Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '19

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
30
 

2023 Vizyonu Beklenen Gençlik

         Eğitimde, 2023 Vizyonu, Bakanlığımızca üzerinde yoğun olarak çalışılan, geleceğin Türkiye’sine nitelikli gençlik yetiştirme konusundaki gayret ve çalışmalar takdir edilen bir eğitim hamlesidir. Bu vizyon çalışması Ülkemizi emanet edeceğimiz gençliğimizin sorumluluk bilincinde, tam donanımlı genç bir nüfusun oluşumunda geleceğimiz için samimi ve verimli olacaktır. Bu kapsamlı çalışmayı önemsiyor, yürekten destekliyor ve çalışıyoruz.    Türkiye ne kadar bayındır, gelişmiş, refah düzeyi yüksek olursa olsun. Bu zor coğrafyada bulunan ülkemizin, belirlenen çağdaş muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkabilecek bir gençlik yetiştirirken eğitim adına sunulan maddi donanıma eğer manevi değerler katılmaz ve kazanımlarla desteklenmezse, yapılan çalışmaların ortak paydası, paydaşı olmayan çalışmalar ve emekler olarak sahipsiz kalır. 

         Türk gençliğinin ortak paydaları bilinmelidir. Bu paydalar geleceğimiz olan Türk gençliğinin sahiplenmesi gereken varlıksa varlık, sorunsa sorun olarak kabul görmeli sahiplenilmelidir. Sahiplenilen ortak değerler ne kadar çok olursa memleket ve millet sevdalıları o kadar çok olacaktır. 

            Bu ülkenin insanları beş bin yıllık geçmişiyle, bin yıllık Anadolu topraklarında kader birliği içinde olmaları, ortak düşmanlarına karşı omuz omuza çarpışıp can vermeleri, aynı coğrafyada aynı havayı teneffüs etmeleri, aynı kıbleye yönelmeleri, bayramlarda birlikte sevinmeleriyle, acıları birlikte yaşamalarıyla, ay yıldızlı bayrağın altında zengin bir birlikteliği olan millettir.

            Bu güzel ülkemizin, geleceği için nasıl bir gençlik yetiştireceğiz, nasıl yetiştireceğiz? 
Bu ardışık iki soru ülkemizin ve milletimizin varlık ve beka davasının da temel cevabını teşkil edecektir.

           Türk Milleti olarak bu güne kadar dünyada hep zora talip olmuşuz. Türk Milletinin tarihten getirdiği misyonu zor, yaşadığı coğrafyasında kalması zor. Millet olarak kalması da hatta Dünya üzerinde Türk olarak kalmak da zordur. İşte bu yüzden gençlik geleceğimizdir. Hayatımızın devamı, gençliğimizin yetiştirilmesine bağlıdır. Neslin devamı güçlü zincir halkalarının birbirlerine sağlam bağlanması ile mümkündür. Güçlü nesiller yetiştirmek, güçlü gençlikle mümkündür. 

            Bir milletin gençliği kökünden aldığı genler kadar soylu, yüklendiği değerler kadar güçlü, birlik ve beraberlik içinde yaşadığı kadar sağlamdır.

            Kökünden aldığı genleri takip eden Türk Milleti, Mete Han’dan, Alpaslan’a, Süleyman Şah’tan Osman Gazi’ye, Fatih Sultan Mehmet’e, Yavuz’a, Kanuni’ye, Atatürk’e kadar devam eden güçlü halkalarla hayatta kalan, cihanşümul bir davaya sahip bir genin sahibiyiz. Bu özelliğimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün haklı ve isabetli veciz sözü ile “…ecdadını tanıyan Türk genci daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” vecizesini kendisine şiar edinmiş, geçmişte dökülen kanı kadar, dökmesi gereken ter olduğunun bilincinde, "zaman bendedir ve mekân bana emanettir! " şuurunda, memleket millet meselesini omuzlarında kutsal bir yük olarak gören, "kim var! " diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert "ben varım! " cevabını verici, her ferdi “benim olmadığım yerde kimse yoktur! " duygusuna sahip, “Bir Millet ızdırap içinde inlerken onun evlatları rahat edemez.” sözüne inanmışlık şuurunda... Asım’ın Nesli bir gençlik yetiştirmek zorundayız.

            Bilinen bir gerçek var ki bu coğrafyada kalmak zordur. Anadolu coğrafyası, üzerinde yaşayan Türk milletinin kaderini belirlemiştir. Anadolu coğrafyası bu yüzden güçlü, dost ve düşmanını iyi tanıyan, varlık ve bekasının temelinde lider ülke olmasında gören, mazlum milletlerin hamisi olmayı görev edinmiş bir gençlik yetiştirmek zorundadır. Bu güne kadar Türk Milleti zoru başarmıştır. Hem de büyük bedeller ödeyerek. Ödemeye de devam edecektir. 

            Unutulmamalıdır ki, Türk Milletinin ülkesi bir siyasi coğrafyadır. Öyle olmaya da devam etmelidir. Tarihten bu güne baktığımızda Türk Milletinin var olma felsefesinde; mazlum milletlerin korumacılığı adeta Türk Milletine verilmiş veya Türk Milleti’ne yüklenmiş, Türk Milletince de kabul görmüş bir misyondur. Bu gün hala Türk Milletinin bu görevini yerine getirmesini bekleyen milletler, topluluklar var. Filistin topraklarında Türk bayraklarıyla canları pahasına düşmanı üzerine yürüyorsa, Doğu Türkistan Uygur Türkü bizi kurtarın feryatlarını ulaştırıyorsa, Afganistan’da düşmana karşı savaşırken yaralanan bir mücahidin ziyaretinde bulunan Türk Gazetecisine (M. Kemal ÖKE) Türkler geldiyse kurtulduk. Diyerek seviniyorsa, Bosna’da yardım götüren bir Türk Birliğine bir köylü kadının “ Türk müsünüz… geleceğinizi biliyordum.” Diyerek Türk askerinin ellerine sarılıyorsa, Osmanlı döneminden bu güne bağlılığını devam ettiren Açe eyaletinin başkenti Banda Açe'nin Belediye Başkanın samimiyeti ve bağlılığı (Illiza Saaduddin Djamal), hala devam ettiren sözlerini sarf ediyorsa, onlarca Müslüman ülke Türkiye’yi lider olarak görüyorsa, Bu ahval içinde Türk genci bu şuurla kendinden beklenileni yerine getirme şuurunu taşımalıdır. İşte beklenen gençlik bu gençlik. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 74
Kayıt tarihi
: 17.04.16
 
 

Tarih alanında çalışma yapmaktayım. Tarih yorumları, günlük hayatta yaşanılan sorunlar, ülkemin m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster