizi izleyen 25-30 bin seyirci önünde  böyle bir final maçında  hiçbir şeyden etkilenmemek mümkün değil.   O yüzden Rafael Nadal  kariyerinin 14. Grand Slam’ını kazanırken bu farkını her seferinde ortaya koyuyor.

Rafael Nadal farklı bir sporcu.  Elbette tenis için yaratılmış ama  bir başka bireysel spora gönül verip, o yönde  yetiştirilseydi, eminim o sporda da başarılı olurdu.  Böyle zor bir finali  kolaya çevirmenin  adeta reçetesini yazıyor veya uyguluyor.

Hiçbir zaman ve hiçbir şekilde moralini bozmuyor.  Nitekim kaybettiği  ilk setten sonra bile kazanma azminden hiçbir şey kaybetmediğini yüzünden ve hareketlerinden anlıyorsunuz.  Kaybetmeyi hiç ama hiç aklına getirmiyor ve maçı çevirmenin yollarını arıyor. Bunu kendine telkin ediyor.  Gerekirse agrasif sevinme hareketleri yapıp rakibinin moralini bozuyor.

Toprak piste oynamıyor  da adeta dans ediyor.  Kayıyor, uçuyor,

‘’Bu top da çıkar mı?’’ Denilen topları çıkarıyor.  Topları sanki raketle değil de eliyle rakip sahasının  köşelerine gönderiyor.  Sinir bozucu.  Onunla baş edebilmek  için 2. Bir Nadal olmak gerekiyor ki, bu mümkün olmadığından Fransa Açık Tenis’ 5.kez üst üste kazanıp bir rekor kırıyor.  Toplam  kazandığı Grand Slam’ı da 14 e çıkarıyor.  Bu  imkansız bir kariyer.

Novak Djokoviç’e gelince ;

Bu çocuğun son yıllardaki katıldığı Grand Slam’ları kazanmaması  için tek sebep var o da Nadal. O da onun şanssızlığı.  Nadal alt turlarda elenip gitse, rahatlıkla elini kolunu salaya sallaya şampiyon olacak ama olmuyor işte.

Rakibinde borca, kolca üstün, teknik olarak da asla rakibinde aşağı değil, belki fazlası da var. O da satranç gibi birkaç hamle sonrasını düşünerek oynuyor ama Nadal rakibine şans faktörünü asla bırakmadığı gibi onu yoruyor.  Sinirlendiriyor, temposunu bozuyor, hataya zorluyor ısrarla ve Djokoviç de Nadal’dan çok etkileniyor.

Eğer maçı baştan sona izlediyseniz,  seter 1-1 olduktan sonra Djokoviç’in nasıl bir moral çöküntüsü içine girdiğini ve son sette  adeta mağlubiyeti kabul edercesine  isteksiz oyununu fark etmişinizdir.

Maçın kritiğini yapmaya gerek yok. Bu yazdıklarım maçın özetidir.   Tenisin gerçek 1 ve 2 numaralarının  mücadelesi de beklendiği gibi  1 numaraydı. Nefis bir finaldi.  Sanırım bu ikili bu yıl daha birçok finalde karşı karşı gelecektir. Djokoviç’in kazanacağı şampiyonluklar da olacaktır ama bu  onlar anlattığım gerçekleri  hiçbir zaman değiştirmeyecektir.  Yetenek gelişebilir  ama  Sporcu hırsı, karakteri,  azmi , daha çok kazanma isteği  yaratılıştandır. Kolay değişmez.

Bir Roland Garos  klasiği  yine Nadal’ın zaferi ile sonlarırken, benim aklımda yine o tribün zerafeti , yine o etrafı  kırmızı kudela ile çevrili  binlerce  fötr şapka kalmıştı.  Bir şenlik için,  o alanı süslersiniz ya, o  beyaz şapkalı  harika görüntüler  tenis sporunun neden asil spor olduğunun cevabı gibiydi sanki.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 439
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 945
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster