Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
464
 

24 Haziran Seçim Sonuçları

24 Haziran Seçim Sonuçları
 

16 Nisan başkanlık sistemi referandumu olmuş, 17 Nisan'da ise şahsen 2019'da olacağını düşündüğüm seçimlerin sonuçlarına ilişkin ilk öngörümü yazmıştım  (1)

Bugünse benim de öngöremediğim bir erken seçim durumuyla karşı karşıyayız. Her ne kadar ben bu erken seçimin bu kadar gerekli olduğundan pek emin olmasam da konu kesinleştiğine göre nedenini sorgulamak yerine sonucuna yönelik öngörülerimi yazmayı uygun buluyorum.

Sonuçta nedeni ne olursa olsun sonucu değiştirebilmek mümkün değil. Ancak sosyoloji aracılığıyla geleceği öngörmek mümkün...

İlk yazımda yazdığım formülü bugün bir kez daha ele alalım. O zaman kaba bir hesaplamayla %50 AKP, %15 MHP = %65 ittifak demiştim.

CHP-HDP ilişkisinden eğer bir ortaklık çıkacak olursa %24 olan CHP oyu içerisinden tertemiz bir %2 kopar ama buna %8 kadar bir HDP oyu eklenir ve o ittifakın oyu maksimum %30 olur demiştim.

Birinci faktör: İyi Parti
Ancak bu öngörümün üzerinden geçen süre içerisinde bazı değişmeler yaşandı. Bunlardan birisi İyi Parti diye bir partinin kurulması oldu. İyi Parti son derece ilgi çekici bir özelliğe sahip. Açıkçası sahip olduğu bağlantılar beni hem şaşırtıyor, hem de korkutuyor. Neden mi?

Bir kere Türkiye'yi günahı kadar sevmeyen ama PKK'ya alabildiğine gaz veren İngiliz basını sanki b.kunda boncuk bulmuş gibi "Dişi kurt" şeklinde övgüler düze düze bahsediyor Meral Akşener'den. İngiliz'in bir Türk'ü övdüğüne şahit olduğumda o kişinin bağlantılarından her daim şüphe duymuşumdur.

Haydi diyelim ki bu bir tesadüf... Umursamayalım. Ancak şu an hükümetle iyi ilişkiler içerisinde olan bir Rusya'ya karşın sürekli Türkiye karşıtı haberler yayınlayan Rus medyası Sputnik hükümete giydirirken Meral Akşener'den üstü kapalı şekilde övgüyle bahsediyor ve alttan alttan yüksek oy oranları veren ne üdüğü belirsiz anketler piyasaya sürüyor.

Kanlı bıçaklı düşman olan İngiliz ve Rusların Türkiye konusunda uzlaştıkları tek şeyin Meral Akşener olması insanı işkillendiriyor doğrusu. Bu son derece karanlık bir durum. Kim ne derse desin... Ve tabi ki insanın aklına şu soruyu getiriyor; "İki düşmanın ne tarz bir ortak çıkarı olabilir ki aynı kişiyi desteklesin?"

Seçilen bir Meral Hanım hem İngiliz hem Rus yanlısı politika sergileyebilir mi? Alın size günlerce düşünebileceğiniz bir soru... Neyse, geçelim...

İkinci faktör: Afrin operasyonu
Gelelim bu süreçte yaşanan ikinci önemli olaya; Afrin Operasyonu... Afrin operasyonu ABD'nin PKK planlarının içine ettiği gibi, Rusya'nın elini güçlendirdi, batıyı Türkiye'de çıkarmayı düşündükleri iç savaş planlarında derin bir kaosa sürükledi. Sonuç olarak kısa süre sonra durduk yere Suriye'yi vurdular.

Ancak bunun yanısıra iç politikada da yansımaları oldu bunun. PKK-ABD ortaklığına indirilen bu darbe toplumda memnuniyetle karşılandı. Güvenlik kaygılarına azda olsa su serpti. Üstelik çok kısa sürede bitirildiği için ayrıca prim de yaptı. Sonuç; elbette bu operasyonu yapma kararı almayı başaran iktidara artı puan olarak yansıdı.

Bu iki değişimin ardından ittifakın oyları yukarı doğru bir ivme sergiledi. Ancak MHP ve AKP içerisindeki kalabalık milliyetçi kitlenin bir kısmı alternatif olarak gördükleri yeni bir oluşuma doğru meyletme riski arz ettiler; İyi Parti...

Bazı medya kuruluşlarında İyi Parti oyları %20'ler civarında gösteriliyor. Kusura bakmasınlar ama kimse saçmalamasın. Tahmini %7 civarında seyreden bu oyların o düzeye gelmesi için gökten oy yağması gerekmekte. Bu etkiyi yaratacak bir siyasi tepkime oluşmuş değil.

HDP ne yapar?
Peki ya HDP-PKK cephesinde işler nasıl? 7 Haziran seçimlerini hatırlayın. Sandıkların başlarında kalaşnikoflu teröristlerin durduğunu, HDP'li belediyelerin billboardlara astıkları pankartlarla halkı ölümle tehdit ettiklerini unutmadık. Sandık müşahitlerinin komalara sokularak tüm kağıtlara HDP mühürleri basıldığı ortamı unutmayalım. Milyonlarca insanı ölümle tehdit ederek %11'i gören HDP-PKK bu kez ülke içerisinde 10.000 değil sadece 1.000 - 1.200 civarı teröriste sahip. Kalanlar imha edildi.

HDP'nin seçim bürosu vazifesi gören PKK'lıların insanları ölümle tehdit etme lüksleri ortadan kalktığında HDP'nin alacağı oy elbette yerlerde sürünmeye mahkumdur. Bu da bölgedeki PKK sempatizanlarının kemikleşmiş olan %7-8 civarındaki oyu anlamına gelmektedir.

%10 seçim barajının olduğu düşünüldüğünde eğer HDP'liler CHP içerisinden aday göstererek seçimlere girmeyi düşünmezlerse yeni mecliste kripto olanlar dışında PKK'lı olmayacağını söylemek pekala mümkündür. Ancak ABD meclisin içerisinde PKK'lı olmamasını kaldıramayacağı için sağlam adamlarını seçilmesi garanti olan bölgelerden  ve muhtemelen CHP içerisinden aday göstermeyi tercih edecektir. Burası kesin...

Peki tüm bunları toplarsak sonuç ne olur? Meclis'te oylar nasıl dağılır?
"Şöyle olur" demeden önce seçime hangi şartlarda gireceğimizi iyice hesaplamak gerekir. Bir kere seçimden kısa süre ortamın nasıl olacağı çok önemli. Hükümet bir yolunu bulup Menbiç'e girip oradaki PKK'yı temizlemeye çalışır mı?

Bunu ani ve kısa sürede etkili şekilde yapmayı başarırsa oylar tertemiz +5 puan oynar. Kuzey Irak'ta sürmekte olan operasyon daha seri şekilde ilerler ve oradaki PKK hatlarını kesecek şekilde Cerablus'takine benzer geniş bir arazide güvenlik sağlanırsa aynı tablo yine ortaya çıkabilir.

Yurt içinde PKK'nın nefesinin kesilmiş olması genel oylarda %5 civarında bir etkiye sahip olsa da bölgede %20 ila %40 arasında oy artışı anlamına gelecektir. Çünkü PKK sempatizanları dışındaki halk ilk defa ölüm tehdidi olmaksızın sandık başına gidebilecektir.

Şimdi gelelim sonuç ne olur, nasıl olur kısmına...

MHP oyları
Seçim zamanı geldiğinde MHP'nin oyları hiç şüphe yok ki artacaktır. Bu artış muhtemelen Bahçeli'nin beklediğinden de fazla olacaktır. Nedenine gelelim. MHP'nin oyları AKP, BBP ve İyi Parti arasında dağılmış durumdadır. Bu partilere ek olarak küçük partiler olan Saadet, Demokrat Parti, Hepar ve karşı cepheden ulusalcı kanattaki CHP'liler arasında MHP'li bir damar  bulunmaktadır.

MHP'nin AKP ile kurduğu ortaklık MHP'yi devlet yönetimine taşıyacağından verdikleri oyun baraja takılmayacağından emin olan %10 civarı kemik MHP oyu MHP'de kalacaktır. İyi Parti'ye gideceği söylenen oyların içerisinden önemli bir kısım oy İyi Parti'ye değil MHP'ye gidecektir. Bu da minimum %3 civarında olacaktır. Çünkü İyi Parti'nin alacağı oyların hiçbirisi devlet yönetimine verilmiş oylar sınıfında değildir.

Bir de AKP'nin içerisinde olan ve devlet yönetimine ortak olma işi garanti hale geldiği için yuvaya dönüş niteliğindeki oylar var. Bunun da % 3 civarında seyretmesini beklemek son derece gerçekçidir. Karşı cephedeki ulusalcı oyların yuvaya dönüşü ise biraz karmaşık bir konudur. Gerekli şartlar oluşacak olursa buradan gelecek oylar %1 ile %2 arasında değişecektir. Son tahlilde seçim sonrası MHP'nin oy oranının %16-17 civarında olacağı söylenebilir.

AKP oyları
Gelelim AKP'ye kendi başına %49-50 oy oranı olan bir partiden bahsediyoruz. Bunun içerisindeki %3'ün MHP'ye geçmesi olasıdır. Doğudaki %2.5 İslamcı Kürt fraksiyonun oylarının AKP'ye geçmesi büyük olasılıktır. Bununla birlikte HDP'nin silah zoruyla aldığı %3 civarındaki oyun da PKK ile aynı çizgiye giren CHP'ye değil AKP'ye gideceğini söylemek yanlış olmaz.

Ayrıca PKK sempatizanlığı ve İslamcı damarın melez karışımı olan kitlenin geçişken oylarının nereye gideceği düşünüldüğünde bu oyların AKP-MHP ve HDP-PKK arasında bölüşüleceği tahmininde bulunmak akla en makul gelen seçenek gibi durmakta. Bu iki alakasız görünen fraksiyonun oy paylaşması teorik olarak saçmalık olsa da pratikte böyle bir durum meydana gelmesi mümkündür.

Sonuç olarak AKP'nin oylarının %51-52 bandında çıkacağını söylemek mümkündür. Buna %16-17 MHP oyları eklenince sonucun %68-65 civarında çıkacağını öngörmek mümkün. Ancak oy tahminlerinde her daim son dakikaların ve yanılma paylarının geniş skalada olduğu düşünülürse buna bir %5 yanılma payı ekleyerek sonucun %60-65 civarında olacağını söylemek pekala mümkündür.

CHP oyları
CHP'nin oylarına ilişkin bir tahminde bulunmak için ne istatistik bilmeye, ne sosyolojiden anlamaya gerek vardır. CHP, Türkiye'de en ilginç seçmen geçişkenliğine sahip parti olmasının yanı sıra (Ulusalcı ve ayrılıkçı?!!?) aynı zamanda en muhafazakar seçmen kitlesine de sahiptir. Sonucunda ölüm olduğunu bilse de CHP'ye oy verecek bir kitle vardır ve bu kitle her halükarda CHP'ye oy vermektedir. Bu da %25 civarındadır. Ülkedeki ve partideki her türlü gelişmeden bağımsız kendi başına cumhuriyet bir kitledir bu kitle...

HDP oyları
Diğer muhafazakar seçmen kitlesi de kesinlikle HDP'ye aittir. PKK sempatizanı ve Türkiye Cumhuriyeti'inin bölünmesi projelerini seçim amacı olarak gören bu kitle %6.5 ila %8 arasında değişmektedir. Bu kitle yıllardır hiçbir siyasi ve ekonomik proje üretmeyen HDP'ye sadece PKK'ya destek çıkması karşılığında oy vermektedir. Yine öyle olacaktır. Devlete hakaret ve PKK'ya desteğin getirisi %8 civarında oydur. Ancak bu işten bıkmaya başlayan bölge halkının sandık başında bekleyen kalaşnikoflu teröristler olmadan ve musluklardan kan akıtan belediye başkanları olmadan HDP'ye destek verip vermeyecekleri muammadır. HDP'nin,kKemik oy denilen %6.5 ultra muhafazakar kitle sınırına inme ihtimalleri vardır.

İyi parti, saadet ve demokrat parti oyları...
Kabul etmek gerekir ki Saadet'in çapı %2 civarındadır. Buna Demokrat Parti'nin %0.5'lik çapı eklenince %2.5 etmektedir. Buna geriye kalan oyların hepsini toplaması beklenen İyi Parti 'nin maksimum %7 oy oranı eklenince %10 etmektedir. Ancak bu %10 tüm bu partiler ittifak kurarsa alınabilecek olan oydur. Bıçak sırtıdır. %9.9 olsa barajın altına gidecekleri kesindir. Bu da çarşıyı karıştırır elbet.

Sonuç
PKK'nın 10.000 terörist ile sağladığı katliam desteği olmadan HDP'nin barajı geçmesi mümkün olmadığına göre %6.5 ila %8 oy meclis dışı kalacak ve Türkiye rahat bir nefes alacaktır. Buna karşın İyi Parti'nin kurması olası minik ittifak ite kaka meclise girebilecek ve mecliste CHP ile anlaşabilecek, bunu yaparken PKK'lı olmakla suçlanmayacağı için daha tehlikeli bir muhalefet sergileyebilecektir.

Bu durum da temsil oranını %90'lar civarında tutacaktır. Meclis aritmetiği de %65 AKP-MHP %25 CHP %10 İyi Parti ittifakı şeklinde bir yapıya kavuşacaktır. Aslında bu durum şu ankinden çok da farklı bir aritmetiğe işaret etmemektedir. HDP'nin boşalttığı muhalefet sıralarının İyi Parti muhaliflerince doldurulacağı anlamına gelmektedir.

Ya İyi Parti seçimlere giremezse?
O durumda da açıkta kalan %7 oy bölüşülecektir ve bu oylar da % 5 AKP-MHP %2 CHP şeklinde bölüşülecektir. Sonuç olarak %70 AKP-MHP %30 CHP şeklinde dağılmış olan iki partili bir meclis aritmetiği ortaya çıkacaktır.

Şimdi sabırla bekleyelim ve 24 Haziran gece 23 civarlarında büyük ölçüde netleşecek olan sonuçları bekleyelim. Bugüne kadar pek yanılmayan Jack Amca'nın henüz ortada fol ve yumurta yokken bu seçimin sonucunu da seçim kararı alındıktan 2 gün sonra yaptığı tahminle bilebilecek mi?

 

(1)- blog.milliyet.com.tr/2019-secim-sonuclari/Blog/?BlogNo=559774

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 2860
Kayıt tarihi
: 05.06.10
 
 

Jack Amca, düşünsel dünyasındaki gelişmeleri dışa vurmak niyetiyle başladığı yazı yazma sevdasına..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster