Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '10

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
767
 

21 inci yüzyılda ''evlilik''

21 inci yüzyılda ''evlilik''
 

EVLİLİK YEMİNİ


Yakın Dünya tarihinin en bilinen kriteri olan 2010 yıllık milat, 1400 yıllık İslamiyet, 800 yıllık Osmanlı, 220 yıllık Fransız devrimi ve 90 yıllık Türkiye ve bin yıl dönüşümü olan 2000 noktalarından hareketle baktığımız zaman yaşamın toplam değişimi gibi bireyin yaşamı ve evlilik kavramları da kökten değişmiştir, değişmektedir. 

Evliliğin boşanmamak olduğu tabudan, evliliğin kayıtlı birliktelik olmasına ve bıkkınlıktan sonlandırılmasına gelinmiştir. 

Çünkü; evlilik aile disiplini, din prensipleri (tüm dinlerde), toplumsal gelenekler, sosyal uyum ve çocuk sorumluluğunun dışında evlilik insan doğasına aykırı (yapılan araştırmalara göre) 5 yılda biten bir durumdur. İŞTE bu saydıklarımdan birinin olmadığı şartlarda evlilik artık kolay sonlandırılabilmektedir. 

Tıpkı beslenmenin bir merasim olmasından 10 dakikada yenen fast-food (hızlı yemek) düzenine gelindiği gibi. 

Endüstriyel yaşam biçimi, sosyal yaşam açılımları ve özellikle kadının ekonomik yaşamının orta yerine gelebilmesi (ki bu durum çok çok önemlidir) evliliklerin kısa ömürlü hale (sansürsüz ifadeyle cinsel uyumun bittiği yerde bitecek bir yaşam dönemi dilimi haline) gelmesine alt yapı oluşturduğundan günümüzde evlilik farklı bir şekilde tanımlanacak tanımlanması gereken duruma gelmiştir. 

Ayrıca Ermenistan'da ve Karadenizin kuzeyindeki ülkelerde olduğu gibi (kadın-erkek) nufus oranlarını 2 / 3 - 7 / 10 anormal olması veya Irak ve İran gibi savaşlardan ötürü dul kadın sayısının anormal olduğu şartlarda evliliğe ve hatta medeni hukuka bakışa başka boyutlar kazandırabilmektir. 

Aslında büyük bir sosyal araştırmanın ana konusu olacak bu konuda bir dostumun Blok Siparişi talebi doğrultusunda kendi algılarımı ve bakışımı yazdım, ekisiği varsa hoş görün ve lütfen tamamlayın. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yapılan sözleşmelerde 10 yılı aşan karşılıklı vaatler geçerlilik taşımaz. Yani taraflar arasında maksimum geçerlilik süresi 10 yıl. Medeni Kanun ile düzenlenen evlilik sözleşmesinin bu anlamda farklılığı ve zorluğu (hele de günümüzün belirsizliğin, süreksizliğin ve kaosun hep egemen olduğu sosyo-ekonomik koşullarında) ortada. Yazınızı bu anlamda değerlendiriyor ve bir çok açıdan haklı buluyorum. Teşekkürler ve dostça selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 21.04.2010 17:06
Cevap :
Süper, aşkın ömrü 3 yıl mı? evliliğin ömrü 5 yıl mı derken, siz noktayı koymuşusunuz en uzun ömürlü söz 10 yıl olur, kim daha ne desin, teşekkürler, sevgiler..  22.04.2010 1:59
 

Ne kadar evlenme varsa o kadar da boşanma var. İnanın sadece düğün teleşını yaşamak için bile evlenenler var ne yazıkki. Halbuki toplumdaki en küçük topluluk ve en içten duyguların paylaşıldığı topluluktur aile. Bireysel düşünmeden aile bazında düşünülse belki karşılıklı anlayış, saygı ve sevgi ile daha da güzelleşek herşey. Tüketen toplum olmamızdan olsa gerek çabuk tüketiyoruz sevgimizi. Canım, cicim, her dakka olan birliktelik insanların ileride birbirinden soğumasını sağlıyor. Çok uzattım galiba. Güzel ve doğru tesbitler eline sağlık. Saygılar...

Başak Özdemir 
 16.04.2010 17:31
Cevap :
Teşekkür ederim...  19.04.2010 20:28
 

...ve fedakarlığın olmadığı durumlarda da evliliğin ömrü uzun olmamaktadır. Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler. Saygı ve selamlarımla.

Erol Özışık 
 15.04.2010 20:54
Cevap :
Evet, hani derler ya aynen öyle...sevgiler..  15.04.2010 22:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 617
Toplam yorum
: 2082
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1201
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster