Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '09

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
642
 

21. yüzyılın İnovasyon Anayasası

21. yüzyılın İnovasyon Anayasası
 

Yenilik ekosisteminizi firmanızın dışına çıkarın ve küresel beyinden beslenin. Yeni fikirlere ulaşmak için Internet’i sürekli ve etkin kullanın. Yeni ürünler ve hizmetler tasarlamak için şirketin sınırlarının dışından fikirlerle beslenin. Firmanızı dışarıya açık, yeni ve farklı fikirlere açık hale getirin. Dışarıdan danışmanlık alın, firmanıza uzmanlar davet edin, konferanslara katılın, dünyadaki teknolojik gelişmeleri ve değişimleri çok sıkı takip edin. Firmanızın dışarıyla bağlantılarını ve temas noktalarını arttırın. Firmanızın işbirliği kapasitesini ve yetkinliğini arttırın. Müşterilerinizden, ortaklarınızdan, alanında en iyi olanlardan sürekli çılgın fikirler alın. Yurtdışından fikirlerden beslenin ve sınırlar ötesi küresel bir bakışınız olsun. Network’ünüzü orkestra gibi yönetin ve farklı fikirler arasında sentez ve harmoni oluşturmaya çalışın. İşlerinizi, iş modellerinizi, değer zincirinizi, işyerinizi sıfırdan tasarlayın. Değişimi engelleyen faktörleri ortadan kaldırın. Kafanızdaki duvarlardan kurtulun. Firmanın dışından sürekli bilgi ve fikir akışını kurum kültürünüzün vazgeçilmez parçası haline getirin.

Farklı disiplinlerden en iyi beyinleri ve yetenekleri yuvarlak masa etrafında veya sanal platformlarda toplayın. Departmanlar arası iletişim ve işbirliğini teşvik edin. Disiplinler arası duvarları yıkın. Sanal takımlar kurun. Farklı disiplinlerden insanları buluşturun ve farklı fikirleri çarpıştırın. İşyerinizi öyle bir dizayn edin ki farklı departmanlardan insanlar bir araya gelebilsinler, sohbet edebilsinler, aralarında etkileşim olsun. Kafeterya, posta odası gibi yerlerde farklı seviyelerden, departmanlardan insanlar birbirini görsün. Kazara buluşmaları ve rastlantıları arttırın. Bu tür buluşmalar, yemekler çok değerli ve ilham verici olabilir. Beyin fırtınaları yapın, arama konferansları düzenleyin, interdisipliner proje takımları kurun. Kolektif kreatif düşüncenin yeşereceği ortamlar ve projeler oluşturun. Sanat ve teknoloji arasındaki bariyerleri azaltın ve etkileşimi yoğunlaştırın.

Yenilikçi projeleriniz için en iyi küresel yetenekleri bulun, firmanıza çekin ve onları firmanızda tutun. Kreatif yetenek her insanda yüksek değildir ve nadirdir. Gerçekten yenilikçi insanları bulmak ve keşfetmek zordur. En iyi yetenekleri tesbit etmek için ciddi zaman ayırın ve gayret gösterin. Google’da işe alınmadan önce bir çalışan sekiz mülakattan geçiyor, her çalışan 25 ayrı performans kriteri ile değerlendiriliyor. Çalışanlarınızı tutmak için onları memnun edin, kariyerlerini ve önlerini açın, iyi imkanlar sunun. Herkes dünya çapında ve evrensel kalitede bir firmada çalıştığını hissetsin. Sürdürülebilir ilişki kurun, ömür boyu süren ilişkiler ve arkadaşlıklar değerlidir. Yetenek çok ender bulunur, bulduğunuz en iyileri kaybetmeyin.

Grup dehasını ve kolektif kreatif düşünceyi desteklemek için pozitif ve yenilikçi bir kurum kültürü oluşturun. Kreatif bir kurum kültürü oluşturun ve bunu nasıl sürdürülebilir hale getirebileceğinizi düşünün. Herkes en iyi, en aykırı fikirlerini korkusuzca ifade edebilmeli. Herkes birbirine destek olmalı ve birbirine yardım etmeli. Gerçek bir takım ruhu olmalı. Firmanız Google gibi, üniversite kampüsü gibi olmalı. İyi fikirler ödüllendirilmeli. Girişimcilik ruhunu, mükemmel gayreti, yenilikçiliği sürekli teşvik edin ve ödüllendirin. Risk almayı ödüllendirin, hata yapmayı teşvik edin. Herkes içindeki çocuğu ortaya çıkarabilsin ve kendini en güzel şekilde ifade edebilsin. Firmanız yetenekli insanları çeken bir mıknatıs gibi olsun ve herkes burada çalışmaktan gurur duysun. O topluluk ve aidiyet ruhunu, aile atmosferini oluşturmaya çalışın.

Çalışanlarınızın dijital web 2.0 platformlarını kullanarak sürekli ve sınırsız öğrenmelerini, yenilik üretmelerini, fikir ve proje üretmelerini, takım çalışması yapmalarını sağlayın. İnsanların işbirliği yapabilmeleri için esnek, pozitif, küresel sanal platformlar tasarlayın ve teknolojik araçlar sunun. Çalışanlarınızın <ı>hiper-tekst okuma, non-linear düşünme, network iletişimi, hızlı bilgiye erişme, kreatif tasarım, küresel işbirliği yapma gibi 21. yüzyılın dijital ve kreatif yetkinliklerini kazanmaları için onlara her tür imkanı ve ortamı verin. Bütün çalışanlarınız kolektif zeka yetkinliklerini sonuna kadar geliştirsinler. Şirketinizin bir üniversitesi olsun. Öğrenmek herkesin görevi olsun. E-işbirliği ve e-öğrenme sistemleri kurun. Çalışanlarınızın entellektüel sermayesine ve profesyonel yetkinliklerine sürekli yatırım yapın. Sürekli eğitim, gelişim zirveleri düzenleyin. Cuma günleri en iyi misafit konuşmacıları şirketinize çağırın. Kolektif zekayı işletmek için sosyal ağları, wikileri, blogları, Google araçlarını kullanın ve işyerinizi <ı>Ofis 2.0 olarak tasarlayın.

Çalışanlarınızın kendi ilgi alanlarına, zevklerine, sevdiklerine göre üretecekleri kendi yenilikçi projelerini üretmeleri için onlara zaman tanıyın, fırsat verin ve kaynak sağlayın. Bu çok radikal bir uygulama ama aynı zamanda inanılmaz etkili. Eğer gerçekten inovasyon istiyorsanız, inovasyonu çalışanlarınızın zamanına koymalı ve onlara esnek vermelisiniz. Herkes firmada hobi alanıyla uğraşsın, projeler üretsin, sevdiği alanda yazsın, çizsin. Herkes bazen mesai saatleri içinde uçsun kaçsın. Sürekli yeni fikirler ve yenilikçi projeler üretilsin. Bu fikir ve projeleri ödüllendirin. Her çalışanın en güçlü yönlerini, yeteneklerini keşfedin ve açığa çıkarın. Herkesin içinde mükemmel bir deha çocuk vardır, siz onu keşfetmeye çalışın. Google, Google olmak için çalışanlarının yüzde 20 zamanlarını kendi projelerine ayırmalarını sağlıyor. Yani zamanlarının beşte birinde herkes Googleplex’te kendi ilgi alanıyla, hobisiyle, projesiyle, en sevdiği işle uğraşıyor. Google bu zaman için çalışanlarına tıkır tıkır para ödüyor. Hatta bu herkesin iş tanımının bir parçası, yani Google kreatif fikirler üretilmesini herkesten istiyor. Google’ın pek çok yeni ürünü işte bu yüzde yirmi serbest zaman sırasında ortaya çıkıyor. Çalışanlar hayal gücünü sonuna kadar özgürce kullanıyorlar. Sevdikleri şeyi yaptıkları için de ortaya çıkan şey mükemmel oluyor.

Hayat boyu öğrenme aşkını, hayal gücünü, sınırsız merakı, yaratıcı düşünceyi teşvik edin ve destekleyin. En iyi profesyonelleri firmanıza çağırın. Firmanızda “TED Talks” düzenleyin (www.ted.com). Çalışanlarınızın beyin fırtınası yapması, beraber öğrenmeleri, proje üretmeleri için seminerler, webinerler, e-öğrenme modülleri, hızlı eğitim programları tasarlayın. Kitap okuma kulübü kurun. Haftada iki üç sabah gönüllü çalışanlar erken gelip birbirlerinden öğrensinler, öğrenme zirvesi yapsınlar, herkes eteğindekini paylaşsın. Çalışanlarınız blog yazsın ve fikirlerini herkesle paylaşsın.

Dünya 2.0’a hoşgeldiniz. Gördüğünüz gibi çok ilginç bir çağda yaşıyoruz. Çağa ayak uyduramayan şirketler birer birer batıyor. Dinazorlar ya dans etmeyi öğreniyor, ya yok oluyorlar. Daha söylenecek çok şey var ama bu kadarı şimdilik yeterli. Kıssadan hisse: Sürekli öğrenen, çalışanlarının kalitesini yükselten, onların en iyi yeteneklerini açığa çıkaran, onları memnun eden, bilgiyi çok iyi kullanan, kreatif düşünceyi destekleyen, teknolojiyi ve dünyayı iyi takip eden, çağı iyi okuyan şirketler ayakta kalıyorlar.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 279
Toplam yorum
: 169
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 2417
Kayıt tarihi
: 09.09.06
 
 

Dr. Fahri Karakaş, Londra’da University of East Anglia’da görev yapmaktadır (Norwich Business Sch..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster