Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
158
 

24 Haziran 2018 Seçimleri Ardından Türkiye Siyaseti ve Ekonomisi

24 Haziran 2018 Seçimleri Ardından Türkiye Siyaseti ve Ekonomisi
 

16 Nisan 2017 referandumunda Cumhurbaşkanlığı Hükumet (Başkanlık) Sistemine geçmiş olan Türkiye Cumhuriyeti 24 Haziran 2018 seçimlerinde yeni parlamento ve Cumhurbaşkanı seçiminde küçükte olsa oranı artırarak durumu tekraren onaylamıştır.   

Yeni yönetim sisteminin ilk seçimi olan 24 Haziran la oluşan ittifaklarda Saadet Partisinin Millet İttifakına katılımı dışında; MHP ile Ak Partinin Milliyetçi Muhafazakâr CUMHUR İttifakı, CHP ile İYİ Partinin Laik Cumhuriyetçi MİLLET İTTİFAKI ve Kürt siyasetini temsil eden HDP nin dışarıda kalmasıyla, Türkiye sosyolojisine göre bir tablo oluşturmuştur.

Bu durumda seçmenin üçlü bir grup oluşturduğunu; MHP ile AK Parti, CHP ile İYİ Parti tabanlarının çok yakın olduğu, HDP’nin baraj sorumluluğunu üstlenerek seçimlere ayrı katılmasıyla Türkiye bütünü içinde çözüm aradığını söyleyebiliriz. Aslında MHP ve İYİ Partiye gerek olmadığını bunların ittifak yaptıkları partilerle ciddi bir uzlaşmayla birleşmelerinin doğru olacağını düşündürmektedir. VEYA iktidar hayali olmayan birer siyasi güç olarak partilerini devam ettirebilirler ama birkaç seçim sonra seçmenlerde buna gerek bırakmayacak kaymalar yaşanabilir.   

HDP’İN baraj riskine rağmen seçimlere yalnız katılması diğer parti tabanlarının mecliste olmaları  için onları desteklemesi göz ardı edilmeyerek, Kürtlerin insani sosyal ve kimlik hukukuna dair sorunlarının TBMM de çözülmesi gerektiği sorumluğunu öncelikle iktidar olan Cumhur ve muhalefette kalan Millet İttifaklarının üzerine yüklemektedir.   

AYRICA ittifaklarla seçmenin tercihlerinin TBMM girmesi seçim barajının öneminin kalmadığını aksine barajsız bir sistemin devlet, partiler ve seçmenler için çok daha doğru olacağını düşündürmektedir.

-------------------------------------------

Merkez Bankasının ‘fiyat istikrarını öne çıkarıp cari denge sorumluğunu ortada bırakarak’ belirlediği para (faiz-döviz kuru) politikasının tüm ekonomik dengeleri devletin aleyhine çevirdiğini yaşamaktayız. Yani Merkez Bankası ‘yüksek faiz - düşük kur’ politikasıyla ‘ihracatı ve turizmi engelleyip’, ’ithalatı ve dışarıya seyahatleri teşvik ederek’ oluşan cari açıkla dış borç sürekli artmaktadır. Bu doğrultuda oluşan işsizliğinde GSMH yı dolayısıyla Toplam Vergi gelirlerini azaltarak ‘bütçe açığı’ doğuran sonuçlarının aksine, ekonomide dengeleri sağlayacak ‘düşük faiz-kur politikası ’na yönelmesi için öncelikle TCMB sının ana sözleşmesi irdelenerek yenilenmelidir.

YİNE her kesimin beklentileri göz önünde bulundurularak siyasi istikrar ve hukuk güvencesi sağlanarak yabancı kaynakların (borsa spekülasyonu ve sıcak para olarak değilde) direkt yatırımcı olarak gelmesi ilave teşviklerle sağlanmalıdır.

-------------------------------------------

Aynı şekilde türleri ve oranları kanunlarla belirlenen toplanması gereken vergi toplamı ile bütçeye gelir olarak toplanabilen vergi toplamları irdelenerek; vergi oranları gerçekçi düzeye indirilip cezalar artırılarak kayıt dışı ekonomiyi minimuma indirecek vergide adaleti sağlayacak kökten düzenlemeler yapılmalıdır. Yine servetten alınan vergiler düzenlenerek kazançtan ve tüketimden alınan vergiler daha da makul düzeye indirilmelidir.    

-------------------------------------------

VE özellikle kayıp çocukların akıbetine ve mevcut çocukların güvenliğine dair somut sonuçlara ulaşılacak çalışmalar yapılmalıdır. YOKSA çocuklarının kaybolmasının olağan hale geldiği kontrolsüzlük kabullenmiş olunur.

Kadri KANPAK

 

Cemile Torun, Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok parametreli bir yazı olmuş. Üstat dozu biraz azaltsan mı ne dersin? Meselâ sanki bu yazıyı iki bölüm hâlinde yazsaydın daha mı iyi olurdu? Konular derinlikli ve kısmen akademik boyutlu da o yüzden. Sabrın sonu ile

Baver Ergun 
 27.07.2018 23:48
Cevap :
Sevgili Baver, ben toplumsal gündemi gözlüyorum, yoğunlaştığım konuyu zihnimde süzüyorum ve oluşan özeti yazıyorum :( Siyaset; sosyoloji, hukuk ve ekonomiden bağımsız olamayacağı için 'makalem' böyle türedi :) Zaten hayatın bana bu kapsamda eğitim kısmet etmesi de sanırım doğal uygunlukla ifade edilebilir. Diyalogda olduğum yazı arkadaşlarımın ortak önerisi yazılarımın özet olması ama ne yazık ki uzatamıyorum. HATTA yakın arkadaşım Yılmaz Çetingöz ağabeyin de önerisiyle DENEME yazmaktan AFORİZMA tarzına geçme psikozundayım. Sevgiler...   28.07.2018 11:56
 

Türkiye gündemi öyle bir noktaya geldi ki, rüzgar esse değişiyor hatta tepe takla oluyor. Dilerim haklı önerileriniz hayata geçip yakın gelecekte herkesi mutlu edebilecek noktaya gelsin. Toplumsal huzura kavuşabilmemiz için, toplu bir kesimin değil tüm ülke insanlarının ihtiyaç ve istekleri değerlendirilmelidir. Saygılar

Cemile Torun 
 24.07.2018 23:13
Cevap :
Merhaba, gözlemeye çalışan bizler düşüncelerimizi yazarak paylaşmaya çalışıyoruz, sonrası ilgililere kalıyor. Teşekkürler selamlar   27.07.2018 12:49
 

MHP ile İyi Partinin aynı olduğunu söylüyorsunuz, pek katılamadım, eğer öyleyse yazık gerçekten

Kerim Korkut 
 19.07.2018 11:03
Cevap :
Ben Ak Parti İle MHP nin, CHP ile İYİ parti tabanlarının yakın olduğunu HDP nin ayrı olduğunu anlatmak istedim. sen MHP ile İYİ partiyi benzettiğimi nerede fark ettin ki?   19.07.2018 21:27
 

Dilek ve temnnileriniz güzel!Ama tam demokrasiye geçilmedikçe hepsi bir hayal ürünü olarak kalır.Kurum ve kuruluşların ve hâttâ meclisin bile bir yetkisi kalmadı ki.Kim çözecek ki ülkenin bunca birikmiş sorunlarını.Çokça yetenekli akıllara ihtiyaç var değerli arkadaşım Kadri bey.Pek umudum yok benim...Selamlar.

Abbas Oğuz 
 18.07.2018 19:10
Cevap :
Abbas bey yorumunuzda haklısınız ancak düşünerek yazmaya çalışan bizler iyimser alternatif görüşler yazarak topluma pozitif düşünme açısı sunmalıyız. Ayrıca bu şartlarda bile bu meclis yapısı isterse debriyaj veya fren işlevi görebilir hatta alternatif açılar sunabilir. ANCAK ana sorun toplumsal problemleri belirleyip çözümler üretemeyen anlatamayan muhalefet olduğunu düşünüyorum. Yüz yüze tanışmak dileğiyle, Sevgiler.   19.07.2018 10:31
 
 
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 2068
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1174
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster