Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
1625
 

23 Eylül, İnebolu deniz feneri ve ekinoks

23 Eylül, İnebolu deniz feneri ve ekinoks
 

İnebolu’da Eylül ayında sıcak yaz günlerinin etkisi hala görünüyor. Eylül ayının sonuna yaklaşıyoruz. Ekinoks günü geldi, Eylül’ün ekinoksu, 23 Eylül. Hava henüz soğumadı, akşamları biraz serinlese de gündüzleri yaz günlerini aratmıyor. Kurak günlerin ardından ara sıra yağan yağmur sevindirse de yeterli değil. Güneşin battığı yer denizden karaya doğru adım adım ilerliyor. Solgun batıyor puslu akşamlarda.

Deniz fenerine çıktım bugün. Yorgundum, dizlerimin bağı çözüldü henüz yarısına varmadan. Dağa tırmanıyordum sanki, doğayla bütünleşmiş taş merdivenlerden çıkarken. Solda liman, sağda uçsuz bucaksız deniz uzanıyordu. Durgun görünse de limanın içinde, dalgalar kıyıyı dövüyordu limanın dışında. Yoldan geçenler yamaçtaki merdivenlerden fotoğraf çekerek çıkana merakla bakıyorlardı. Fenere yaklaşınca yeni astıkları tabelayı okudum, kurulduğu 1863 yılını yazmışlar.

Renkler henüz bahara ve yaza ait görünüyordu. Denizin mavisi sağda, solda ve karşıdaydı. Yeşilin her tonu yamaçta ve taş merdivenlerin arasındaydı. Gemiyi limandan çıkmaya çalışırken görünce gözümü hiç ayırmadım, turuncu renkli gemiden. Tepeden bakarak denizde süzülen gemiyi izlemek çok güzeldi. Nereden geldiğini, nereye gittiğini bilmediğim bir gemiyi izledim gözden kaybolana kadar. Kuşlar eşlik etti bir süre, sonra geri döndüler.

Eylül en güzel aydır benim için. Ekinoks günü de çok özeldir. İkisi bir arada olunca hem özel hem de güzel bir gün olur. Özenle birşeyler yazıp, bu özelliliği ve güzelliği ifade etmeye çalışırım her yıl. İnebolu fenerine tırmanırken ifade etmek istediklerimi burada gördüklerimle anlatacağımı biliyordum. Parlak fikirler gelmedi fenerde ama güzellikler gördüm. Aralıksız yazdım o güzellikleri, silinip gitmesine izin vermeden. Gecenin yarısında sözcüklerin yalnızca güzelleri oluyor insanın belleğinde.

Parlayan ışığını yakından hiç görmedim fenerin. Oraya ne zaman çıksam hep gündüz vaktiydi, aydınlıktı. İnebolu Feneri yakından görünsün diye vermiyor ki ışığını. Onun görevi uzaktakini yol göstermek, onu korumak. Tepesindeki dönen lamba göz kırpacak uzaktaki gemilere. Fenere son bir bakıştan sonra dik taş merdivenlerden ağır adımlarla inmeye başladım. Dikkatsizlik son fener gezisi yapabilirdi bugünkünü. Uzaktaki noktalara baktım, en uzaktakini göremediğimi bilerek. Adımlarımı her attığımda biraz daha rahatladım ve fenerle vedalaştım. Yukarıdan, fenerden baktığımda limandaki iki feneri görünce, bunlar geceleri ne güzel sohbetler ediyorlardır, bu geceki konuları da ekinokstur diye geçti aklımdan.

İnebolu, 23 Eylül 2007


Gürsel Yüce Tercan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2372
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster