Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '12

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
1583
 

23 Nisan 1920'yi anlamak

23 Nisan 1920'yi anlamak
 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Meclisin açıldığı gün olduğundan ziyade halkın özgürlüğüne kavuştuğu gün olduğu için bayram ilan edilmiştir. 23 Nisan 1920 tarihinde millet meclisinin açılması o güne kadar padişahlık sistemi ile bir nevi modern kölelik muamelesi gören Türk milletinin idareyi ele almasıdır.

Türk Milleti 23 Nisan 1920 günü zincirleri kırmıştır. Türk Milleti o gün padişahın kulu olmaktan kurtulup kendisinin efendisi olma yolunda en büyük adımı atmıştır. İşte bu yüzden önemlidir 23 Nisan 1920…

Egemenlik, kayıtsız, şartsız milletindir!

Diyerek…

Bu cümleyi Türkiye Cumhuriyeti’nin sloganı kuruluş felsefesi ilan etmiştir Mustafa Kemal ATATÜRK…

 Çünkü Mustafa Kemal Atatürk, kurduğu cumhuriyetin, halk egemenliğine dayalı olduğunu bilerek ve buna inanarak bu cümleyi söylemiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin değer, misyon ve vizyonlarına uyan bu cümlenin slogan olarak kabul edilmesi bu yüzdendir.

Bu ilke 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılması ile hayata geçmiştir ve 20 Ocak 1921'de kabul edilen Teşkilât-ı Esasîye Kanunu ile resmiyet kazanmıştır.

Ulusal egemenliğin temelinin atıldığı bugün işte bu yüzden bayram olarak kutlanmaktadır.

Diğer taraftan Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları bugünde padişahın kulluk zihniyetini yıkmıştır.

Bunu tarihimizde yer almış ünlü pehlivanlarımızdan Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın şu anlatımı ile daha iyi algılayabiliriz;

"-İstibdat devrinde (Sultan II. Abdülhamit'in saltanat dönemi) Avrupa'ya gitmek için vapura bindiğim zaman Saray'dan bir mabeyinci gelip dedi ki:

"Zat-i Şahane'nin selamları var, Avrupa'da güreşirken taç ve tahtımın şerefini koruyarak güreş yapsın, buyurdular. " Ben de kendisine dedim ki: "Zat-ı Şahane'nin taç ve tahtının olduğu kadar benim sırtımın da şerefi vardır!" Mabeyinci bir şey demeden gitti. Kendisine söylediğimi aynen Padişah'a söylemiş olacak ki, Avrupa'dan dönen pehlivanlara hediyeler ihsan verilmek adet olduğu halde, avdetimde ( dönüşümde) bana hiçbir şey verilmedi.

İşte 23 Nisan 1920 günü taç ve tahta verildiği düşünülen şeref ve onur asıl sahibi olan Türk Milletine iade edildiği için bayramdır.

Mustafa Kemal ATATÜRK 19 Mayıs’ı gençliğe hediye etmiştir. 23 Nisan’ı ise çocuklara …

Bunu algılarken iyi düşünmek gerekmektedir.

O gençlik ki, İstanbul’un işgal edildiği dönemde İngiliz denizatlılarının insanların en yoğun olduğu saatlerde gözdağı vermek amacı ile toplarını Galata Köprüsü önünde İstanbul’a çevirmelerine aldırış etmeden Tıbbiyede iki kule arasına Türk Bayrağı gerip eylem yapan gençlik.

Sivas’ta Mustafa Kemal’e “Ya İstiklal Ya Ölüm” dedirten gençlik…

Ve…

O çocuklar ki…

Yunan ile çarpışan 70. Alay dağılma aşamasına geldiğinde atı ile dağılan askerlerin önüne geçip, minik, ama vatan sevgisiyle dolu yüreği ile cephe gerisine kaçmaya çalışan askerlerin karşısına duvar ören  ve ağzından şu sözler dökülen: `Ben babamın yanına ölmeye gidiyorum, siz nereye gidiyorsunuz? Diyebilen çocuk…

İşte o minik Nezahet…

Babasına destek olmak isteyen bir çocuğun çırpınışlarının ötesindedir gayreti. Atın üstündeki küçük kız, askerlerin yüzüne tokat gibi bir gerçeği, `vatan sevgisini ve şahadeti` haykırınca hepsi geri döner. Çoğu cephede şehit düşer, ancak Gediz muharebesi kaybedilse de Yunan askerinin Anadolu’nun içlerine kolay sızması geciktirilir. Küçük Nezahet, sınavı kazanmıştır. Artık o elinde oyuncaklarıyla askerin arasında gezen bir kız çocuğu değil, 70. Alay`ın Nezahet Onbaşısı`dır.

İşte bu ülke ;

Tıbbiyeli Hikmet gibi gençlerle, Nezahet Onbaşı gibi çocuklarla özgürlüğünü kazandı. Mustafa Kemal’in güvendiği işaret ettiği gençlik 23 Nisan’ı hediye ettiği çocuklar bunlardı.

Bugün kutladığımız bu bayram bu gençlerin, çocukların vatan sevgisi, vatan aşkı ile yaktıkları özgürlük meşalesinin devamıdır.

"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz."

Diyerek Mustafa Kemal bu vatanı gençliğe Türk çocuklarına emanet etmiştir.

İşte biz böyle asil bir milletin çocukları olduğumuz için bu bayramı kutluyoruz.

Birilerinin çıkıp bizlere anlatmış olduğu gibi Meclis açıldığı için bayramı kutluyoruz demek değildir 23 Nisan…

23 Nisan Türk Milletinin ruhunun özgürlüğe uçtuğu…

Anadolu’nun kan ile sulanmış topraklarında Türk milletinin çiçekler açtığı gün olduğu için kutlanan bir bayramdır…

O gün cephede “Ben babamın yanına ölmeye gidiyorum siz nereye gidiyorsunuz? “

Diyen ve cepheye ölmeye gidebilen çocukların, kanları ile yazılan zaferin adıdır 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…

İşte bugün bizler Tıbbiyeli Hikmet’in, Nezahat Onbaşının mirası olan bu bayramı kutluyoruz…

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Türk Milletinin onurunu, şerefini ve o günlerin ruhunu taşıyabilenlere Kutlu olsun…

 

Burçak YAZICI

10/A  102

19 Nisan 2012

23 Nisan tören konuşması…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 357
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1058
Kayıt tarihi
: 02.07.10
 
 

4 kasım 1996 yılında İstanbul'da dünyaya geldim. Bu sene ilköğretimden mezun oldum. Okul hayatımd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster