Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
413
 

24 OCAK'ta Uğur Mumcu ve Ali Gaffar Okan anıldı

24 OCAK'ta Uğur Mumcu ve Ali Gaffar Okan anıldı
 

Terör kurbanı Uğur Mumcu ve Gaffar Okan


Uğur Mumcu 21 yıl önce bir pazar sabahı evinin önünde bulunan arabasına konulan bombanın patlaması sonucu hayatını yitirdi. Üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen Uğur Mumcu cinayeti hala aydınlığa kavuşturulmadı.

Araştırmacı gazeteciliğin en önemli isimlerinden Uğur Mumcu ölüm yıl dönümünde anılıyor. Uğur Mumcu bundan 21. yıl önce evinin önünde park halinde bulunan aracına binerken, aracın altına yerleştirilen C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti.

Suikastin hemen sonrasında yapılan incelemeler ve açıklamalar büyük tartışma yaratmıştı. Patlamanın ardından olay yerine gelen emniyet uzmanları, patlamayla ortaya saçılan parçaları cımbızla toplamak yerine süpürmüştü. Yapılanlar, delillerin karartılmaya çalışıldığı şüphesini doğurmuştu.

21 YILDIR SİS PERDESİ ARALANAMADI

Cinayetin hemen ardından dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin, Mumcu'nun ailesine ve kamuoyuna cinayetin faillerinin yakalanacağı sözü vermiş, devletin ağzından bunun "devletin namus borcu olduğu" ifade edilmişti. Ancak o günden bu yana cinayet üzerindeki sis perdesi kaldırılabilmiş değil.

Uğur Mumcu'nun Ankara'da yapılan cenaze törenine Türkiye'nin dört bir yanından gelen yurttaşlar katılmış, cenazedeki kalabalık 1 milyonu aşmıştı.

SİLAHLI GÜÇLER ŞÜPHESİ

Ölümünün 21. Yılında OGÜNhaber'e konuşan Uğur Mumcu'nun yakın arkadaşı Cumhuriyet Gazetesi yazarı, gazeteci Hikmet Çetinkaya; Mumcu'nun suikastten üç gün önce öldürülebileceğini söylediğini anlatırken, Mumcu'nun o zaman devlet içinde yapılanan silahlı güçler tarafından öldürüldüğüne inandığını belirtti.

Hikmet Çetinkaya'nın yaptığı değerlendirmeler şöyle;

"ÖLÜMÜNDEN ÜÇ GÜN ÖNCE 'BENİ ÖLDÜRECEKLER' DEDİ"

"Ölümünden üç gün önce yanılmıyorsam yine Yağmurlu bir gündü. 21 Ocak 1993 Perşembe. Uğur Mumcu ve Cüneyt ArcayürekAnkara'dan İstanbul'a gelmişlerdi birlikte. Öğleden sonra Cağaloğlu'ndaki Cumhuriyet'in en üst katında Nadir Nadi'nin odasındaydık İlhan Selçuk ve diğer yönetici arkadaşlarla. Uğur'un üzerinde lacivert bir ceket, bordo renkli balıkçı yeleği, mavi bir gömlek vardı. Konu bir ara Türkiye'nin siyasal gündemine geldi. Uğur oldukça tedirgindi ve İlhan Ağabey'e dönüp şöyle dedi: 'İlhan Ağabey seni ve beni öldürecekler!' O anı, yazımı yazarken anımsıyorum. Odada buz gibi bir hava esti. Akşam saatlerinde Arcayürek ve Uğur, Ankara'ya dönmek için Atatürk Havalimanı'na gittiler. Bu Uğur'u son görüşümdü...

"ALÇAKÇA KATLEDİLDİ"

24 Ocak 1993 Pazar saat ikiye geliyordu ve yine Yağmurlu soğuk bir gündü. Odamda gazeteleri okurken telefon çaldı. Ankara'dan Işık Kansu arıyordu: 'Uğur Ağabey'in arabasına bomba konuldu ve patladı.' Işık ağlıyordu konuşurken. Üç gün önce İlhan Selçuk'a 'Ağabey seni ve beni öldürecekler' diyen Uğur, bombalı tuzakla alçakça katledilmişti.

Yıllardır aynı soruyu soruyorum; Uğur Mumcu öldürüleceği yolunda bir duyum almış mıydı? Aldıysa kim uyarmıştı Mumcu'yu? Ben bu olayı çok yazdım. Bir kez daha yinelemek gereğini duydum.

Uğur Mumcu bir yurtseverdi. Irkçılığa, dinciliğe, mezhepçiliğe karşı çıkar, Aydınlanma Devrimi'ni savunurdu. Uğur'un devlet içinde yapılanan silahlı güçler tarafından öldürüldüğüne inanıyorum. Uğur Mumcu, İslami Hareket ve Hizbullah'ın varlığından söz eden ilk gazeteciydi. Hemen ardından Hizbullah'ın 'ölüm mangaları' ortaya çıktı. 1994 yılında hazırlanan TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu, nedense Meclis Genel Kurulu'na getirilmedi.

Öncelikle Türkiye'de yakın tarihi iyi okumak gerekir bana göre. Kanlı 1 Mayıs'ları,Kahramanmaraş'ı, Çorum'u, İzmir İnciraltı katliamını, Sivas Madımak'ı, Gazi Mahallesi'ni. Doğan ÖzÜmit Kaftancıoğlu, Hamit Fendoğlu, Gün Sazak, İlhan Darendelioğlu, İlhan Erdost, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Vedat AydınMehmet SincarGaffar OkkanHrant Dink, Necip Hablemitoğlu cinayetlerini işleyen tetikçilerin kimler tarafından korunup kollandığını iyi anlamak gerekmez mi? Bu ülkede çok insanımız öldürüldü. Bunca katliamın, cinayetin, devlet içinde yuvalanmış karanlık güçlerce, sivil-asker bürokratlarca, dün olduğu gibi bugün de üstlerinin örtülmesi düşündürücü değil mi?"

Gaffar Okkan’da mezarı başında anıldı

Şehit Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, ölümünün 13. yıl dönümünde Sakarya'nın Hendek ilçesindeki mezarı başında anıldı.

Diyarbakır Emniyet Müdürü iken uğradığı saldırı sonucu 5 polis memuruyla birlikte şehit edilen Ali Gaffar Okkan için Hendek ilçesindeki mezarı başında anma töreni düzenlendi.

Törene, eski Diyarbakır şimdi Merkez Valisi Cemil Serhatlı, Hendek Kaymakamı Mustafa Ayhan, Sakarya İl Emniyet Müdürü Osman Babadağı, Eskişehir Emniyet Müdürü Mustafa Şahin, Hendek Belediye Başkanı Ali İnci, Gaffar Okkan'ın eşi Zerrin, kızı Sezin, ablası Sebahat Arslan ve Gülsüm Özgen ile Okkan'la birlikte görev yapan emniyet personeli katıldı. 

Tören öncesinde Okkan'ın eşi ve kızı, mezara karanfil bıraktı. 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Hendek Kaymakamı Mustafa Ayhan, Ali Gaffar Okkan'ın milletin bekası, vatanın geleceği için canını feda eden binlerce şehitlerden bir tanesi olduğunu söyledi. Milletin kendisi için canını feda eden insanlarını hiçbir zaman unutmadığını ve tarih boyunca da unutmayacağını kaydeden Ayhan, "Kendisi bu ilçede doğmuş, bu ilçenin yollarında yürümüş, bu ilçenin havasını teneffüs ederek belli eğitim mertebelerinden geçtikten sonra vatanın değişik yerlerinde görev alma nasip olmuş ve neticede de Diyarbakır'da görev başındayken şehit olmuş bir büyüğümüz. Bu millet kendisi için canını feda eden insanlarını hiçbir zaman unutmamış. Tarih boyunca da unutmayacak. Bunun bir göstergesi olarak da Ali Gaffar Okkan nezdinde bugün hep birlikte onun yakın dostları, onlarla birlikte çalışmış olanlar ve Hendekliler, Ali Gaffar Okkan gibi şehitlerimize sahip çıktığımızın bir göstergesi olarak bugün burada onu mezarı başında ölümünün 13. yıl dönümünde birlikteyiz." diye konuştu. 

Ali Gaffar Okkan gibi devletine vatanına hizmet etmiş insanları Türk milletinin hiçbir zaman unutmadığını, unutmayacağını ifade eden Ayhan, şunları söyledi: "Hem Hendek ilçemizde hem de ülkemizde değişik yerlerde bu isimlerin yaşatıldığını, Ali Gaffar Okkan'ın ilçemizde değişik tesislerde isim verilmek suretiyle, her yıl anma töreni düzenlemek suretiyle anılıyor. Sizlerin de Ali Gaffar Okkan'ın çalışmış olduğu, sahip olduğu insani meziyetler sayesinde hizmetin, devletin millet için olduğunu, hizmetin millete olacağını ifade eden çalışma tarzı vardı. Bunun bir neticesi olarak, yakın dostları olarak şahit olduğumuz bu özellikleri sayesinde, onun ölüm yıl dönümü neticesinde bu güzellikleri tekrar hatırlamak ve onu bir kez daha yad etmek üzere burada bulunduğunuzu biliyorum. Türk milletinin bu şehitlerimiz için üzerlerine düşen görevi her zaman yapmaya hazır olduğunu ifade etmek istiyorum."

Konuşmalardan sonra Okkan için dua edildi. Eşi, kızı ve birlikte görev yaptığı meslektaşları Okkan'ın mezarına karanfil bıraktı.

DİYARBAKIR'DA MASKELİ TÖREN

Diyarbakır'da, 24 Ocak 200'de uğradığı silahlı saldırı sonucu 5 korumasıyla şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve silah arkadaşları olayın 13'üncü yıl dönümünde törenle anıldı. 

Yenişehir ilçesi Şehitlik semti Sezai Karakoç Bulvarı'nda olayın yaşandığı yerde düzenlenen törene Diyarbakır Emniyet Müdürü Dr. Halis Böğürcü, Emniyet Müdür yardımcıları, şube müdürleri, gaziler, şehit derneklerinin temsilcileri, öğrenciler, vatandaşlar ve isimleri Ali Gaffar olan çok sayıda çocuk katıldı. Anma töreni Şehit Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 kuruma memurunun öz geçmişlerinin okunmasıyla başladı. Törende konuşan Diyarbakır Emniyet Dr. Halis Böğürcü, üzücü olayın yaşandığı günden buyana sadece kendilerinin değil, Diyarbakır halkının da şehitlerini unutmadığını söyledi. Bögürcü, 'Diyarbakır halkının şehitlerimize ve özellikle rahmetli müdürümüze karşı sevgi ve saygısını her zaman devam ettirdiklerini yakından görmekteyiz. Şehit Emniyet Müdürümüz Ali Gaffar Okkan, müdürlüğü esnasında Diyarbakır halkına polisimizin ve devletimizin şefkat yüzünü göstermiş, teşkilatımızın en nihayetinde devletimizin halkın hizmetinde olduğunu en güzel şekilde ortaya koyarak devlet ile millettin kaynaşmasını sağlamıştır. Müdürümüz Diyarbakır ve Diyarbakırlıların aşığıdır. Bugün şehir merkezinde dolaştığımızda değişik yerlerde rahmetli müdürümüzün fotoğrafını görmekteyiz. Şehadetinden sonra doğan yüzlerce çocuğa Ali Gaffar isminin bırakıldığının şahitleriyiz. Tüm bunlar Diyarbakır halkının merhum müdürümüze gönülden bağlılığının bir göstergesidir. Halkın yanında olmayan teşkilat başarılı olamayacağı hareketi ile bizler şehidimizin açmış olduğu bu yolda her şeye rağmen hakka ve halka hizmet etmeye devam edeceğiz ve bu duygu ve düşüncelerimizle şehit emniyet müdürümüz Ali Gaffar Okkan ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyoruz' dedi.

Ali Gaffar Okkan ve polis memurları için okunan dualara bazı vatandaşlar evlerinin pencerelerinden katıldı. Törene katılan çocuklar Ali Gaffar Okkan'ın fotoğrafının bulunduğu maskeleri taktı.

Törene katılanlar suikastın yapıldığı yere karanfil bırakarak Okkan ve silah arkadaşlarını andıktan sonra dağıldı.

 www.dursunozden.com.tr

Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

HABERİN KAYNAĞI: wwww.dursunozden.com.tr

Dursun Özden 
 25.01.2014 3:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 435
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

Dursun Özden, 21 Ekim 1950'de Niğde'nin Ulukışla ilçesi Beyağıl Köyü'nde doğdu. İlkokulu köyünde,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster