Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '09

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
4737
 

22 Gün 22 Gece

22 Gün 22 Gece
 

"Birinci ve ikinci İnönü savaşlarındaki yenilgileri üzerine Yunan hükümeti, kuruluş halindeki yeni Türk ordusunu daha da güçlenmeden ezip dağıtmaya karar vermişti. Bu amaçla ordu mevcudunu 125.000 kişiye çıkarttı. Birliklerini yeni silah ve araçlarla donattı. Üç aylık bir hazırlıktan sonra 10 Temmuz 1921'de taarruza geçti.

Türk ordusu, Kütahya- Eskişehir Muharebelerini kaybedince, Afyon, Kütahya ve Eskişehir elden çıktı. Ordumuz,daha elverişli bir alanda savaşmak üzere Sakarya nehrinin doğusuna çekildi. Düşmana hiç bir birlik kaptırılmamıştı ama ordu, yarı yarıya erimişti. Bütün birliklerimiz, hızla sağlamlaştırılıp güçlendirilmeli, donatılmalı, savaş boyunca ihtiyaçları karşılanmalıydı. Oysa para yoktu, zaman da yoktu. Umut Mustafa Kemal Paşa'da idi.

Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kermal Paşa'yı 5 Ağustos 1921'de başkomutanlığa getirdi. Başkomutan Tekâlif-i Milliye ( milli gelir) diye adlandırılan 10 emir yayınlayarak halktan mal varlığının yaklaşık yüzde 40'ını orduya vermesini istedi. Eski gaziler de silah altına çağrıldı. Yılgınlık ve umutsuzluk yayılmadan sona erdi. Yerini Sakarya destanını yazacak olan ruh aldı. Gençler silah altına koştu. Halk, varlığını bu son ordunun ayaklarına serdi.

Yunan ordusu 14 Ağustos 1921 günü üç koldan Sakarya'ya doğru yürüyüşe geçti. Yunan ordusunun planı Türk ordusunun batıya dönük cephesi karşısına bir tümen bırakıp bütün birliklerini Sakarya güneyinde toplamak, Türk Cephesini yarmak ve sol kanadını kuşatmaktı. Böylece Milli Orduyu yok etmiş olacaklardı. General Papulus ve kurmayları bu sonucu alacaklarına inanıyordu. 23 Ağustos 1921 Salı sabahı Sakarya Meydan Savaşı başladı. Yunan ordusu bütün gücüyle taaruza geçti. Yunan birlikleri Türk sol kanadını kuşatmak için sağ kanadını sürekli uzatıyordu ama karşısında her zaman o kanada kaydırılmış özverili bir Türk biriğini buluyordu. Cephenin uzunluğu 100 kilometreyi geçmişti. Mustafa Kemal Paşa tarihe geçen ünlü emrini verdi. Bu yepyeni bir savunma anlayışıydı. ' Hattı müdafaa yoktur. Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın herkarış toprağı vatandaş kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz.' "

Ankara-Eskişehir Karayolu 36. Kilometresinde bir yönlendirme levhası gözünüze çarpmış olmalı. "ALAGÖZ KARARGÂH MÜZESİ" Bu levhayı görüp, söz konusu müzeyi gezenleriniz vardır. Yıllar sonra bir kez de bu hafta sonu ziyaret ettim. İlk ziyaretim Üniversite de Devrim Tarihi dersi hocamızın düzenlediği bir gezi ile olmuştu. Üzerinden 30 yılı aşan bir süre geçmiş.

Alagöz Köyü yakınında Türkoğlu Çiftliğinin sahibi Ali Ağa tarafından, Türk Orduları Başkomutanlık Karargâh binası olarak kullanılmak üzere tahsis edilen çiftlik evi , Sakarya Meydan Savaşı'nda Türk Ordularına, onun kahraman Başkomutanına karargâh görevi görmüştür. Başkomutan Mustafa Kemal, Sakarya Savaşlarına ait bunalımlı ve sevinçli bilgileri bu karargâhta almıştır. Atatürk 23 Ağustos'tan 13 Eylül 1921 tarihine kadar 22 gün, 22 gece aralıksız devam eden savaşı bu evden yönetmiş, bütün planları burada hazırlamış, tarihi kararlarını burada vermiştir.

Sakarya Savaşı'nın bitiminden sonra Ali Türkoğlu ve oğulları tarafından 1965 yılına kadar ev olarak kullanılmış, 1965 yılında varisleri tarafından Milli Eğitim bakanlığıa bağışlanmıştır.

1967 yılında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı, Anıtkabir Müze Müdürlüğüne devredilerek, evin onarımı yapılmış ve müze haline getirilmesi sağlanmıştır.

Karargâh Müzesi binası, 1 Mart 1982'de Genelkurmay Genel Sekreterliğine bağlı Anıtkabir Komutanlığına devredilmiştir. Bina 2 katlı ve 12 odalıdır.

Son günlerde, 10. Yıl Marşı'na dahi dil uzatanların canını sıkan dize; "Başta bütün dünyanın saydığı Başkomutan" olmalı.

Lütfen Alagöz Karargâh müzesini ziyaret edin. Daha önce gitmiş olabilirsiniz. Bir daha gidin. Yakınlarınızı, çocuklarınızı, öğrencilerinizi götürün.

O müzeyi, Sakarya Meydan Savaşlarını, bir kez de İlköğretim 5. Sınıf öğrencisi Alperen Kocaoğlu'ndan dinleyin. Babası Müze görevlisi olan Alperen hep orada.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eğer olur da bisikletle İzmir-Ankara seyahatim gerçekleşirse o kavşaktan sapıp o evi ziyaret edeceğim. Saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 13.11.2009 13:43
 

Özellikle biz kadınlar! Bugün oy kullanabiliyorsak eğer, bugün mirastan eşit orandan yararlanabiliyor, havada, karada, denizde her yerde biz de varız diyebiliyorsak, onun koyduğu kanunlar, kurallar, yasalar sayesindedir. Ve evet biz! En çok da biz onun emanetine sahip çıkmalıyız. Nene Hatun' lar kadar. Saygılar

Ayrıntıda gezinmek 
 10.11.2009 5:50
Cevap :
Sayın Ayrıntıda gezinmek, Yalnızca kadınlarımız mı? Özgür bir ulusun bireyleri olmamızı sağlayan, kulluktan, yurttaşlığa yüceltiği koca bir ulusun bireyleri olarak hepimiz ona minnettarız. Saygılarımla...  10.11.2009 11:53
 

THK. Selçuk Hv.Alanı uçuşlarına son mu verdi? Yılbaşına kadar oraya gidip röportaj yapmak istiyorum. THK' nu tanıtmak, hevesli insanlara yön ve bilgi vermek için röportaj yapacağım resimli olarak Önceden izin mi almak lazım? Nereden ve nasıl. Yahut orqaya gitsem, kimi görmem lazım. Veya oranın bir telefon numarasını yazar mısınız bana Peşin teşekkürler.

Muzaffer Cellek 
 09.11.2009 19:06
Cevap :
Sayın Muzaffer Cellek, Selçuk Havaalanı işlevlerini sürdürüyor. Türkkuşu Paraşüt Okulu oraya konuşlandırıldı. 12 ay boyunca açık. Önceden bir izin alma zorunluluğu yok. Gittiğiniz zaman Meydan Müdürü ile görüşebilirsiniz. Telefonu; (0232) 892 60 25 - 892 64 47... Saygılarımla...  10.11.2009 11:59
 

Buradaki bazı çıkar çevrelerine ve aklı evvellere saydıramadık değil mi Talip Bey? Dün büyük oğlum diyordu ki; Anne bir komutan olarak ve bir devlet adamı olarak yapılabilecek, hatta yapılamıyacak herşeyi ama herşeyi yapmış. Hayatları boyunca bunların milyonda birini başaramamış adamlar nasıl oluyor da bu kadar nankörce laflar edebiliyorlar? İlk fırsatta Alagöz'e gidilecek... Söz..:)) Selamlar

Yıldız... 
 09.11.2009 16:45
Cevap :
Yıldız Hanım, tanıyorlar. O çıkar çevreleri de, aklı evvellerde çok iyi tanıyorlar. Hepsinin amacı çok farklı. Atatürksüz bir Türkiye onların ve büyük ağabeylerinin işine geliyor da, o yüzden bu tavırlarının arkasına saklanıyorlar. Çocuklarımıza sahip çıkmak zorundayız. Atatürk'de Cumhuriyet kazanımlarınıda onlar yaşatacaklar. Saygılarımla  10.11.2009 11:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 182
Toplam yorum
: 1287
Toplam mesaj
: 348
Ort. okunma sayısı
: 2307
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

10 Kasım 1954 tarihinde doğdum. Sosyal Hizmet Uzmanıyım. Pilotum. (ultralight licence no:151)..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster