Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1179
 

23 Nisan ve 'Azınlık Edebiyatı'

23 Nisan ve 'Azınlık Edebiyatı'
 

Fransız Kültür Merkezi Marc Loopuyt Flamenko Gitar Konseri 22 Nisan 2008 - İzmir


Fransız Kültür Merkezi, İzmir'de 22 Nisan Salı akşamı iki güzel etkinlikle doldurdu, taşırdı Lamartine Salonu'nu.

18:30'da başlayan söyleşi "Edebiyat cumhuriyetinde etnik kimlikler ve azınlıklar' konuluydu. Söyleşiye katılan iki yazarımız Osman Necmi Gürmen ile Vivet Kanetti yanıtları aranan sorular üzerine konuştular; izleyicilerin de katılımıyla söyleşi konusu, soru imleriyle dolu çoklu alt başlıklar altında ayrıldı: Gerçekte kimlik sorunu yaşanıyor mu, azınlık nedir, ötekileştirilme ve dışlanma var mıdır, muhafazakârlık mı yapılıyor, (adı buysa) 'azınlık edebiyatı' neyi anlatır, etnik kökeni farklı yazar ile okuyucusunun derdi nedir, okuyucunun 'azınlık edebiyatı' diye ayrı tuttuğu bir edebiyat türü mü vardır?

***Evrensel perspektifte de, dünya sanat tarihinde de bulunmayan 'azınlık edebiyatı' deyişi ne yazık ki Türkiye'de vardır, ancak bunun ölçüsünü tutmak, toplumbilimsel yanını incelemek bu araştırmanın içindeki uzmanların işidir, diyor Vivet Kanetti. Türkiye'de roman, kimlik ve siyaset taşıyıcısı olmuştur; azınlık romanı da Türk, müslüman ve erkek olmayan kimliklerde ötekileştirilmiştir. Az rastlanırlıkla dikkati çekerse ilk tepki yayıncıdan gelir, eleştirmen tepkisi 'folklorik, azınlık edebiyatı' sınıflaması biçiminde gelirse yazar yaralanır. Uzun yıllar yapıtlarını E. Emine adıyla yayınlayan Vivet Kanetti, Türk olduğu halde kitaplarının yabancı yazarlar raflarında sergilenmesini istememiş ve bu takma adla sorun yaşamamıştır. 'Bir Yahudi nasıl yazar ya da ne yazmalıdır' derdinde asla olmayan yazar, kendini etnik yazar olarak görmüyor ama elbette en yakınındakileri yazıyor, kendi deyişiyle yaptığı 'modern muhtarlık' değil.

Türkiye geç ulusallaşmıştır, Ernest Renan 'Qu'est-ce qu'une Nation (Ulus Nedir)?' adlı kitabında 'Ulusu ulus yapan, birlikte yaşamak arzusudur' der, ayrıca ''Bir ulus olmak, birlikte bazı şeyleri unutmaktır' da der. Edebiyatta, sinemada ve medyada aşağılanan azınlık adları, ad tamlamaları hep var olmuştur. Arap Bacı, hain Ermeni, kötü Rum gibi... Türk sinemasında ise bu etnik kökenliler, kötü karakterler olarak işlenmiştir. Türk edebiyatının ana damarı kendi içine kapanma eğilimidir, kendisini fazla önemser; okuyucu da azınlık edebiyatı yazarının adına bakarak ön yargılı davranabilir, nitelikli yapıtlara karşı bile... Okuyucunun genel yatkınlığı, yazarı etiketleme işidir, Kafka'ya benzetmek, Fransızca biliyorsa Fransa ve edebiyatı hayranı bellemek gibi...

Gerçi 'azınlık' olmak zor değil; düşünce yapınızla, inancınızla, dünya görüşünüzle, toplum içinde duruşunuzla, benimsediklerinizle, öğrenim düzeyinizle, yaşam biçiminizle, ilkelerinizle, ürettiklerinizle azınlıksınızdır!

Necmi Gürmen, Râna ve Mühtedi adlı kitaplarından söz etti. Râna, yirminci yüzyıl başında, duyarlı ve her şeyi sorgulayan bir insandır, bir kadın olarak bu insanca özellikleri ona zarar getirir. Mühtedi, din değiştiren bir insanı konu alır. Gürmen, insan yazma dürtüsüyle yazar, insan evrenseldir, diyor; 'insan' ile ilgileniyor. Râna ve Mühtedi'de iki karakterin iç dünyaları çok önemlidir. Onların yaşadıkları her olayda içlerinde neler olup bittiği irdelenmelidir. Yazar için edebiyat bu: İnsanı anlamak!***

Osman Necmi Gürmen 81 yaşında, bilge, alçak gönüllü ve esprili bir yazar. Kitapları uzatırken çok heyecanlandım. Mühtedi'yi '... din değiştirmiş bir insanın iç âlemi', Ah vre Sevda!'yı da '... acayip bir öykü daha! Sevgilerimle..' diye imzaladı. Uzun uzun ve hiç sıkılmadan herkese yazdı, imzaladı, şakalar yaptı.

20:30'da, geçtiğimiz hafta ud konseri veren Marc Loopuyt, bu kez flamenko gitar konseriyle herkesi kendinden geçirtti. Dansçıları Razan Elverişli ve Ebru Atalay'ın eşliğinde görkemli bir Flamenko gösterisi izlendi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Şenlikleri 30 yaşında. Halit Kıvanç'ın yabancı minik bir konuğun elinden tutarak başlattığı birinci kutlamanın üzerinden 30 yıl geçmiş. Bu yılkini çocuklar, yazdıkları barış mesajlarını şişelere koyup denize atarak başlatmış. Büyük Atatürk 'Yurtta barış, Dünyada barış' demişti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm dünyaya kutlu olsun!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 158
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 2368
Kayıt tarihi
: 18.11.07
 
 

İzmir'den merhaba! İzmir'de, Göcek'te, Marmaris'te, Milas'ta, Söke'de, Bodrum'da sonra yine İzmir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster