Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2048
 

23 Nisan / Bugünün Küçükleri Yarının Büyükleri

23 Nisan / Bugünün Küçükleri Yarının Büyükleri
 

Yarın 23 Nisan neşe doluyor insan…
Sahiden öyle mi?
Bilirsiniz 23 Nisanlar da çocukları makamlara oturturlar. Başbakan, vali, belediye başkanı v.s.
Ama gelin bugün siz, bi çocuğun durduğu yerden bakın hayata… TMK mağduru bi çocuğun yerine siz oturmak ister misiniz, bi geceliğine. Bi geceliğine de olsa dayanabilir misiniz?

Bi anlığına düşünün, neler hissedeceksiniz…
Yazıları okuyorum, kimsenin aklına bu çocuklar gelmiyor. Neden? Onlar bu ülkenin çocukları değil mi? Onları topluma kazandırmak için yetişkinlerle birlikte aynı cezaevlerinde mi yatmaları gerekiyor? Onların yeri orası mı?

Elbette değil, olamaz, olmamalı…
Aklıma nedense TMK mağduru çocuklar düştü işte…
Onların hali nasıldır acaba?
Biraz önce netten baktım sayıları üçbin küsürü bulmuş. Hayatta en dayanamadıklarım; çocuklar, yaşlılar, hastalar ve hayvanlardır…
Hepsi de birinin yardımına muhtaçtır. Hele de çocukluk. En savunmasız zaman dilimi. İnsan anne babasına, ailesine en muhtaç olduğu, sevgiyi hissettiği zamanlar.

Gelecek çocuklukta şekilleniyor.
Her zaman çocuklara, yaşlılara, hastalara ve hayvanlara karşı empati yaparım. Ben olsam ne olurdu, nasıl hissederdim, diye…
***
Tekrar yazıyorum, TMK mağduru çocukların sayıları üç bin küsura ulaşmış. Düşündükçe, ruhum daralıyor. Kendimi onların yerinde düşünüyorum, düşünüyorum ve delirmemek elde değil…

İsterdim ki bu 23 Nisan “bugünün küçükleri yarının büyükleri” TMK mağduru çocukları serbest kalsınlar. Çok mu ütopik bi düşünce?
Hayatlarının en güzel yıllarını hapiste geçirmesinler.
Bazen bazı insanlar görüyorum, duyuyorum; dünyanın herhangi bir yerinde mağdur olmuş çocuklara üzülüyorlar. Adaletin bu mu dünya, diye isyan ediyorlar!
Sonra bizim çocuklarımıza, yarının büyükleri olacak çocuklardan nefret ettiğini, onların potansiyel tehlike olduğundan bahsediyorlar.
Nedir bu çelişki? Nedir bu gerçeği görememe? Olayların dış görünüşüne bakıp gerisiyle ilgilenmeden, cehaletle yargılıyorlar.
Kelebek etkisini bilirsiniz sanırım, yine de hatırlatmak istiyorum: bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülmez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Adı Edward N. Lorenz’in hava durumuyla ilgili verdiği şu örnekten gelmektedir. Amazon Ormanları’nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD’de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.

Üçbin küsur sayıya ulaşmış bu çocuklardan yarın ne olmasını beklersiniz?
Bu çocuklara polis, oyuncak ya da yiyecek verip, sevgiyle başını okşadıklarında, onlara karşı nasıl yaklaştıklarını sanırım televizyonlardan izliyorsunuzdur.
Sadece elleri tozlu ve terli olduklarından dolayı gözaltına alınanlar, olaylar olurken teyzesine, ninesine giderken polis tarafından gözaltına alınıp hapislere girenler var.
Herkesin daha iyi şartlarda eşit koşullarda yaşaması dileğimdir. Bunu insani duygularımla istiyorum. Bunu bencilce de istiyorum. Çünkü bu çocukların büyüdüklerinde ne olabileceğini tahmin ediyorum.

Sanırım bana hak veriyorsunuzdur.
Sadece isterdim ki bu 23 Nisan TMK mecliste yeniden ele alınsın.
Çocukların iyiliği için…
Özgürlüklerine kavuşsunlar.
Herkesin iyiliği için…

Not. Ahmet Türk’e yumruk atanı kınayanları, kınayanlar var. Ben de Ahmet Türk’e yumruk atanı kınayanları, kınayanları, kınıyorum. Anlamıyorlar ki o yumruk aslında Ahmet Türk’e değil, kendi burnuna atılmaktadır. Etkilerini de görüyoruz. Şiddet şiddeti doğuruyor. Ama eğitimli olarak düşündüğümüz insanlar, küçümsedikleri insanlar gibi kan davası güdüyorlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MİSİLLEMELER GELİYOR ARKASINDAN :((

Sokrates 
 30.04.2010 19:46
Cevap :
Evet canım, bi bizden bi onlardan, böyle sürsün bu kör dövüşü. Olan kime oluyor?:((  01.05.2010 10:59
 

icraat yapsınlar... Bireyselde herkes kendini hukuk sanmaya açıkça başladı.. Hukuk nerde? Onu bulsunlar.... Sevgilerimle...

Siel Vertu 
 26.04.2010 10:42
Cevap :
Aynen öyle Sema Hanım, çocukları makamlara oturtmuyorlar mı? Sinir oluyorum. Herşey göstermelik. Hukuk nerde? Umarım demokratik ve insanca hukuk bulunur. Sevgilerimle...  26.04.2010 23:59
 

çocuklar, yaşlılar, hastalar en kıyamadığım.. en dayanamadıklarım... onlar için en iyisi ne ise o olsun, o yapılsın.. istismar edilmesinler isterim.. güzel yürekli arkadaşım eline sağlık.. sevgilerimle..

sema öztürk 
 24.04.2010 23:38
Cevap :
En savunmasız, en yardıma muhtaç olanlar. Kimse onları duygusal ve fiziksel olarak mağdur etmesin, onları kullanarak kendisine prim sağlamaya kalkmasın. Sen de öylesin, sağol katkın için. Sevgilerimle...  25.04.2010 11:00
 

değişimleri karşısında acaba kaçınılmaz değişim bu resmi oluşturuyor da, bizler mi bu değişimi doğru algılayamıyoruz..." şeklinde bir düşünceye sahip oluyorum. Bunun nedenlerini araştırmak da beni yazmaya, okumaya ve paylaşmaya iten ana sebeplerden birisi." Kaotik bir geçiş dönemi " diyoruz, "Gemeinschaft"(Cemaat) yapısı egemen - "Gesellschaft"(Kentli toplum) yapısı zayıf bir toplumun doğal görünümleri " mi diye sorguluyoruz, tarihimiz, coğrafyamız gibi bir " Araf hali " ondan mı böyle diye düşünüyoruz, ne dersek diyelim durumu tümüyle kapsayan bir açıklama rahatlığına ulaşamıyoruz! Sanki Charles Dickens'ın sanayi devrimi sırasında çekilen acı ve yaşanan kaosu anlatan romanlarına benzer bir durum içindeyiz. Serinkanlıca izleyip sınıfsal, sosyo-kültürel, sosyo-psikolojik konumumuzu koruyalım desek hem yapımıza hem de toplumsal reflekslerimize uymuyor! Yine de; düşünce ve hayallerimizin tam anlamıyla gerçekleşeceği daha nice Ulusal Egemenliklere, çocuklarla birlikte diyelim....

Ersin Kabaoglu 
 24.04.2010 0:04
Cevap :
Merhaba Ersin Bey, tespitlerinize katılıyorum, bi geçiş sürecindeyiz. Geçiş süreçleri de kaosu içinde barındırıyor. Eğer bu kaotik durum olumluluğa yol açacaksa yine de bardağın dolu tarafından bakmak istiyorum. Kurban oluyorlar, oluyoruz ama... Biz geçiş sürecinin sonunda ne olacağını görebilecek miyiz? Bilmiyorum. Umut ediyorum ki, bu yolun sonu barışa gider. Son satırınıza katılmamak mümkün mü? Çok teşekkür ederim katkınız için. Selamlarımla...  24.04.2010 13:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 989
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster