Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
988
 

23 Nisan ve ulusal egemenlik

Ulusal Egemenlik” kavramı günümüz dünyasında, özellikle de sermayenin “Uluslar -arasılaştığı “ bir süreçte ve yine “Küreselleşmenin “ hızlı ve yok sayıcı bir şekilde geliştiği bir dönemde bu kavramı önemsemek yerli yerine oturtmak gerek. Yoksa, birileri ciddi bir şekilde bu kavramın içini tümüyle boşaltıp hiçbir anlamı ve değeri olmayan boş bir slogan haline sokar ve bu yolla ülkeyi mandacılığa heves eder konuma sürüklerler.. Ya da bir başkaları onu kendi “ Turan ve Kızıl Elma” amaçlarına giden yolda basamak olarak kullanmanın aracı haline sokarlar.

Ülkemizin gidişatına baktığımızda bunu daha net bir şekilde görürüz.Cumhuriyet düşmanları, yıllardır ülkenin altını oymanın yollarını arayıp durdular. Çünkü Cumhuriyetin kurulması Egemenliğin “Kayıtsız Şartsız Millete “ geçmesiyle ” Şeriat özlemcileri” ve “Saltanat severler “ bunun rövanşını almanın çabasında oldular, olmaya da devam ediyorlar. Her fırsatı kendi lehlerine kullanıyorlar. İşte şimdilerde AB yolundaki ciddi çalışmaları bunun fırsatı sayıp, özünde kendi bilinç altlarındakine zemin hazırlamanın sevdasındalar. Oysa AB süreci Atatürk’ün ‘de ön gördüğü “Çağdaş Medeniyet düzeyine ulaşmanın “ çabalarından biridir. Ve fakat birileri de tümüyle AB ülkemize medeniyet getirecek, demokrasi getirecek ya da insan hakları daha gelişecek ham hayellerine de kapılmamalı bu saydıklarımı ancak biz istiyorsak yapabiliriz. Bir başkaları bize veremez. AB süreci bir ekonomik süreçtir. Elbette bu yolda ilerlemek gerekecektir. Ancak bunu birilerinin bilinç altlarının tatmini, yada bir başkalarının “karnından konuşarak” dillendirmekten çekindikleri emellerinin gerçekleşme süreci olmamalıdır.

İşte “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının “kutlanmasının önemi de burada ortaya çıkıyor. Yani bu bayramda “Ulusal Egemenlik” vurgusunun belirginleştirilmesinde yarar vardır.

23 Nisan 1920 tarihi sadece Askeri bir zaferin taçlandırılmasının ötesinde, Devrimci siyasi bir dönüşümle Cumhuriyetin kurulması ve bunu takip eden Demokrasinin insan yaşamına yansıtılması çabalarının da bir başlangıcıdır. Hatta Anadolu’daki bu halk hareketi bütün dünya ULUSLARINA bir devrimci kıvılcım olmuştur. Dünyanın mazlum milletleri bu Anadolu halk hareketini örnek almıştır.

İşte bu Cumhuriyetin en devrimci öğelerinden olan “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Ulusundur” özesini etkisizleştirme çabaları ve bu süreçte sözde demokrasi adıyla Cumhuriyetin temel niteliklerini etkisizleştirmenin yolları aranıyor. Oysa birileri “Demokrasiyi araç olarak kullanmanın” çabasındadırlar. Demokrasiyi “Trene” benzetip, istedikleri yerde binip, istedikleri yerde inmeyi hayal edenler var. Bu hayallerinde ki AB sürecinde “Demokratikleşme “yolundaki çabalarla bütünleştirerek yapmanın yolundalar.

Israrla reel sosyalizmin başarısızlığından bu yana çokca kullanıla gelen bir deyimle “DİNAZOR” kelimesini aşağılayıcı anlamda kullanarak toplumu yönlendirme gayretkeşliği gözlenmektedir. Bu kompleks yaratıldıktan sonra insanlara “Küreselleşen Dünyada “hala Ulusal Eğemenliği savunmanın, sanki değişmeye karşıymış imajı yaratılarak , oluşturulmuş olan “Dinazor Kompleksiyle “insanları yönlendirmekteler. Tamda bu noktada Ulusal Egemenlik, Cumhuriyet, Bağımsızlık Ve Demokrasi Mücadelesine sahip çıkıp şiddetle savunmak gerekir. Çünkü Türkiye’nin yönetici ve elitleri adete yeniden bir Osmanlı ideolojisine dönüşün çabasına girmeye başladılar bu çok manidardır.

Atatürk, bu bayramı Çocuklara emanet ederken düşündüğü en önemli şey bu ülkenin geleceğini elinde bulunduracak nesilin bu “Ülküye “Sahip çıkmalarını hedef göstermekti. Oysa görüyoruz ki Eğitim sistemimiz yetiştirdiği gençlikle hiç de bunu hedefler nitelikte gözükmüyor.

Her şeye karşın gençlerimiz ve de Çocuklarımız geleceğimizin teminatıdırlar, onların Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarını Kutları. büyüklere de” Ulusal Egemenliğimize” sahip çıkalım çağrısında bulunmadan geçemeyeceğim

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1290
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Düşünmeyi ve yazmayı çok severim. Yaşama ilişkin çelişkileri görmekte ısrarlıyımdır. Muhalif olmaya ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster