Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1016
 

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı Sansüre ve Baskıya Rağmen Kutlu Olsun

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı Sansüre ve Baskıya Rağmen Kutlu Olsun
 

!?!


24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı tüm basın emekçilerine kutlu olsun…

Basına dair tüm baskı ve sansür politikalarının artarak sürdüğü, holdinglerin kıskacındaki basın kuruluşlarındaki sömürünün hızla arttığı, tekelleşmenin tüm emekçileri ezdiği, sektörde sendikal bir yapılanmanın hala oluşamadığı veya oluşturulmasının engellendiği, işten çıkarmalar, ücret politikalarındaki adaletsizlikler, yasal güvenceden yoksun ve zor çalışma koşullarının daha da sıradan hale geldiği bir ortamda tüm basın emekçilerinin Gazeteciler ve Basın Bayramını kutuluyorum…

- 24 Temmuz’un Basın Bayramı olarak kabul edilişi -

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 1946 yılında kurulduğu zaman her mesleğin kendine özgü bir günü olduğundan dolayı “gazeteciler için de bir gün belirleyelim” düşüncesi ortaya atılmış ve görüş hemen kabul görmüş. Lakin günün belirlenmesi aşamasında Türk toplumunda ilk gazetenin çıktığı günü belirleme görüşü ağırlıklı olarak kabul görmüş. Fakat ilk gazetenin yayınlanma tarihi ile ilgili iki ayrı görüş ortaya çıkmış. Türkiye’de ilk gazetenin çıkışı, kimilerine göre 1831, yani Takvim-i Vakayi’nin yayınlanışı olarak kabul edilmiştir. Fakat bir başka görüş ise Takvim-i Vakayi’yi resmi gazete niteliğinde olduğu için ilk gazete olarak değerlendirmemişler ve bu görüşe karşı çıkmışlardır. Bu görüştekiler ise 1861, yani Tercüman-ı Hakikat’ın çıkışını ileri sürmüşlerdir. Bu anlaşmazlık nedeniyle ilk gazetenin çıkış tarihi ile ilgili bir görüş birliği olmamıştır. Bunun üzerine Fatih Rıfkı Atay, Akşam gazetesinde 24 Temmuz’u ortaya atmıştır. 24 Temmuz’un önemi ise bildiği gibi II. Meşrutiyet’te yani 1908’de Anayasa’nın yeniden yürürlüğe girmesinin ardından çıkan gazetelerin, gazeteciler tarafından sansür memurlarına verilmeden ve gösterilmeden çıkarılmış olmasıdır. Yani bu tarih sansüre karşı bir başkaldırının simgesi haline gelmiştir. Bu nedenle 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın bayramı olarak kabul edilmiştir.

- 24 Temmuz 1908 II. Meşrutiyet ve Türk Basınından sansürün kaldırılması –

1908’in yaz ayları 2. Abdülhamit için zor geçiyordu. Selanik’ten yayılan ittihatçı isyanını ne Şemsi Paşa bastırabilmişti ne Müşir Osman Paşa. Binbaşı Enver Bey ve adamları dağlardaydı.

Ayaklanmanın 40. gününde Abdülhamit geri adım attı. Bir başka açıdan da ileriye doğru atılmış bir adımdı bu; 24 Temmuz 1908’de 2. Meşrutiyet ilan edildi.

Osmanlı Matbuat Cemiyeti adıyla örgütlenmiş gazetecilerin büyük bölümü meşrutiyeti sevinçle karşıladılar. Sansürün karşısına dikilebileceklerdi artık. 1876’dan kalma sansür kararnamesini uygulatmayacaklardı. Yani sansür memurları yayından önce gazeteleri kontrol edemeyecekti.

Meşrutiyetin ilan edildiği günün gecesinde İkdam gazetesinin sahibi Ahmet Cevdet ile Sabah Gazetesi sahibi Mihran Efendiler, gazete provalarını görmek için gelen sansür memurlarını aynı sözlerle geri çevirdiler: gazeteler hürdür, sansür yasaktır.

25 Temmuz 1908 sabahı dağıtılan gazeteler farklıydı artık. Uzun yılların ardından ilk kez sansür memurlarının değil gazetecilerin tercihlerine göre basılmışlardı. Özgürce yayımlanan gazetelere halkın ilgisi de büyük oldu. Bazı gazeteler satışlarını 2 binlerden 5 binler düzeyine çıkardı. Fiyatı 10 kuruş olan İkdam karaborsada yarım liraya kadar alıcı bulabildi. Bir ay içinde 200 yeni gazete için yayın hakkı alındı.

24 Temmuz bir anlamda gerçek gazeteciliğin patlama yaptığı gündü. Bu nedenle 24 Temmuz Cumhuriyet Dönemi’nde Türk basınından sansürün kaldırılması ve basın bayramı olarak ilan edildi. Daha sonra kutlamalar “geleneksel gazeteciler günü” adı altında yapılmaya başlandı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5511
Kayıt tarihi
: 27.06.07
 
 

İnsanım herkes kadar; zengin kadar fakir kadar, kadın kadar erkek kadar, Müslüman kadar Hristiyan ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster