Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '13

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
Okunma Sayısı
583
 

21. yüzyılda tarımımız nereye gidiyor?-1

21. yüzyılda tarımımız nereye gidiyor?-1
 

21. yüzyılın ilk çeyreğinin içindeyiz. Tüm dünyada teknoloji hızla ilerlerken ülkelerde bu teknolojik gelişmeyi tüm sektörlerinde yoğun bir şekilde kullanmaktadır. kendi sektörümüz olan tarım sektörü 1980'li yıllardan sonra hızlı bir gelişme göstermiştir. Modern sulama teknikleri, hibrit ve GDO tohumlar, modern tarım alet ve ekipmanları ve teknolojik ıslah çalışmaları vb. birçok yenilikler gerçekleştirilmiş ve her geçen gün yeni bir teknoloji ile karşılaşıyoruz.

Dünya bu kadar hızla gelişirken ve uzmanların 2050 yıllarda kendi nüfusunun tükettiğinin iki katını üretemeyen toplumlar dışa bağımlı, hatta açlıkla karşı karşıya kalacaktır diyorlar. Aynı uzmanlar 2050 yılında Türkiye nüfusunun 90 milyonu bulacağı söyleniyor. Hal böyle olunca oturulup bu konuda çalıştay mı kongre mi birşeylerin yapılması zorunluluğu doğuyor.

İşte bu noktadan hareketle üç bölümden oluşacak yazımın ilk bölümünde neler yapılabilir bunlar üzerine duracağım. İkinci bölümde bitkisel üretim ile ilgili çalışmalardan ve son bölümde ise hayvansal üretimde neler yapılabilir üzerinde durmaya çalışacağım.

İlk olarak tarım politikalarımız yıllardan beri her gelen hükümetle değiştiği için süreklilik arz eden bir politikamız olmadı. Yıllardır elimizdeki barajın çatlaklarını onararak 2000'li yıllara geldik. Fakat bunun böyle gitmeyeceği aşikardır. Çünkü suyun yıkıcı gücu karşısında hiçbirşey duramaz ve durmayacaktır ki onun için bu işi etraflıca oturup bir politika hazırlanmalı ve yıllar içinde gelişmelerle güncellenmelidir.

Belki diyeceksiniz bir sürü çalışmalar yapılmaktadır. Evet avrupa birliği ve dünya ticaret örgütü kuralları gereğince birçok şey hayata geçirildi.Kendi fikrimce bunların büyük bir kısmı ülkemizdeki tarım potansiyeline göz dikmiş büyük dev şirketlere yaradı. Ama bir ülkenin geleceği olan tarım sektörü öncelikli olarak kendi çıkarlarına hizmet etmelidir.Onun için önce bu işin içinde yıllardır var olan akademisyen, STK ve teknik kişilerin biraraya gelerek bir tarım politikası uygulanmalıdır.

Bu tarım politikası en alt üretici kesimininde en üst sanayi kesimine ve tüketiciyide göz önünde bulundurarak hazırlanmalıdır. Tarımsal desteklemeler yeniden gözden geçirilmeli ve üretimi artıracak yönde olmalıdır. Hibe ve bireysel krediler üretimi yapmak isteyen ve uzun yıllar yapacak kişilere verilmelidir. Yani artık bu ülkede bitmemiş besi çiftlikleri ve benzeri tesisler ya da mantar gibi heryere soğuk hava deposu açılması gibi... üretimi artıracak teşvik ve projeler desteklenmelidir. Tarım teşkilatında reforma gidilmelidir.

Çağın gerisinde kalınmayacak araştırma geliştirme projeleri desteklenmelidir. Tarım sektöründeki işçi istihdamı ilgili bakanlıklar ile irtibata geçilerek kalifiyeleştirilmelidir. Teknik personellerin üretimin her aşamasında yer alaması sağlanmalıdır. Örneğin örtü altı üretim yapan bir şirkette çalışan teknik personelin ezilmemesi, maddi ve sosyal hakları verilmelidir. Üniversitelerdeki 3-5 yılda bir eğitim sisteminde değişikliğe gidilmemeli ve kalıcı bir tarım eğitimi sistemi kurulmalıdır. Her yere ziraat fakültesi açmak yerine bir yerde mezun olan tam donanımlı teknik personel yetiştirilmelidir.

Bitkisel ve hayvansal üretimin bilinçli olarak temiz sağlıklı ve verimli yapılması için üreticilerin teşvik edilmesi, değişik dünya ülkelerine götürülmesi ve tarımı geçim kaynağından çok meslek olarak ve kar amaclı yapmayı hedef haline getirilmelidir.

İşte bu ve bunlar gibi birçok öneriyi temel politika haline getirdiğimizde 21. yüzyılda hem kendi ülkemize yeter duruma hemde ihracatımız yükselerek ülkeyi kalkındırır. Yani bir an önce çalışmak için elimizi taşın altına koymalıyız. Tabi bizi geride bırakan tüm bürokratik işlemleride teknoloji ile çözüp hizmeti saniyelerle yapılabilir hale getirmeliyiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 562
Kayıt tarihi
: 12.03.13
 
 

Merhabalar, 2008 yılında Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Ziraat Mühendisi olarak mezun o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster