Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
79
 

24 Kasım Öğretmenler Günü

“Gelenler adamdı, buldukları insandı
İnsan yalnız Tanrının yarattığı mâhluk
İnsan mâhluktan, adam insandan çıktı.
Tanrının insanı yer ve içer.
İnsanın adamı düşünür ve yaratır”
.

Mustafa Kemal Atatürk

 

Bugün Öğretmenler Günü... Öğretmenler günü dünyada pek çok ülkede farklı tarihlerde kutlanmaktadır. Bazı Arap ülkelerinde 28 Şubat’ta; İran’da 2 Mayıs’ta kutlanan Öğretmenler günü, 1994 yılından beri çoğu ülkede 5 Ekim'de kutlanır. 5 Ekim, 1966 yılında Paris’te yapılan Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı sonucunda UNESCO temsilcileri ile ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) tarafından Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesinin oybirliği ile kabul edilişinin yıl dönümüdür.

Ülkemizde ise, Atatürk’ün 100. Doğum Yıldönümü olan 1981 yılından bu yana 24 Kasım’da kutlanmaktadır. 24 Kasım, Bakanlar Kurulu’nun 11 Kasım 1928’de Mustafa Kemal Atatürk’e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını verdiği ve bu unvanın, 24 Kasım'da Millet Mektepleri Talimatnamesinin yayımlanması ile resmileştiği tarihtir.

Bir uzun savaşın ardından kurulan yeni Cumhuriyetin geliştirilmesi ve milletin inşası için en önemli yapı taşının eğitim olduğu bilinciyle; yeni kabul edilen Türk harfleri ile okur yazar sayısının artırılması ve yetişkinlerin eğitilmesi amacıyla Millet Mektepleri açılmıştır. Bu okullar sayesinde yurt çapında eğitim ve öğretim bizzat Atatürk tarafından örgütlenmiş, bu seferberlikte öğretmenler görev almış ve başarılı olunmuştur.

Eğer Cumhurreis olmasam Marif Vekili olmak isterdim” diyen Atatürk, bir toplumu değiştirmenin ve geliştirmenin yolunun insanın eğitilmesinden başladığını çok iyi biliyordu. İnsana ve eğitime bu anlamda çok yatırım yaptığı gibi “Dünyanın her tarafında öğretmenler,
insan topluluğunun en fedakâr ve saygı değer uzuvlarıdır”
şeklindeki sözleri ile öğretmenlere ayrı bir önem ve destek  verdi.

Atatürk Türkiyesi’nin en önemli özelliği, eğitimde milliliği, akılcılığı, bilimi, çağdaşlığı ve hür düşünce ve vicdan sahibi bireyler yetiştirmeyi esas alıyor olmasıdır. O nedenle “ fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmenin” önemine her zaman değinmiştir. Çok kısa zamanda çok büyük işler başarmış olmaları, öğretmeni, öğrencisi, büyüğü ve küçüğüyle elbirliği içinde çok ama çok çalışılmış olunmasındandır. Savaş zamanlarında bile okuma ve yazmayı hiç bırakmamış bir lider elbette ki halkını başarıya güdüleyecek ve örnek olacaktır.

Öte yandan insan hayatına bakıldığında öğretmek ve öğrenmenin çok önemli olduğu su götürmez bir gerçektir. Aslında hayatın kendisinin aldığımız ve verdiğimiz iki nefes arasındaki koskoca bir öğrenme sürecinden ibaret olduğunu görürüz. Bazı öğreti ya da din terminolojisinde adına sınav diyerek ağırlaştırılan olgu, aslında tamamıyla bir öğrenme sürecidir. Hz. Muhammed’in “bildiğimin öğretmeni bilmediğimin öğrencisiyim” dediği gibi hayatın hepimize yüklediği sorumlulukları yerine getirme sürecidir. Çünkü insanın doğası aldığını vermeyi gerektirir. Öğrenmek ve öğretmek ise işte Ata’nın şiirindeki gibi insanın adam olma, adam olurken düşünme, yaratma faaliyetini ya da olgusunu gerçekleştirme ve katkıda bulunma sürecidir.

Bazen bilgilerimizi, bazen deneyimlerimizi, bazen duygu ve düşüncelerimizi aktarır ve bir farkındalık yaratırız. Bir heykeltraşın malzemesini yontması  gibidir yargısızca bilgiyi işlemek, aktarmak, gözlemlemek… İçinde potansiyeli olan bir varlığın varolmasına etki etmek veya etkilenmek… Ana rahminden mezara kadar hatta ruhun tekamülü sözkonusu olduğunda sonsuza kadar öğrenmek ve bu etkileşimi sürdürmek… Karşılık beklemeden vermek, saygıyla almak, sevgiyle kucaklaşmak, gelişime tanık olmak karşılıklı yaşanması gereken en güzel duygu ve sonuçlardır.

Kendimi bildiğimden beri benim bütün ilişkilerimdeki en belirgin özellik, öğrenebildiklerim olmuştur; yani ilişkilerdeki sürekliliği ve tercihi belirleyen unsur, öğrenebilmem ve yargısızca öğretebilenler olmuştur. Belli bir seviyede, çocuklukta, ilköğretimlerimizde, okullarda belli bilgileri bizlere aktaran öğretmenlerimizden bazılarının tutum ve davranışları ve bizlere yaklaşımları öğrenmemizi kolaylaştırdığı gibi zorlaştırmıştır da. Ama hayatın içinde kitap bilgilerinin dışında bize hayat deneyimlerini, ruh bilgilerini ve özellikli bilgileri aktaranların sayısı da hiç azımsanmayacak kadar çoktur. Hz. Ali’nin “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” dediği bilinir. Bu bağlamda yeteneklerimizi keşfetmemize, şuur ve beceriler geliştirmemize, algılamamıza, yapmamıza katkı sağlayan öğretmenlerimize ve bizlere bu fırsatları yaratan öğrencilerimize her zaman sonsuz teşekkürler ederiz.

Okul bilgilerimizin dışındaki bilgileri en çok çocuklardan, yargısız ve koşulsuz sevgiyle yaklaşanlardan ve doğadan öğrendiğimiz de yadsınamaz bir gerçektir… Ezberlerimizi bozup hür düşünmeyi öğrenmişliğimiz, kabul edebildiğimiz, şartlanmışlıklarımızdan kurtulduğumuz, sınırları kaldırılmış o boşluk alanını elde edebildiğimiz her seferinde öğreniriz. Öğrendiğimiz her seferinde ise bir kere daha özgürleşiriz.  Özgür insan, hür insan ise biricikliğini keşfetmiş, hiçbir düşünce veya kişiye bağımlı olmadan akledebilen, düşünebilen ve eyleme geçebilen olgunlaşma sürecindeki insandır. Kendi ışığının farkında olan, verebilen ve yayabilen; kendi içindeki bilgelik hazinesinin kapılarını  çalabilen ve açabilen insandır. Tüm iyi öğretmenler de insana bu özelliğini farkettirebilen, kendine bağımlı kılmayan, yeri geldiğinde öğrencisini kendi ayakları üzerinde durmaya hazırlayan ve serbest  bırakabilen öğretmenlerdir.

Bir günlük kutlamalarla ne öğretmenlerimizin değerini ve emeğini yad edebilir ne de haklarını ödeyebiliriz. Ancak 24 Kasım’da ülkemizde  ve bazı  ülkelerde de farklı tarihlerde kutlanmakta olan Öğretmenler Günü’nü vesile bilip bize harfler, kelimeler, cümleler, öğretiler, ülküler, duruşlar, davranışlar, bakışlar, yazışlar, kaçışlar, tutumlar, nefesler, hayatlar öğreten nice öğretmenlerimize buradan bir selam vermek ve başta bana okuma sevgisini aşılayan annem olmak üzere herkese teşekkürler etmek istedim.

Emeklerin, çabaların daha çok bilineceği, takdir edilebileceği yönetim ve sistemlerle destekleneceği, daha çok “fikri, vicdanı ,irfanı hür nesillerin” yetişeceği zaman dileğiyle...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öğretmenler gününe yönelik olarak manifesto niteliğinde bir yazı kaleme almışsınız Ayşe hanım, dimağınıza, emeğinize sağlık, neden editör önerisine alınmamış anlamadım doğrusu, sevgi ile kalın, selamlar.

Nizamettin BİBER 
 25.11.2017 12:08
Cevap :
Teşekkür ederim Nizamettin bey  02.04.2018 22:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 120
Kayıt tarihi
: 07.01.14
 
 

Hacettepe Ü. İİBF Yüksek Lisans Ankara Ü. Din Psikolojisi Doktora Araştırmacı- Yazar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster