Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
10823
 

24. Kasım Öğretmenler Günü mü?

“Evet.” Saygıdeğer Öğretmenlerimizin “Öğretmenler Gününü” kutlar, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim. Aramızdan ayrılanlara da Allah rahmet eylesin.

Millet Mektepleri'nin açılışı ve Atatürk'ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

“Öğretmenler Günü” için yazmaya başlayınca, yıllar öncesine döndüm bir anda. 17 yıl yöneticilik ve öğretmenlik yaptığım, Aydın Gazipaşa Ortaokulunda sanırım, 1988 yılı 24 Kasım Öğretmenler Gününe. Öğretmenlerimizin her şeye lâyık olduklarını her zaman savunmuşumdur.

Öğrencilerin birlikteliği düşünülerek, o yıl farklı bir “Öğretmenler Günü” kutlaması yapılmıştı. Daha önceki kutlamaları değerlendiren okul müdürümüz Hikmet Atar, bir gün önceden öğrencilere hatırlatmıştı. Onlara “Öğretmenlerinize çeşitli hediyeler almak yerine, gülümseyerek, ellerini öpün ve derslerinize daha çok çalışarak “Öğretmenler Gününü” kutlayınız. Böylesi daha iyi olur. ” demişti. Öğrenciler denileni yaptı. Sonuçta öyle daha iyi oldu. Neden mi? İşte yanıtı.

Daha sonra Bakanlık müfettişliği yaptığım 1990-2005 yılları arasında, 24 Kasım Öğretmenler gününde birçok okulumuzda karşılaştığımız manzara hemen hemen aynıydı. Varlıklı ailelerin çocukları 24 Kasım Öğretmenler günü için ellerinde lüks ambalajlı, kutular içinde, çeşitli pahalı hediyeleri –arkadaşlarına gösterip - hava atarak, öğretmenlerine vermek için okulda gezinmekteydiler. Hediye alamayacak durumda olan öğrencilerin -eziklik duygusu– içerisinde durumlarının ne olduğunu ve neler çektiklerini siz düşünün. 24 Kasım Öğretmenler Gününde, çoğu okullarımızda ders çıkışlarında, öğretmenler odasına giren – birçok hediyeli öğretmenlerin - davranışları da değişikti. Ayrıcalıklı olduklarını göstermek ister gibiydiler. Hediyesi olmayanlar durgundular. Neler hissettiklerini anlamak da zor değildi. Ama ne yazık ki, öğrenci velilerinin hepsi aynı gelir düzeyinde değildi.

Ortaokuldaki o uygulamamızda, öğrenciler arasında “el öperek öğretmenler günü kutlaması” ile okulda birliktelik sağlanmış, en azından öğrenciler ve öğretmenler arasında –buruk - farklı durumlar ortaya çıkmamıştı.

Günümüzde ise bu hediye verme işinin ilköğretim okullarında - sınıf annelerinin gayretiyle - daha da organize hale getirildiğini sanıyorum. Öğrencilerin tamamının katılması sanki zorunluymuş havası veriliyor. Hele özel öğretim kurumlarında, hediye verme işinin çığırından çıktığını söyleyebilirim.

Birine hediye vermek güzel olabilir ama saygıdeğer öğretmenlerimizden – seçilenlerin - 24 Kasım Öğretmenler Gününde, bu şekilde değerlendirilmelerini uygun bulmuyorum. Öğretmenlerimizin arasında birlik ve dayanışma sağlanmalıdır. Bu da ilgililerin konuya eğilmeleri ile olur.

O sabırlı ve cefakar eğitimcilerin haklarının ( sadece 24 Kasım öğretmenler gününde ve haftasındaki kutlamalarla) da ödenebileceğini - 36 yıllık eğitimci olarak - düşünemiyorum. Onların da hakkıdır insanca yaşamak. Gönlünün çektiğini ve ailesinin istediklerini alabilmek. Sadece “Sağolasın Öğretmenim” demek yetmez. Ama bu yıl da okullarımızda öğretmenler günü kutlamalarında, aynı filmi – bir kez daha - görme endişesi taşıyorum. Ne dersiniz?

“24 Kasım Öğretmenler Günü”nde, - daha önceleri birçok defa gururla izledim - öğretmenlerimizin spor, tiyatro, koro ve solo konser, resim sergisi ve benzeri etkinliklerini seyretmek çok güzel oluyor. Hele kendi öğrencilerinin onları ayakta alkışlayarak takdir etmesi görülmeye değer. Öğretmenlerimizin yüzlerinde mutluluklarını ben o anlarda gördüm.

Bir öğretmen olarak, anlamı büyük şu küçük dizelerle öğretmenlerimizi bir kez daha sevgiyle selamlıyorum.

“İki kere ikiyi, türlü türlü bilgiyi, öğrendiğim her şeyi, öğretene saygılar.”

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com

Web.Sitesi: aliihsanozcakir.googlepages.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Giderek içi boşalıyor bu mesleğin, temsil ettiği değerlerin ve mensuplarını kıymetlendirmek için konulan bu günün. İçi boş olarak her yıl tekrarlanan laflar yalama yaptı... söyleyenleri ve söylenenleri.. "İnsan yetiştirme sanatı" derler öğretmenlik mesleğini tanımlarken bazıları... Bu mübarek tanımı yapana saygımız sonsuz.. ancak bu sanat bu ülkede para etmiyormuş... her halde insan para etmediği içindir... belki de "insan" istenmiyordur..

Ahmets 
 24.11.2009 14:03
 

Bunca yıl bu sektörün emekçisi olarak sizin de öğretmenler gününüzü kutluyorum. Sevgilerle...

Hülya ALKAN 
 24.11.2009 11:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4523
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster