Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '11

 
Kategori
Futurizm
Okunma Sayısı
1554
 

21. Yüzyılın Küresel Tezgahları (1)

21. Yüzyılın Küresel Tezgahları (1)
 

Kırgız Devrimi Foto: A. Zemlianichenko


İçinde yaşadığımız yüzyılın dünyası ekonomik, sosyal, siyasal ve askeri oluşumlar devreye sokularak çok ciddi biçimde yeniden şekillendiriliyor. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada olup biten devrim niteliğindeki değişimlere geniş kitleler doğru dürüst bir anlam veremiyor veya kendilerine dayatılan alışılmadık anlam katmanlarına bakarak, zihinlerinde sadece silik bir ufuk çizgisi belirleyebiliyorlar! Binlerce paradigma kaymasının yarattığı kaygan zeminde yaşamaya zorlanan dünya halkları, birer sömürü aracı olarak kullanılan küresel kaosların dayanılmaz ağırlığı altında, “Ne olacaksa olsun; şu bulanık sular durulsun da gittiğimiz yönü görelim bari, yeter artık!” noktasına getiriliyorlar usul usul.

Peki, tüm yerküreyi kapsayan ve küresel bakamayan herkese imkânsız görünen böylesine devasa bir “oyun”u kimler, hangi amaç uğruna oynuyorlar acaba?.. Bir önceki yazımda (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=284244), bir “küresel tezgâh” veya “makro plân” ile karşı karşıyayız görüşünü savunmuştum. Şimdi sıra bu “tezgâhtarlar”ın bu Binyıl’a girmeden önce kurgulayıp paketledikleri yüzyıllık plânlarını açmaya geldi (Yüzyıllık plân geleneğini 20’inci yüzyılı 19’uncu yüzyılın sonunda tasarlayan İngiltere başlatmıştı; ama tüm plânlarını Mustafa Kemal Atatürk gibi bir askerî deha ve silah arkadaşları önderliğindeki Türk Milleti’nin olağanüstü inancı ve direnci suya düşürmüştü!)...

“Sayın Başkan, üçüncü Binyıl’da ABD’nin küresel liderliğini koruması ve 22’inci yüzyıla girmeden önce -kendi siyasal, askerî, finansal ve teknolojik gücünü kullanarak- dünyayı arzu edilen biçime dönüştürmesi için hazırladığımız Makro Plân’ı onayınıza saygılarımızla sunuyoruz. İmza PNAC(Project for the New American Century = Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi).

Öneriler: Ek-1 belgesinde sıralanan 67 maddelik özet rapordaki önerilerin başarı ile gerçekleştirilmesi ve yıkılacak Dünya Ticaret Merkezi’nin yaratacağı atmosferin başarılı bir operasyona dönüştürülmesi hâlinde; 2000-2100 arasındaki yüzyılda, 25’er yıllık 4 aşamada uygulanmaya konacak küresel stratejiler ve her bir çeyrekte gerçekleştirilmeleri hedeflenen somut amaçlar aşağıda sıralanmıştır: (2025 yılı sonunda başlatılacak “ikinci aşama değişim programı” 2023 yılındaki değişimlerin başarı oranlarına göre revize edilerek yeniden kurgulanabilecektir.)

1-) Amerika Birleşik Devletleri “United States of America” ve yakın müttefiklerinin maddî, teknolojik ve insan kaynakları Dünya Birleşik Devletleri “United States of the World” ülküsünü 2100 yılına kadar gerçekleştirecek kapasiteye ve güce sahiptir. Bunun için geliştirilen slogan “Tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek dil, tek din!”dir. Bu yüzyıl sonunda tüm ülkelerin sınırları kaldırılabilir ve Erasmus’un “Bütün yeryüzü vatandır” ilkesi benimsetilerek, herkese dünya vatandaşlığı pasaportu verilebilir; 10 milyarda sabitleyebileceğimiz dünya nüfusunun ortak dilinin İngilizce olması sağlanabilir; üç büyük din “Dinler Arası Diyalog” kapsamındaki stratejiler aracılığı ile hem çatıştırılıp hem ılımlaştırılarak, “Tek Dünya Dini”ne dönüştürülebilir.

2-) Birinci Aşama/Birinci Çeyrek (2000-2025): Bir nesil 25 yıl olarak hesaplandığına göre, 2000 yılında doğacak çocuklar -Kuzey ve Güney Yarıküre ayrımı yapılmaksızın- 25 yaşına gelinceye kadar birinci kuşak sayılacak ve bu gençler arasından özel olarak seçilenler 2025-2050 yılları arasındaki ikinci çeyreğe bırakılan değişimlerin (evrim ve devrimlerin) öncüleri olarak ödüllendirilip eğitileceklerdir. (Ek belge-3’te detaylandırıldığı gibi, her ülkeden tüm branşlarda ikişer kişi ve 50’şer kişilik çekirdek kadro olmak üzere...)

2 a-) Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na kayıtlı ve kayıtsız 250 ülkenin ortalama olarak 4 parçaya bölünmesiyle 1000 yeni yönetimin ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. (Örneğin, Çin Halk Cumhuriyeti 18 parçaya, Hindistan 16 bölgeye, örnek olsun diye Belçika 2 parçaya, Afrika 160 devlete ayrıştırılacak; fakat bazı ülkelerin bütünlüğüne dokunulmayacaktır.) . Böylece 750 yeni ülkenin başına geçecek yönetimler, bizim tarafımızdan atanacağı için hem serbest piyasa sistemiyle işleyen ve ABD’ye bağımlı yeni demokrasiler kurulmuş olacak, hem de küreselleştirilecek dünyanın en az dörtte üçü ABD’nin mutlak kontrolü altına girmiş olacaktır.

2 b-) Bunu sağlamak için önce mikro-milliyetçilikler ile birlikte mezhep ve inanç farklılıklarının güçlendirilmesi ve ardından, oluşacak güçlü grupların birbirleriyle çatıştırılmaları gerekmektedir. Bu hedef uğruna hem dünya medyasının ve İnternet’in tüm olanakları etkin ve kesif biçimde kullanılacak; hem de ABD’ye yakın diplomatlar/siyasetçiler/din adamları/gazeteciler/akademisyenler/sivil toplum kuruluşları ve özellikle istihbarat örgütleri madden ve manen desteklenecektir. (Proje detayları ek belge-4'tedir.)

2 c-) Vatikan’ın katı Katolik çizgiden uzaklaşması ve Roma Başpiskoposu Papa’nın -halk nezdinde olmasa dahi- hükümetlerce tüm Hıristiyanların ruhanî lideri olarak görülmesi sağlanacaktır. ABD hükümetleri ile paralel düşünen ve ABD’ye sığınmış Nobel Barış Ödülü sahibi Tibetli Budist lider Dalai Lama’nın Uzakdoğu dinlerinin baş ruhanî lideri olarak kabulü için gereken plânlar devreye sokulacaktır. Bu yolla, dindarlaştırılacak dünyanın yarı nüfusunun inandığı iki dinin mensupları iki ruhanî liderin vereceği direktiflere uyacak konuma getirilecektir. Giderek sekülerleşen Hinduizm ise daha da sekülerleştirilip hükümetlerin kontrolünde tutulacaktır.

2 d-) Dünyadaki her beş kişiden biri Müslüman; bir yandan şiddet yanlısı Müslümanlar arasındaki mezhepsel ve siyasal ayrışmalar desteklenmeli, öte yandan birleşmeleri gerektiği fikri güçlendirilmelidir. Birleştirici unsur olarak -Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı ve demokrasiyi benimsemiş- Türkiye’nin seküler deneyimleri ve geniş İslamî potansiyeli kullanılmalıdır.

2 e-) Ek belge- 5’te görüleceği gibi, Kuzey Afrika ve Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığı Katar ve İspanya ile birlikte motor ülke olmasını düşündüğümüz Türkiye’de kurulacak yeni bir partinin başına geçecek kişiye verilecek; Osmanlı Milletler Topluluğu’nun (Ottoman Commonwealth) diriltilmesi amacıyla geliştirilen stratejiler peyderpey uygulamaya konulacaktır. Stratejilerin titizlikle uygulanması durumunda, 2023 yılında yapılacak 100’üncü yıl kutlamaları sırasında -TC'nin Kurucu Başkanı Mustafa Kemal tarafından kaldırılmış olan- Hilafet tekrar tesis edilecek ve Türkiye’deki en etkin dinî cemaatin lideri Müslümanların Halifesi ilan edilecektir. Böylece, 1,7 milyar nüfusa sahip olacağını öngördüğümüz Müslümanları bir ruhanî lider aracılığı ile kontrol altında tutmak ve gerektiğinde çatışmalara veya uluslararası anlaşmalara sokmak mümkün olabilecektir.

2 f-) Suriye, İran ve Kuzey Kore “Şer Ekseni” olarak ilan edilmeden önce -başlangıç olarak- somut bir adım atılmalı; ABD’nin askerî gücü ve kararlılığı tüm dünyaya abartılarak gösterilmelidir. Vietnam’dan günümüze kadar edindiğimiz deneyimlerin hepsi ABD lehine kullanılarak, Irak toprakları Saddam Hüseyin rejiminden -kamuoyunda sanıldığından çok daha kolayca ve çok az kayıpla- kurtarılabilir. ABD ve stratejik ortağımız Birleşik Krallık tarafından sıkıyönetim altında idare edilecek bu kilit ülkenin kontrolümüzden çıkarılması çabalarına -her ne pahasına olursa olsun- izin verilmemeli, denenmiş tüm geçerli stratejiler büyük bir kararlılık içinde uygulanmalıdır. Bu uğurda yapılacak bütün askeri harcamalar ile ABD’nin tüm maddî-manevî kaybı, Irak’ın toplam ham petrol rezervlerinin ABD doları cinsinden değerini birkaç kat aşacak biçimde ayarlanmalıdır.

2 g-) Afganistan’ın ABD’nin 21’inci yüzyıldaki hedefleri ve çıkarları bakımından sahip olduğu kilit önem ilişikteki rapor-2’de detaylandırılmıştır. Bu ülke NATO şemsiyesi altında ABD’nin kontrolüne girmeli ve tüm dünyadaki Müslüman radikal gruplar/bireyler bu ülkeye “cihad” etmek üzere yönlendirilerek, bu ülkede üslenmeleri/güçlenmeleri sağlanmalıdır. Böylece, hem Asya ve Ortadoğu’da yaratılacak kargaşa ve özgürlük çabalarına katılarak deneyim kazanmalarının yolu açılacak; hem canlı bomba yaratma tekniklerinin testinde kullanılmaları sayesinde edinilen kazançların net bir hesabı ve ileriye dönük projeksiyonu çıkarılacak; hem de 2025 yılına yönelik stratejilerimizin gerçekleştirilmesi uğrunda istihbarat örgütlerimiz tarafından kullanılmalarının önü açılacaktır.”

2 h-) Örtülü ödenek, savunma bütçesinin esnek imkânları ve ulusal şirketlerin cömert katkıları aracılığıyla sağlanacak maddî kaynaklar bu projenin uzun erimdeki başarısı için yeterli değildir. Hükümetinizin seçimleri kaybetmesinden sonra yönetimi 8 yıllığına devralacak Junior Bush (Oğul Bush) liderliğindeki çekirdek kadro -FED'in karşılıksız banknot basmasına gerek kalmaksızın- karşılıksız dijital para kullanımıyla tüm projeyi finanse edebilecektir. Demokratik ülkelerdeki bankaların konut-araç-işyeri kredileri ile birlikte kredi kartı kullanımını teşvikle piyasaya dijital para sürebilmelerine dair plân ek belge-6'da detaylandırılmıştır.

3-) İkinci Aşama/İkinci Çeyrek (2025-2050): Devam edecek...

.

Dip not 1: Üçüncü paragrafı yazarken, BOP kapsamındaki Tunusun 23 yıllık iktidarının, adı Yasemin konan halk ayaklanması ile yıkıldığı haberini aldım! Sudan bölünmek için referanduma gidiyor; Lübnan'da aniden hükümet çöktü ve bölünmeye hazırlanmış bu ülkenin başbakanı "BOP'un eşbaşkanı" ile görüşme gereği duyup derhâl Türkiye'ye geldi! Daha nicelerinin yıkılışını ve bölünüşünü korkarım ki hep birlikte göreceğiz. Umarım 27 yıldır pilot bölge olarak kullanılan ülkemiz bu süreci daha fazla kan ve toprak kaybına uğramaksızın atlatır. Bu Küresel Tezgâh’ı herkes yakınlarına anlatmayı görev edinmelidir, diye düşünüyorum.

Dip not 2: Kaynak isteme benden, buz gibi soğurum senden! Bu tür gizli plânların kaynağına tam anlamıyla ulaşılamaz; ama kaynağa yakın kişilerin ve onların toplum önündeki temsilcilerinin beyanatlarından, yazdıklarından, tavırlarından ve destekledikleri tarafların dışa vurdukları ipuçlarından hareketle bir şablon çizilir ve gidişin bu şablona uyup uymadığı sürekli kontrol edilerek, gereken yerleri değiştirile değiştirile en az yanılgılı biçime dönüştürülür. Bu taslak benim 30 yıllık okumalarımın ve son 4 yıllık araştırmalarımın sonucudur. Okurlara düşen "görev" bunun gerçeğe yakınlığını veya uzaklığını test ederek saptamaktır.

.

.

Günün sözü: Wikileaks belgelerinin kontrollü ve dengeli olarak açıklanış sürecinde yaşanacak şiddetli tartışmalar, ayrışmalar, istifalar, kavgalar ve çatışmalar Makro Plân gereğince parçalanmaları tasarlanan ülkelerin, İnternet ve diğer medya organları aracılığıyla bölünmelerine oldukça başarılı bir örnek oluşturacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir araya geldiğimizde de konuşmuştuk ve ben bu anlatımınızdaki PNAC kurgusunu gerçekleşmeye yakın buluyorum. Dünya gündemini yakından takip eden, yorumlayabilen kişiler sürüklendiğimiz süreci görebilirler. Bizimle ilgili senaryolara atfen: Hangimiz Osmanlının gücünü özlemiyoruz ki? Emeklerinize sağlık hocam. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 31.01.2011 18:19
Cevap :
Evet Ata Beyciğim, Türkiye'nin egemen elitleri ve "yok oldu" yanılgısını yayan derin devleti bu projenin gerçekleşeceğine gönül bağlamış görünüyor. O nedenle G.K. Başkanı Özkök zamanında bu yana bu hükümetin kurulmasına ve bu kadar pervasızca ülkeyi dönüştürmesine göz yumuldu ve hatta teşvik edildi... Bu projenin sonunun pek de hayrımıza olmayacağı hissini taşıyorum. Kazananlar yine küresel elitler olacaklar, gibime geliyor. Selamla, saygıyla...  31.01.2011 22:38
 

Mehmet Bey , daha önce ki yorumumda da vurgulamıştım. "Şeytanın Avukatlığını" yapmak, hele bir de haklı çıkmak 'bana göre' kişinin, gözlemleme, algılama, analiz ve yorumlama yeteneğinin ne denli güçlü olduğunu gösterir. Bu yazınızı dönüp dönüp okuyorum:)) Her gün yeni bir yer karıştıkça da hayret ediyorum! ABD daha ikinci çeyrek bitmeden oldukça hızlı davranıyor:)) Size bravo! Kaynaklarınız ne olursa olsun, algı noksanlığı, düşünce bozukluğu olan insan yorumunu da katarak saptamada bulunamaz. Tekrar kutluyorum. Saygıyla efendim.

Nurcan Çelik Yalun 
 26.01.2011 13:00
Cevap :
Desteğiniz için çok teşekkür ederim Nurcan Hanım. Sanıyorum sadece "bilimsel ve rasyonel düşünen aklın yolu aynı" oluyor; diğer kaynaklar tarafından kurgulanmış akıllarsa rasyonel aklı anlamakta güçlük çekiyorlar; fakat karşısına koydukları fikirler de o zaman çok kaygan zeminlere oturmuş olduğu için en ufak bir darbede hemen çöküyorlar. Güç verdiniz. Teşekkürle, selamla, derin saygıyla... MS  28.01.2011 22:25
 

Tekrar merhaba, PNAC sayfasında sadece Bush yönetimine gönderilen mektuplar var. Wikipedia ise Clinton dönemiyle ilgili sadece Irak'a askeri müdahale önerisinden bahsediyor. Her halükârda kaynak göstermiş olsaydınız belki işimiz daha kolay olurdu. Yazınızın bu haliyle yanıltıcı olduğu konusunda ısrarcıyım, PNAC paragrafından, doğrudan maddelere girmişsiniz, PNAC'ın ağzından yazmışsınız ve dipnotta "Benim taslağım" demişsiniz. (Burada kendimce bir çelişki gördüğüm için metnin özgünlüğünü sorguladım.) Bu metnin kurgu olduğunu nereden anlamalıydım? :-) Selâm ve saygılarımla.

uhudedipuhu 
 25.01.2011 21:21
Cevap :
Zeynep Hanım tekrar merhaba, tekrar teşekkür ederim; ama inanın benim okuyacak yazacak daha önemli şeylerim var sizin yersiz ısrarlarınıza vakit ayırmaktan başka. Rica ediyorum; bundan sonra lütfen ya yazılarımı okumayın ya da okuduğunuzda hem çok dikkatli okuyun hem de yorumlarınıza verdiğim yanıtları doğru anlamaya çalışın. Ve lütfen biraz da yazının ana fikrine değgin bir-iki katkıda bulunun ki, sizin engin deneyimlerinizden ve işlek beyninizdeki yararlı bilgilerden biz de yararlanabilelim. Yani "Karanlığa küfredeceğine, bir mum yak!" prensibine uygun davranın lütfen. Örneğin, buradaki savlarıma katılmıyorsanız, ya siz de bunları çürütecek "belgeli" bloglar yazın veya katılıyorsanız savımı güçlendirecek şeyler söyleyin.*Kurgu benim değil mi; istersem PNAC'ın ağzından yazarım veya PNAC'ın kullandığı bilgisayarın ekranında bir mikro-organizma olup onun gördükleri üzerinden kurgularım. Dip notumda "gerçeğe yakınlığını/uzaklığını saptamak okura düşer" diyorum; sizden bunun gereğini rica  25.01.2011 21:46
 

Mehmet Bey merhaba, yazıya PNAC imzalı bir paragrafla girdiğiniz ve devamında bir takım raporlar ve ek maddelerden bahsettiğinize göre, bu kadar ayrıntılı bir metni hazırlarken yararlandığınız bir kaynak mutlaka olmalı, dolayısıyla özellikle "Kaynak gösteremeyeceğinizi" söylemenize bir anlam veremedim. PNAC çizgisinin ne kadar radikal olduğu malum, ancak kaynak göstermediğiniz sürece, hem yazınızda bahsettiğiniz planlar, hem de PNAC bağlantısı komplo teorisi olarak kalacaktır. (PNAC anasayfasında bu metin yok) İkinci ve zayıf bir ihtimal olarak; eğer bu metin özgün ise, bir anlatım bozukluğu ile malul demektir. (Öznenin "biz", nesnenin "hükümetiniz" olması, metnin özgün olmadığını düşündürüyor.) Her zamanki gibi şeytanın avukatı ben oldum ama, vermek istediğiniz mesajı tam anlayamadımı bilmenizi istedim :-) Selâm ve saygılarımla.

uhudedipuhu 
 25.01.2011 17:12
Cevap :
Merhaba Zeynep Hanım. Düşüncelerinizi her keresinde özgürce ve çekince duymaksızın paylaştığınız için sizi gönülden kutluyor, size çok teşekkür ediyorum. Ama bu yönünüzü takdir etmem, yazdıklarınızı doğruladığım anlamını taşımıyor; çünkü "şeytanın avukatlığı"nı yaparken ortaya koyduğunuz savunma örneği oldukça başarısız! :-)) Başarısız; çünkü "dava"yı kazanmak için sunduğunuz "kanıtlar"ı tüm mahkeme heyetleri geçersiz sayarlar. Geçersiz sayarlar; çünkü, dava açtığınız yazıyla ilgili iddialarınıza yazı içinde mesnet bulmak olanaksız. Olanaksız çünkü; a) böyle bir rapor PNAC düşünce kuruluşu tarafından yazılıp zamanın başkanı Bill Clinton'a verilmiştir, dolayısıyla işin içinde özne olarak kendilerine biz diyen bir kuruluş ve "hükümetiniz" diye hitap ettikleri Clinton Kabinesi vardır; b) dip notu hızlı okumuşsunuz; zira "Bu taslağı 30 yıllık okumalarım ve 4 yıllık araştırmalarım sonucunda kendim yazdım" diyorum, PNAC'tan aldım demiyorum. Kurguyu gerçek sanmışsınız! Öyleyse başarılı olmuş,  25.01.2011 20:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 3492
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 2849
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster