Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '21

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
208
 

22 Yılda Bir Arpa Boyu Yol

 

17 Ağustos Büyük Marmara Depremi'nde 22 yılı geçtiğimiz günlerde geride bıraktık. Çok değil daha günler önce, ilk önce Muğla ve çevresinde meydana gelen orman yangınlarının, kül olan yeşilliklerin dehşeti ve acısını, hemen ardından da bu kez Batı Karadeniz'de, Kastamonu ve çevresinde meydana gelen sel felâketlerinin şokunu yaşadık.Türkiye'nin cenneti Ege Bölgesi'nde yaşanan orman yangınları her ne kadar rant amacıyla insan eliyle çıkarılmış olma ihtimali yüksek olsa da, nihayetinde adı kayıtlarda doğal afet olarak geçiyor. 

Evi olan doğaya zararı dokunan belki de tek canlı, insan. Öyle ki yaşamını sürdürdüğü evinin, konutunun herbir ihtiyacını titizlikle gideren, eksiklerini gözden kaçırmamaya çalışan insanoğlu; gelgelelim aynı hassasiyeti bir diğer evi olan doğadan esirgiyor.

"Coğrafya, kaderdir" - İbn-i Haldun -, diye söylenegelir hep. Belki de bu sözün geçerliliğini en çok koruduğu yer, bu topraklar oldu. Depremlerden tutun da, yaşanan pek çok doğal afet; başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere, bu topraklarda hüküm sürmüş pek çok medeniyetin, imparatorluğun ve devletin yüzyıllar boyunca ortak kaderi oldu. Doğal afetler artık ne kadar kaderimiz olsa da, yaşadığımız her elim felâkette geçmişte görmezden gelinen yapısal sorunlar ve şehir yapılaşmalarında rant uğruna verilen tavizler tekrar tekrar önümüze çıkıyor.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ile filizlenen yapısal sorunlar, en son Batı Karadeniz'de meydana gelen sel felâketinde artık iyice boy verir hale geldi. Düşüncesiz bir şekilde dere, akarsu yataklarına kondurulan ruhsatsız yapılar; deprem ve sel taşkınlarında yaşanan büyük felâketlerin, yitirilen hayatların kaynağı oldu. 

17 Ağustos 1999 Marmara depreminden bugüne kadar pek çok soruşturmalar yapıldı, müteahhitler, sorumlular tutuklandı, hükümetler, yasa maddeleri değişti ve daha önemlisi insanlar, canlılar öldü. Daha çok yeni bir sel felâketi yaşadık ve bundan sonra da yaşayacağız. Bu coğrafyanın da kaderi böyle. Sonucu biline biline yapılan hatalar yüzünden yaşanan felâketlere kader demek artık ne kadar doğruysa...

17 Ağustos 1999 Marmara depreminden bu yana pek çok şey söylendi, vaat edildi. Yapıldı da. Ama görünen o ki, uygulamalarda daha bir arpa boyu kadar yol katedebilmişiz. Artık toplum olarak Allah sonumuzu hayır etsin.

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 256
Toplam yorum
: 373
Toplam mesaj
: 100
Ort. okunma sayısı
: 1346
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1982 yılında İstanbul'da doğdum. Açık Öğretim Fakültesi İşletme Lisans eğitimimi 2005 yılında tamam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster